Kanal tedavili dişlere dikkat!

Dişlerinizdeki problemler, nedenini bulamadığınız ve tedavisinde sonuç alamadığınız kronik hastalığınızın sebebi olabilir. Kanal tedavisi yapılan dişlerde enfeksiyon kalmadığına emin olunmalı.

Kanal tedavili dişlere dikkat!

YAZI ALMAYAN AMELİYAT OLAMAZ

Doktorasını mikrobiyolojide yapmış bir diş hekimi olarak; nedenini bulamadığınız ve tedavisinde sonuç alamadığınız kronik hastalığınızın sebebini, şiddetle ağız içi problemlerinizde aramanız gerektiğini belirtmek isterim. Amerika'da kalp ile ilgili operasyon geçirecek tüm hastalardan, yapılacak operasyon öncesi diş hekimlerinden 'ağız ve diş sağlığı ile ilgili hiçbir problemi olmadığına dair' yazı istenmesi ve sonrasında ameliyat yapılması bunun en aşikar örneğidir. Root Cause adlı belgesel, ağız içi enfeksiyonların ve çürüklerin vücudu nasıl etkilediğiyle ilgili uzmanların görüşlerine yer vermektedir. Bu hafta bu belgeselden aldığım notları hiçbir değişiklik yapmadan sizlere aktarmak istiyorum. Böyle bir konuyu tartışmaya açmamıza imkan sağladığı için Turgay Güler'e teşekkürü borç biliyorum. Bu yazıyı okuyunca kanal tedavilerinizin köklerinde enfeksiyon varsa rahatsız olun, aksi takdirde müdahele ettirmenize gerek yok.

Dr. David Minkoff (Tıp Doktoru):

Tıbbın hiçbir branşında ölü bir organ yerinde bırakılmaz. Diş hekimliği hariç, orada kök kanalı bırakılır. Hastada kangrenli bir parmak varsa onu kesmelisiniz. Çünkü bakteriler yerleşmiştir ve toksiktir, hastayı öldürür.

GÖĞÜS KANSERİ İLE AYNI TARAFTA

Dr. Dawn Ewing (PhD): Size göğüs kanseri olan kadınların yüzde 98'inin aynı tarafta enfekte olmuş kanal tedavisi olan dişi olduğunu söylesem...

Dr. David Minkoff:

Size kronik rahatsızlığı olan birinin vücudundaki en büyük toksik etkinin enfekte kanal tedavisi olan diş olduğunu söylesem...

Dr. Dawn Ewing:

Size kalp-damar uzmanı olan iki kişinin bakteri nedeniyle kanal tedavisini onaylamadığını söylesem...

Dr. David Minkoff:

40'lı yaşlarının başlarında epey fit, düzgün beslenen bir kız, şiddetli sırt ağrısı sebebiyle gelmişti. İlk geldiğinde dört ayaklı bir bastonu vardı ve öne eğilmişti, kronik ağrısı için gece gündüz ağrıkesici alıyordu. Ağrısını hafifletmek için sırtına enjeksiyon yapmamı istedi. Ben de 'Yaparım ama sana ne olmuş olabileceğine dair biraz araştırmama izin ver' dedim. O da, "Sırtımda ağrı vardı. Ortopedist, fıtığım olduğunu söyledi. Ameliyat edip bir diski çıkardı. Yaklaşık altı hafta sonra daha kötü oldum. Bir MR daha çekti. Diskin daha çok oynadığını söyledi ve beni alıp laminektomi yaptı" dedi. (Laminektomi, omurganın arka yarısındaki kemiklerin çıkarılmasıdır.) Yaptığım muayenede çene kemiğinde enflamasyon olduğu ortaya çıktı. "Bu ağrıdan önce dişini yaptırmış mıydın? dedim. "Evet, enfekte olmuş bir dişim vardı. Kanal tedavisi yaptırdım. Tedavi iki kez başarısız oldu. Kanal tedavisi olan dişimi çektirdim ve oraya implant taktırdım" dedi. Ben de "O dişe lokal uyuşturucu yapabilirim. Eğer sırt ağrın o dişle alakalıysa ve ben o dişten gelen siniri engellersem, sırt ağrını iyileştirebilir" dedim. Biraz lokal uyuşturucu alıp dişine uyguladım ve odaya geri döndüğümde ayaktaydı. "Bu muhtemelen dişle alakalı, üç gün sonra yine gel, bunun zihinsel rahatlama tepkisi olmadığından emin olmak istiyorum" dedim. Tekrarladık ve yine "Ağrım gitti. İltihaplanan bölgeye yerleştirilmiş implantı çıkarttıracağım" diyerek gitti. Birkaç hafta içinde ameliyat travmasından kalan sırt ağrısı geçmişti.

SİNİR SİSTEMİNE BAĞLIDIR

Dr. Gerald H. Smith (DDS, DNM):

Tüm tıbbi problemlerin yüzde 70-90'ı ağızda başlar. Geleneksel diş hekimliği, hâlâ dişin vücuda bağlı olmadığına dayanan mekanik Newton anlayışına odaklanır. Yani, embriyolojik olarak dişler sempatik ve parasempatik sinir sistemini oluşturan aynı dokudan gelişir. Ağızdaki damarlar, kanı her türlü lenf sistemi aracılığıyla alır ve tiroide, timuse, kalbe ve vücudun kalanına taşır.

Dr. Med. Thomas Rau (MD):

Diş özü, ciddi biçimde lenf sistemine ve otonom sinir sistemine diğer organlardan daha çok bağlıdır. Üst yutağa ve beyne giden duyarlı sinirlere ve tüm meridyen sistemlere bağlıdır.

Dr. Bradley Nelson:

Her diş, meridyen sistem üzerinden belirli organlara ve bezlere bağlıdır. Mesela üst çene kısmı, son iki azı ve küçük azı dişi enerjik olarak sol göğse bağlanır. Sağ göğüs kanseri olan kadınların yüzde 95'inde termografik çalışma yapıldığında, çenelerinin kanserli göğsün olduğu tarafında sıcak noktalar görülür.

BÜTÜN ORGANLARI ETKİLİYOR

Dr. Med Thomas Rau, (MD):

30-70 yaş arasındaki göğüs kanseri hastalarımızın yüzde 97'sinin problemli kanal tedavisi ve dişlerinde toksik bir durum vardı.

Dr. Dawn Ewing (PhD):

20 yaş dişine bakıyorsak, ince bağırsak ve kalpten bahsederiz. Azı dişlerine gelince, göğüsten ve tiroitten bahsederiz. Diğer tarafta pankreastan veya dalaktan bahsederiz. Küçük azı dişlerine geldiğimizde, akciğerler ve kalın bağırsak vardır. Köpek dişlerine gelince, onlara 'göz dişleri' de denir, gözlerinize bağlıdırlar. Sonra öndeki üst ve alt dişler idrar yollarına, anal kanala, böbrek üstü bezlerine, hipofiz bezine, böbreğinize, idrar yollarıyla ilgili her şeye bağlıdır.

Dr. Jerry Tennant (MD):

Pek çok kişi, dişlerinin onu hasta ettiği gerçeğini kabullenmekte zorlanıyor. Ama size söyleyeyim, bir yıl kadar önce gördüğümüz 60 kanser hastasına baktık ve yüzde 96'sında, kansere yol açan etmenler arasında enfekte olmuş dişleri vardı.

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!