Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

Kamu başdenetçisinden önemli açıklamalar

İlk Kamu Başdenetçisi Ömeroğlu, önemli açıklamalarda bulundu.

Kamu başdenetçisinden önemli açıklamalar

Kamu Başdenetçisi Mehmet Nihat Ömeroğlu, Türkiye'deki başörtü sorunu konusunda bireylerin kendilerine yapacağı şikayet başvurularını nasıl değerlendireceklerini anlattı.

Türkiye'nin demokratik bir ülke olduğuna ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'ni kabul ettiğine dikkat çeken Ömeroğlu, "Anayasamızda da din ve vicdan özgürlüğü, ifade ve düşünce özgürleri vardır. Müslüman da olabilir, Hristiyan da Yahudi de olabilir, inançlarına, düşüncelerine müdahale etme durumunda değiliz. Bize bu konuda herhangi bir şikayet geldiği vakit Avrupa standartlarına uygun bir karar vermeyi düşünüyoruz. Ondan da kimsenin şüphesi olmasın." dedi.

Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Kamu Başdenetçisi Ömeroğlu, önemli açıklamalarda bulundu.

Kamu Denetçiliği Kurumu'nun 29 Haziran 2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak kurulduğunu hatırlatan Ömeroğlu, 3 ayda kurumu hazır hale getirmeye çalıştıklarını ve 29 Mart 2013 tarihide de şikayetleri resmen almaya başladıklarını ifade etti.

Kurumun etkin bir şikayet mekanizması oluşturduğuna dikkat çeken Ömeroğlu, kurumun aynı zamanda birey ile idare arasındaki bir nevi köprü görevi gördüğünü, idarenin her türlü eylem ve işlemlerini, tutum ve davranışlarını, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içerisinde incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmak olarak tarif etti.

Bireyler burada idarenin yapmış olduklarından memnun kalmamaları halinde vatandaşların idare başvuru yollarını tükettikten sonra yargı başvurmadan önce kendilerine başvurabileceğini anlatan Ömeroğlu, hiçbir ücret ödemeden başvurabileceklerini söyledi. Ömeroğlu, kurum olarak ta bu başvuruları en geç 6 ay içinde karara bağladıklarını dile getirdi. Yargı yolunun oldukça masraflı bir başvuru yolu olduğunu aktaran Ömeroğlu, tamamen bireyin hakkını korumak adına bu kurumun kurulduğunu, hem vatandaşların hem de yabancıların başvurularını aldıklarını, bunun da birçok Avrupa ülkesinde belki de olmadığını kaydetti.

"HAKKANİYETE UYGUNLUK DENETİMİ YAPACAĞIZ"

Vatandaşların neden yargı yerine Kamu Denetçiliği Kurumu'nu seçmesi gerektiğini ise Ömeroğlu, şöyle anlattı: "Artık kamu görevlisi, Türkiye Cumhuriyeti'nde artık bir kamu Denetçiliği Kurumu'nun olduğunu, bu kurumdan artık hiçbir şeyin gizlenemeyeceğini; devlet sırrı dahil, böyle bir kurum var diyecek ve daha dikkatli davranacak. Çok daha kanuna ve hukuka uygun davranacak. Bizim mahkemeden en büyük farkımız, mahkeme hukuki denetim yaparken biz hakkaniyete uygunluk denetimi, yani yerindelik denetimi de yapabileceğiz. İdarenin yaptığı işlemler, tasarruflar hukuka ve kanuna da uygun olabilir. Ancak adalete ve hakkaniyete uygun değilse, biz idariye bu anlamda tavsiyelerimiz olacak. Evet sen yasaya uygun yaptın ama vatandaşın bir mağduriyeti var, bu mevzuata adil değil. Belki ona bir tazminat önerebileceğiz. Belki ona bir sulh önerebileceğiz. Yaptığı işlemin hatalı olduğunu, bundan dönmesi gerektiğini de söyleyeceğiz."

"ULUSLARARASI ÜST NORMLARI DİKKATE ALACAĞIZ"

"Mahkemelerin kararlarının bizim verdiğimizin kararlardan çok farklı sonuçlanmaması hedefimiz var." ifadesini kullanan Ömeroğlu, "Anayasamız, kanunlarımız, mevzuatlarımız var ancak insan haklarında, temel hak ve özgürlüklerde, kadın ve çocuk pozitif ayrımlarında olduğu gibi daha üst normlar varsa uluslararasında, biz anayasamızın 90. Maddesi gereğince temel kriterler olarak da onları alacağız. Böylece Avrupa İnsan Hakları'nı yakalayacağız." sözlerini dile getirdi.

YETKİLERİNE GİRMEYEN 4 ALAN

Kurumun yetkisine girmeyen 4 alanının olduğunu vurgulayan Ömeroğlu, bu alanları şöyle dile getirdi: "Bunlardan biri Cumhurbaşkanı'nın resen imzaladığı kararlar. İkincisi yasama yetkisinin kullanılmasına yönelik faaliyetler. 3 ve 4. Alanlar ise Türkiye'de gerçekten devrim niteliğinde. 3. Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar. 4'üncüsü Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sırf askeri nitelikteki faaliyetleri bizim yetki alanımızın dışında."

"MÜSLÜMAN OLABİLİR, HRİSTİYAN OLABİLİR; İNANÇ VE DÜŞÜNCELERE MÜDAHALE ETME DURUMUNDA DEĞİLİZ"

Kurumun amaç ve hedefinde birey ve hak olduğunu her fırsatta vurgulayan Ömeroğlu, kurumun Türkiye'nin bazı temel sorunları karşısında nasıl bir yol izleyeceğine de açıklık getirdi. Özellikle bugünlerde gündemde olan kamuda başörtü serbestliği konusunun hatırlatılması üzerine Ömeroğlu, kendilerine bu konuda gelecek başvurularda yine bireyin yanında olacaklarını şu ifadelerle anlattı: "Başörtü meselesi biliyorsunuz, yıllardan beri, benim üniversite çağımdan beri trendi yükselerek devam etti. Bizim temel ölçümüz, TC demokratik bir devlettir. Biz İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'ni de kabul etmiş ve imzalamış bir devletiz. Anayasamızda da din ve vicdan özgürlüğü, ifade ve düşünce özgürleri vardır. Bu Müslüman da olabilir, Hristiyan da Yahudi olabilir, inançlarına, düşüncelerine müdahale etme durumunda değiliz. Hafızam beni yanıltmıyorsa ABD'de değişik inanç grupları kendi litüerleri ile kendi sembolleri ile toplu yada ferdi olarak, ibadet etme özgürlüklerine sahiptir. Bizim temel hedefimiz ve ölçümüz, Avrupa standartlarını yakalamak." 

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!