Kaliteli bir uyku için cep telefonunu yatak odasına sokmayın!

Gelişen teknoloji ile birlikte televizyon, bilgisayar, tablet ve cep telefonu gibi cihazlar, özellikle gençler tarafından yatak odalarında daha fazla kullanılmaya başladı. Bu durum uykuya geç dalmaya neden olur ve uyku düzenini etkiler...

Kaliteli bir uyku için cep telefonunu yatak odasına sokmayın!

Dünya Uyku Günü nedeniyle, Türk Toraks Derneği (TTD) Uyku Bozuklukları Çalışma Grubu adına açıklama yapan Prof. Dr. Özen Kaçmaz Başoğlu, uykunun sağlıklı bir yaşam için vazgeçilmez olduğunu belirterek, "Gelişen teknoloji ile birlikte televizyon, bilgisayar, tablet ve cep telefonu gibi cihazlar, özellikle gençler tarafından yatak odalarında daha fazla kullanılmaya başladı. Bu durum uykuya geç dalmaya neden olur ve uyku düzenini etkiler" dedi.

Uykunun yaşam için gerekli olduğu, vücudun dinlendiği, tazelendiği önemli bir onarım süreci olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Başoğlu,  gelişen teknoloji ile birlikte insanların uykuya yeteri kadar zaman ayıramadığını ve az uyuduğuna dikkat çekti.

"SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN, SAĞLIKLI BİR UYKU VAZGEÇİLMEZDİR"

Sağlıklı bir yaşam için sağlıklı bir uykunun vazgeçilmez olduğunun altını çizen Prof. Dr. Başoğlu, "Yaşamımızın üçte birini uyuyarak geçiririz. Normal uyku süresi yaşla ve kişiden kişiye değişmektedir. Yeni doğanlar günde ortalama 16 saat uyurken, uyku gereksinimi 3-5 yaşlarında 11 saate, ergenlikte ise yaklaşık 9-10 saate inmektedir. Yetişkinler için normal uyku süresi ortalama 6-8 saattir. Yaşlılar ise genellikle daha erken yatıp erken kalkma eğilimindedirler. İleri yaşla birlikte uyku süresi kısalır ve yaşlılar uyanıklıklar ile bölünmüş, kalitesiz bir uyku uyurlar" diye konuştu.

'YETİŞKİNLER ORTALAMA 6-8 SAAT UYUMALI'  

Sağlıklı bir yaşam için kaç saat uyumanın yeterli olacağı sorusunun yanıtının kişiden kişiye değişeceğini belirten Prof. Dr. Başoğlu, "Nitekim dinlenmiş ve tazelenmiş uyanmak için herkes kendini iyi hissettiği kadar uyumalıdır. Yetişkinlerin büyük çoğunluğu için 6 ile 8 saat arasında uyumak yeterlidir. Bu süreden az uyunduğu zaman bankadan borç almış gibi bir uyku borcu oluşur. Az uyumaya devam edildiği sürece bu borç faizi ile katlanarak artar ve ödenmesi güçleşir. Nitekim uzun süreli uykusuzluk çeşitli zihinsel ve fiziksel sorunları da beraberinde getirir, gün içinde performans kaybına yol açar ve yaşam kalitesi bozulmasına neden olur."

 'YAŞAMIN TADINI ÇIKARMAK İÇİN UYKU DÜZENİ KORUNMALI'

Yatağa yatılıp ışıkları kapandıktan sonra  10 ile 30 dakika içinde  uykuya dalındığını kaydeden Prof. Dr. Başoğlu,  'Bunda melatonin hormonunun rolü vardır. Uyku, uyanıklık döngüsünün önemli bir hormonu olan melatonin sentez ve salınımı gece karanlıkta uyarılmaktadır. Retina karanlığı algılar ve melatonin seviyesi gece giderek artarak uyumamızı sağlar. Sabah ışığın etkisi ile melatonin seviyesi düşer ve uyanırız. Gelişen teknoloji ile birlikte televizyon, bilgisayar, tablet ve cep telefonu gibi cihazlar, özellikle gençler tarafından yatak odalarında daha fazla kullanılmaya başladı. Retina bu cihazların parlak ışığına maruz kaldığında melatonin salgılanmaz ve cihaz kapatılsa bile uykuya dalma güçleşir. Gece uyuması gereken saatte uyuyamayan kişi sabah okula veya işe gitmek için erken kalkmak zorunda ise gün içinde kendini yorgun hisseder. Oysa yaşamın tadını çıkarmak için uyku düzenimizi korumalı ve yeteri kadar uyumalıyız' diye konuştu.

"TÜRK TORAKS DERNEĞİ, UYKUDAKİ SORUNLARA DA ÖNEM VERİYOR"

Prof. Dr. Özen Kaçmaz Başoğlu ayrıca,"Türk Toraks Derneği, yirmi beş yıldan uzun süredir solunum hastalıklarında etkin koruma ve tedaviyi sağlamayı ve ulusal akciğer sağlığını geliştirmeyi amaçlayan bir dernektir. Uyanıkken yaşanan solunum sorunları kadar uykuda karşılaşılan solunum sorunları da derneğimizin ilgi alanları arasındadır. Türk Toraks Derneği kurulduktan kısa bir süre sonra oluşturulan Uyku Bozuklukları Çalışma Grubu ile hekimlerin uyku hastalıkları konusunda eğitiminde öncü rol almaktadır. Bu amaçla, hastalar için bilgilendirme toplantıları düzenleyerek, derneğin halk sayfasına uyku ile ilgili merak edilen sorulara yanıt olabilecek yazılar yazarak ve basın açıklamaları yaparak farkındalığı arttırmaktadır" dedi.

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!