Kaldırım taşı çetesi uyarısı!

Ödenmemiş banka borçları ya da düşük kredi skoru sebebiyle kredi alamayan vatandaşları kullanan çete, kaldırım taşlarına döşedikleri ilanlarla kredi satıyor. Bazı bankacılarla işbirliği yaptıkları öne sürülen çete, sistemi manipüle edip alınan banka kredisinden yüzde 20 kesinti yapıyor. Çetenin usulsüz işlemleri adına kredi alınan vatandaşı da suç kapsamına sokuyor.

Kaldırım taşı çetesi uyarısı!

Hürriyet'ten Sefer Levent'in konuyla ilgili yaızı şöyle: Biz Merkez Bankası faizi bir iki puan yükseltmeli-yükseltmemeli, kredi veya mevduat faizleri ne olacak diye tartışaduralım, Türkiye'nin dört bir köşesinde yüzde 40 faizle para satılıyor. Evet yanlış okumadınız. 100 lira kredi alan vatandaş yüzde 40'lık faiz bedeli ödemeye razı oluyor.

Konuyu ilk gündeme taşıyan Vatan gazetesinden Emre Eser oldu. Eser, 3 Haziran'da yayınlanan haberinde, 'danışman' adı altında birilerinin, geçmişte borcunu ödemediği için kara listeye alınan isimlere bile kredi için aracılık ettiğine dikkat çekti. Kredi ilanlarının izini süren Eser'in en vahim bulgusu bazı bankacıların da işin içinde olduğu iddiasıydı.

Yaptığım araştırmaya ve bana ulaşan ilanlardaki numaralardan aldığım bilgiye göre dolandırıcılık sistemi şöyle çalışıyor: Dolandırıcıların hedefindeki kişiler iki gruba ayrılıyor. Her iki grup da bankadan kredi alamayacak durumda. Birinci gruptakiler gelirlerine göre kredi limitini doldurmuş kişiler. Borçlarını ödüyorlar ancak gelirleri yeni bir kredi almaya müsait değil. İkinci gruptakiler ise daha önce aldıkları kredileri ödemedikleri gerekçesiyle kara listeye düşmüş kişiler.

İLANLAR KALDIRIMDA

En işlek caddelerde direklere, kaldırım taşlarına ilan yapıştıran dolandırıcılar verdikleri cep telefonu numaralarını arayan her iki gruba da giren kişilere kredi vaat ediyor. Dolandırıcılar kredi alımı için iki yol izliyor. Birinci yol kredi alacak kişiyi belli bir banka şubesine yönlendiriyor. İddialara göre bu şubelerde dolandırıcılar ile işbirliği yapan bankacılar var. Başvuruda bulunanlara şube yetkisindeki limit kadar kredi veriliyor. Şube yetkisindeki bu kredilerde bazı bankacıların sistemi manipüle ederek 100 bin TL'ye kadar aracılık ettiği öne sürülüyor. Tabii ki kendi komisyonlarını almanın karşılığında...

İkinci yolda danışmanlar kredi temini için gereken tüm bilgi ve belgeleri vatandaştan bizzat alıyor. Vekaletle birlikte krediyi kendilerinin temin edeceğini belirtiyorlar. Banka şubelerindeki işbirlikçileriyle kredi işlemini de kendileri gerçekleştiriyor. Her iki yolda da çete, adına kredi alınan vatandaş üzerinden ciddi bir rant elde ediyor. Örneğin; 100 bin lira olarak alınan bir krediden çete kendine pay olarak yüzde 20 kesinti yapıyor. Yani 100 bin liranın 80 bin lirası vatandaşa 20 bin lirası çeteye gidiyor. Kara listede olan veya kredi puanı düşük vatandaş ise aldığı 100 bin liralık kredinin karşılığında bankaya yasal faizini de (ki bu da yaklaşık 20 bin lira ediyor) bizzat kendisi ödemek zorunda... Tabii ödeyebilirse...

VATANDAŞI DA BAĞLIYOR

Konuyla ilgili 31 Mayıs'ta Bankalar Birliği de bir açıklama yaptı... Açıklamada, "İlan, SMS ve internet reklamları veya mesajları vasıtasıyla "acil kredi", "hızlı kredi", "krediniz bir tık uzağınızda", "acil kredi mi lazım?", "İhtiyaçlarınıza en uygun krediyi sizin için analiz edelim" gibi ifadeler kullanılmak suretiyle vatandaşların sahtecilik ve dolandırıcılık yapan yetkisiz ve iyi niyetli olmayan kişilere yönlendirildiği anlaşılmaktadır" denildi. Vatandaşlara ait kişisel bilgilerin iyi niyetli olmayan dolandırıcıların eline geçtiği vurgulanan açıklamada, "Dolandırıcılar, başvuruda bulunanların kişisel bilgilerini kullanarak bunlar adına hazırladıkları sahte belgeler ile kredi çekmektedirler. Bu tür dolandırıcılık olaylarında, dolandırıcılara itibar ederek bilmeden de olsa işbirliği yapan ve adlarına kredi çekilen kişilerin de hukuki, cezai ve mali sorumlulukları doğabilmektedir" denildi.

Özetle, bu yolla yalan beyan ve sahtekarlıkla alınan kredilerde vatandaşların da sorumluğu var. Üstelik çetenin eline geçen bilgi ve belgelerle siz adınıza sadece bir kredi alındığını sanerken hiç ummadığınız banka borçlarıyla karşı karşıya kalabilirsiniz. Aman dikkat."

ANAHTARLIK GÖRÜNÜMLÜ OYUNCAK

Çocukların vazgeçilmezi oyuncaklar. Ancak belli sağlık standartlarına uymayan oyuncaklar bir anda tehlikeye dönüşüveriyor. İşte bunun için hem Türkiye'de üretilen hem de yurtdışından ithal edilen oyuncaklar için birçok kural belirlenmiş durumda. Son günlerin moda oyuncaklarından biri de 'Squishy' adı verilen bir ürün. Muzdan ayıcığa, dondurmadan penguene bu sevimi oyuncakların en büyük özelliği sıkıp şeklini bozduğunuz halde bir süre sonra yavaş yavaş orijinal hallerini almaları. Tabii bu ürün çok satmaya başlayınca hemen kalitesiz taklitlerinin de piyasaya sürüldüğünü tahmin etmek güç değil. İşte bu kalitesiz ürünleri normal şartlarda oyuncak olarak Türkiye'ye sokmak mümkün değil. Çünkü yurtdışındaki üretim şartları Türk standartlarına uymuyor. Sınır tanımayan sahtekarlar bunun da yöntemini bulmuş. Uca takılan basit bir parça sayesinde ürünler Türkiye'ye oyuncak değil anahtarlık olarak sokulmuş. (bu ürünün kaliteli orijinal anahtarlık modelleri de var) Ancak anahtarlık olarak değil oyuncak olarak satılıyorlar. Taktıkları anahtarlık aparatı çoğu ürünün üzerinden düşmüş bile. Çocukların sağlığı tehdit altında. Lütfen aldığınız ürünlerin kalitesine, orijinalliğine, belgelerine dikkat edin. Ucuzluklarına kanmayın!

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!