İş Bankası Genel Müdürü Bali'den kur yorumu

İş Bankası Genel Müdürü Bali, gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Kurdaki hareketlilikle ilgili konuşan Bali, "Geldiğimiz seviyeler ekonomik temellerle açıklanmaya müsait değil" dedi.

İş Bankası Genel Müdürü Bali'den kur yorumu

İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, NTV'nin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Bali'nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: 

Kur çok ciddi seviyelere ulaştı. Asya piyasaları sığ piyasalardır. Az fonla, az hacimle çok büyük dalgalara imkan verebilecek piyasalardır. Alınacak olan aksiyonların zamanlı olması böyle günlerde önem kazanıyor. Geldiğimiz seviyeler ekonomik temellerle açıklanmaya müsait değil. Bütçe açığının GSYH'ye oranı Türkiye yüzde 1.1-1.3 bandındaydı. Son dönemde harcama genişlemesi bunu 2'nin biraz üzerine getirdi. Yıl sonunda da 2,5 olması bekleniyor. Nasıl ödenecek borçlar? Borçların brüt tutarı ifade edildiğinde bunun çok büyük olduğundan hareketle yorumlar yapılır. Bu tür dönemler sorumluluk alma zamanlarıdır. Türkiye'nin vadesine bir yıl kalan borçlarının toplamı 180,6 milyar dolardır. Bu rakamın nelerden ibaret olduğunu öğrendiğinizde bakışınız farklılaşacak. Ciddi bir dezenformasyon yaşanıyor.

102 milyar doları bankacılık sisteminin üzerinde. Bunun yarısı bir borç değil. Yurtdışındaki yerleşiklerin bankacılık sistemi nezdinde tuttuğu mevduatlar. Geriye kalan 50 milyar doları da çevirmemiz gereken borçlar. Yönetilmeyecek seviyeler değil. Bankacılıkta açık pozisyon yok.  Geriye kırılganlık unsuru olarak cari açık kalıyor. Cari açık GSYH'nin yüzde 5,7'sinde. Bu oran mutlaka yapısal önlemlerle düşürülmesi gereken rakam. Ben kur atağını ekonomik verilerle izah edemiyorum. Reel sektörün çevrilmeyecek borcu yok. 

"BDDK VE MB DOĞRU TEDBİRLER ALIYOR"

BDDK ve Merkez Bankası, şu anda çok doğru, yerinde tedbirler alıyor. Özellikle kritik dönemlerde söylem değil eylem önemli. Eylemin de piyasa tarafından kabul görmesi lazım. Kurun geldiği seviyeden sonra istikrar kazanması halinde bu kurun çok kısa sürede kendini tedavi edebileceğini düşünüyorum. Talebin büyük ölçüde üst piyasalarda oluştuğunu görüyoruz.

"SALDIRI NİTELİĞİNDE FİYATLAR OLUŞTU"

Bizim bankamızın döviz alış satış arasında neti nötr. Alan da satan da var. Bu nasıl yukarı gidiyor. Asya'da gördük, düşük hacimlerle. Dijital sistemlerle tetiklenebilecek işlemler de var. Döviz masasında yönetici olarak işe başlayalı 1992'den beri birçok krizi izledim. Bunu farklı buluyorum. Bu doğru değil. Saldırı niteliğinde fiyatlar oluştu. İyi bilinçlendirilmiş siyaseti de buna göre oluşturulmuş bir tabloda kimse böyle spekülatif ataktan sonuç alamaz. Ekonomik değilse bunun gerekçesi sadece ekonomik önlemlerle içinden çıkılması mümkün değil.  

"FAİZ DAHİL, HİÇBİR ENSTRÜMANA BAŞVURMA TEREDDÜTÜ OLMAMALI"

Hiçbir enstrümanın diğerine nazaran başvurulması konusunda tereddütlü olunmamalıdır, faiz dahil. Bunların gereklerini yapmakta tereddüt etmemeliyiz. Faiz iyi bir şey değil. Kararlar alırken teknik çerçevesinin siyasi çerçeveden ayrı olarak kendi kurallarıyla yürüdüğünün hissedilmesi lazım. Yeri gelir içiniz kan ağlaya ağlaya faize başvurursunuz. Kompleksin içinde olmamalıyız. Konuştuğumuz faizin mutlak seviyesi değil, bu tür enstrümanların kullanabilme esnekliği. Kolay bir faizle ekonominin makroekonomik temellerinin gerektiridği faizin altında faizle borçlanıyorsanız serberstçe cephane veriyorsunuz gidin döviz alın diye. Bu yeterli bir neden mi hayır? Zamanlı tepkileri verince mutlaka etkileri olur. 

Sermaye yeterlilik rasyoları üzerinde iki puana yakın etki oldu. 15,80'ler düzeyinde bizim solo sermaye yeterlilik rasyomuz iki puan hatta biraz daha fazla aşağı indi. BDDK'nın almış olduğu tedbir çok ciddi etki yaratacak. Bunu tedavi eden bir şey oldu. Böyle koşullarda sermaye artırımı kolay başvurulabilecek bir kaynak değil. Sermaye yerine kullandırılan kredilere başvurulabilir. 

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!