İnce, önce kitabı sonra gazete manşetlerini gösterdi

Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce miting programları kapsamında Kırıkkale'de vatandaşlarla buluştu. İnce, burada da Erdoğan-Gülen görüşmesi hakkında 'ispatlamazsam namerdim' dediği iddialarıyla ilgili Nasuhi Güngör'ün kitabında yer alan ifadeleri okudu ve hükümete yakın bazı gazetelerin manşetlerinden örnekler gösterdi. CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı 24 Haziran seçimi sonrası ülkeye davet etmesine tepki gösterdi. Seçim sonuçlarının henüz belli olmadığını söyleyen İnce, "Sen kimsin? Kimin cumhurbaşkanı olacağını sen biliyor musun? Herkes haddini bilecek" diye konuştu.

İnce, önce kitabı sonra gazete manşetlerini gösterdi

Kırıkkale'de konuşan İnce, Alman hükümetince yalanlanan ancak Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun bugün yinelediği 'davet' iddialarına tepki gösterdi. "Sayın Merkel önce 81 milyonda birliği sağlayacağım, sonra sıra size de gelecek" ifadelerini kullanan İnce, seçim sonuçlarının belli olmadığını belirtti.

İnce, "Sen kimsin? Türkiye'de seçim var. Kimin cumhurbaşkanı olacağını sen biliyor musun? Herkes haddini bilecek. Almanya'nın uşağı mıyız biz?" dedi.

Fethullah Gülen'in iadesine ilişkin evrakları görmek üzere yazı yazdıklarını söyleyen İnce, 6 gündür yanıt alamadıklarını açıkladı.

İnce, "Önceden ikinci tur falan diyordum da, ikinci tura gerek kalmadı" diye konuştu.

'BİZ AMERİKA'DAN DAHA MI BÜYÜĞÜZ, MİLLETVEKİLİ SAYISINI İNDİRECEĞİZ'

Kırıkkale'de konuşan İnce'nin açıklamalarından satır başları şöyle:

Amerika'nın nüfusu 300 milyon, Türkiye'ninki 80 milyon, onların iki katı kadar milletvekilimiz var. İlk işimiz milletvekili sayısını indirmek. Biz Amerika'dan daha mı büyüğüz, daha mı zenginiz? İlk önce buradan başlayacağız.

​'BAYRAMLARDA BİRER ASGARİ ÜCRET ALACAKSINIZ'

Kırıkkale bir Anadolu şehri ama son dönemlerde hep kaybediyor. MKE'ye bak, işçi sayısı kaça düşmüş, taşeronun hakkı verilmemiş. Bunu değiştireceğiz. Türkiye'yi barıştıracağız, ekonomik olarak büyüyeceğiz, adil bölüşeceğiz.

Emekli arkadaşlarım, Ramazan ve Kurban bayramlarında birer maaş dedik; hükümet de biner lira dedi. Yetmez ama tamam. O bin lira birkaç senede enflasyonda erir. Bir de hükümetlerin tercihine bırakılmamalıdır, kanunu olmalı kanunu. Size sözüm şu; bayramlarda birer asgari ücret alacaksınız.

'ÇOCUK KREŞE, KADIN İŞE; HER AİLEYE BİR EV, HER EVE BİR MAAŞ'

Devlet fakir fukaraya yardım ettiğinde Erdoğan mı veriyor, AK Parti mi veriyor? Benim cumhurbaşkanlığımda devlet verecek. Kadının iş gücüne katılım oranı yüzde 32, bunu yüzde 50 yapmamız lazım. O yüzden de her mahalleye bir kreş açacağız. Çalışmak isteyen kadının çocukla ilgili problemi olmayacak. Çocuk kreşe, kadın işe. Her aileye bir ev, her eve bir maaş.

'Nereden bulacaksın parayı' diyor. 4 milyon Suriyeliye 40 milyar lirayı nereden bulduysan oradan, sarayına parayı nereden bulduysan oradan. Çiftçiye mazotu 3 liradan vereceğiz. Asgari ücret 2200 lira olacak. Polislere, öğretmenlere, hemşirelere, din görevlilerine sesleniyorum, eski bir devlet memuru olarak; ne zaman siz 3600'ü vereceğim dedi, ben konuştuktan sonra. 16 yıldır neden vermedin? Ona teklifim var; devleti o yönetiyor, bir KHK çıkarsın bugün, 3600'ü versin. Samimiyse gelsin yapsın.

'YABANCI YATIRIMCI TÜRKİYE'YE GÜVENMİYOR'

Memleketi 16 senenin sonunda duvara çarptırmak üzere. Dolar, euro nasıl düşer? Bir yabancı yatırımcı Türkiye'ye güvenmiyor, çünkü mahkemelere güvenmiyor. OHAL var, yargısı bağımsız değil diye güvenmiyor. O yüzden de yatırım yapmıyor. Cumhurbaşkanı seçildiğimde ayrımcılığı sona erdireceğiz, sen, ben, o yok, biz var biz. Tek adam değil, ortak aklı kullanacağız. Türkiye'yi bir hukuk devleti haline getirince döviz düşecek, faizler inecek.

'MİLLET OY VERİR, DİPLOMA VERMEZ'

16 yıldır aynı doktor, iyileştiremiyor. Hasta kanser oldu, kangren oldu. Doktoru gönderme zamanı. Dün, 'Çıraklık, kalfalık, ustalık dönemim geçti, şimdi büyük ustalık dönemi' diyor. 'Bana' diyor; 'Büyük ustalık diploması verin.' Millet oy verir, diploma vermez. Diplomayı üniversite verir, o da varsa verir. 2016'da 'Eyy' dedi 'Marmara Üniversitesi Rektörü, çıkar diplomayı' dedi. 2 senedir çıkmadı. Ben telefon ettim, rica ettim hazırlar mısınız diye. 1 saat içinde hazırladılar. O 2 senedir bekliyor, üniversite vermeyince milletten istiyor.

Ben dedim ki, 12 sene FETÖ'yle ortaklık yaptın. Şimdi gariban biri senin açtığın, izin verdiğin bankaya para yatırdı diye onu açlığa mahkum ediyorsun. Ben sordum, dedim ki, AK Parti'yi kurmadan önce konuşup onayını aldın mı? Dedi ki, almadım. Ben de dedim ki, hayır aldın, kimle gittiğini biliyorum çünkü en yakınındaki kişi aradı beni, beraber gittik ama bana zarar verir dedi. Senin cumhurbaşkanı seçileceğini biliyorum, seçilince açıkla dedi. Şimdi elimde bir kitap var, Nasuhi Güngör. Erdoğan'ın resmi var, dostu arkadaşı onun. Bunu aldı, TRT Haber Dairesi'ne başkan yaptı. Şimdi kitabın 89. sayfasını okuyorum: "Erdoğan 200 yılı Mayıs ayında ABD'ye yaptığı gezide, uzun süre orada yaşayan Fethullah Gülen'le de bir araya geldi. Erdoğan-Gülen görüşmesi muhtevasından çok, uzun yıllardır birbirine hayli mesafeli olan iki ekolün bir araya gelmesi açısından dikkat çekiciydi.

'PARAYA DOYMUYORSUN, İLLA PARA İSTİYORSUN'

Sayın Erdoğan, bana dava açmışsın 100 bin lira. Doymuyorsun paraya, illa para istiyorsun. E arkadaşına niye dava açmadın, onu niye tekzip etmedin. Gazete manşetlerinden devam edelim. Demiş ki, okullar için Putin'i aradı, ne için, FETÖ okulları için! Erdoğan: Cemaat ne istedi de geri çevirdik! Sıkı durun, 67 CHP milletvekili bir önerge verdi, 3'ünü görüyorum.

Değerli Kırıkkaleli kardeşim, Cumhurbaşkanlığı'nın bütçesi 2007'den bu yana tam 25 kat artmış. Ey benim fakir, garip kardeşim, Ak Partili kardeşim; senin gelirin 25 kat arttı mı! Onunki niye artıyor biliyor musun; senin yüzünden. Sen ona sorgusuz sualsiz oy verdikçe onun bütçesi 50 kat artacak.

'MARMARAS'E 300 ODALI SARAY YAPIYOR, HARAM DEĞİL Mİ?'

Marmaris'e 300 odalı saray yapıyor. Yazık değil mi, günah değil mi, haram değil mi. Her 4 üniversite mezunundan biri işsiz, 15-29 yaş arasında 5 milyon çocuğun kaydı yok. Okulda değil, kursta değil, yurtta değil, işte değil; yazık günah.

Bana köye gittiğimde adaylığım açıklandıktan sonra, anam evinde bir cümle söyledi: Oğlum, inşallah seçilirsin; seçilince de bu köylüleri, hayvancıları, tarlada çalışanları unutma; senin çocukluğun burada geçti dedi. Bakın, siyasetçinin görevi ülkeyi yönetmeye talip olanların görevi meydanlara gelip 3 çocuk, 5 çocuk yapın demek değildir. Ben buna karışamam, hangi yöntemle doğuracağınıza karışamam ama çocuk bezindeki yüzde 18 KDV'yi düşürmek benim görevim. Çocuk mamasında KDV yüzde 8, onu düşürmek benim görevim. Süt var ya, çocuğa içirdiğimiz; KDV yüzde 8. Cumhurbaşkanının görevi bu KDV'leri düşürmek.

'ALMANYA'NIN UŞAĞI MIYIZ BİZ?'

Merkel demiş ki, Sayın Merkel, Erdoğan seçimden sonra gelsin. Sayın Merkel, önce ben 81 milyonda birliği sağlayacağım, sonra sıra size de gelecek. Senin haddine mi düşmüş, bu nezaketsizliği niye yapıyorsun. Sen kimsin! Kimin seçileceğini nereden biliyorsun. Ne ortaklığınız var? Ne kârın var? Almanya'nın uşağı mıyız biz, bağımsız Türkiye milletiyiz. Kimsin sen? Bu ne utanmazlıktır. Kimin cumhurbaşkanı olacağını sen biliyor musun, herkes haddini bilecek. Önce içeride birlik, dirlik; sonra onlara da sıra gelecek.

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!