İnce: Erdoğan reytingi sana ben katarım

Muharrem İnce, canlı yayın teklifine "Üzerimizden reyting sağlayacak" diye yanıt veren rakibi Erdoğan'a "Hava durumu bile Erdoğan'dan fazla izlenmiş. Reytingi sana ben katarım. Gel benimle TV'ye çık da havan olsun biraz" diye yanıt verdi. Daha sonra Elazığ'da konuşan İnce, "Erdoğan eski defterleri açma bak açarım altında kalırsın... İstersen gel bir de Sevim Tanürek cinayetini araştıralım" dedi.

İnce: Erdoğan reytingi sana ben katarım

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Türkiye'nin halinin içler acısı olduğunu, hakimin, milletvekili adaylarıyla esnaf ziyareti yaptığını, danıştay üyesinin kendisi aleyhinde tweet attığını, kaymakamın milletvekili adayının mikrofonunu tuttuğunu ifade ederek, "At izi it izine karıştı, devlet çöktü" dedi.

Tunceli'de, Seyit Rıza Meydanı'ndaki mitingte konuşan CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Türkiye'de FETÖ'nün giremediği tek ilin Tunceli olduğunu bir kez daha anladığını söyledi. İnce, "FETÖ'cüler, darbe yapmak istedi. FETÖ'nün giremediği tek Tunceli. KHK ile burada işten atıyorlar. Moralinizi bozmayın, kaç gün kaldı ki; moralinizi bozmayın. Türkiye özgür olacak, Munzur özgür akacak. Hiç merak etmeyin, her gittiğim yerden tekrarlıyorum, bir kez de buradan tekrarlıyorum. Siyaset uzun ince bir yol. Uzun kısmı bitti, ince kısmındayız şimdi. Meydanlarda diyor ki; bak geçim sıkıntısı var, mutfakta enflasyon yüzde 30, milletin tenceresine et girmiyor. Gel bunları konuşalım, cari açık 55 milyar doları geçti, gençlerin yüzde 50'si işsiz. Gel seninle istediğin bir TV kanalında yüreğin, bilgin, cesaretin varsa, gel çık diyorum. En az on yerde tekrarladım, ondan sonra dün cevap verdi; seninle TV kanalına çıkarsa bana reyting yaptırırmış. Çocuklara dedim ki; CNN'e çıktım, Habertürk'e çıktım, şu reytingleri kontrol edin. Erdoğan 11, benimki 44. Dedim ki; şeye bakın hava durumuna bakın. Hava durumu mu izlenmiş, Erdoğan mı? Benim dörtte birim kadar izlenmiş, hava durumu bile Erdoğan'dan fazla izlenmiş. Tunceli'de rakibime sesleniyorum, reytingi ben sana katarım. Benim 4'te birim kadar izlenmiş, gel benimle TV'ye çık da havan olsun biraz. Korkma sen dünya lideri değil misin? Nasıl dünya lideri bu? Dünya lideriysen gerçekten ne diye korkuyorsun, ben adam yemem tartışacağız. Gel sana anlatayım, Türkiye'de ekonomiyi ne yapacağımızı anlatayım" dedi. 

'DÜNYA VATANDAŞI YAPACAĞIZ ÇOCUKLARIMIZI'

Tunceli'nin, Türkiye'de okuma oranının en yüksek il olduğunu, kentin TEOG birincisi çıkardığını ifade eden Muharrem İnce, "Dindar ve kindar nesil isteyene, meydanlarda kuantum, gen teknolojisi, sürücüsüz arabalar dedim. Ay'dan, Mars'tan maden çıkarılacak dedim. Gençlerimizi buna göre yetiştireceğiz dedim. Elinizdeki telefonlar ileride kullanılmayacak, yeni teknoloji üretilecek. 69'da, ABD aya gittiğinde NASA'nın bilgisayarları sizin elinizdeki telefonların onda biri kadardı. Elinizdeki telefonlar on kat daha güçlü. Geleceğe yönelik işler yapacağız. Çocuklarımızı iyi eğiteceğiz. Çocuklara dil eğitimini: resmi dil Türkçe öğreteceğiz, evinde konuştuğu, anasıyla konuştuğu dili, o neyse onu öğreteceğiz. Kürtçe ise Kürtçe, Arapça ise Arapça, hangisiyse o. Uluslararası bir dil öğreteceğiz; İngilizce, Fransızca, İtalyanca, Japonca, Çinçe, Rusça. Dünya vatandaşı yapacağız çocuklarımızı. Din eğitimini nasıl yapacağız. Trabzon'da ne diyorsam, Diyarbakır'da onu konuşuyorum, yalan yok, kıvırmak yok. Din eğitimini şöyle yapacağız: Türkiye'de muhafazakar kesim var, benim çocuğuma 2 saat din kültürü ahlak bilgisi yetmez, fıkıh, kelam, hadis, seçmeli olarak dersleri istiyorum diyor, başüstüne. Madem istiyorsun, devlet sana bunları verecek. Biri diyor ki; zorunlu din dersi istemiyorum, hay hay sana da vermeyeceğiz. İsteyene istediği kadar, istemeyene yok, çözümü budur. Din ve dil eğitiminin de çözümü de budur. İlkeli siyaset yapacağız" diye konuştu.

'BU SEÇİM İKİ ZİHNİYET ARASINDA OLACAK'

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendilerini anlayamayacağını öne süren Muharrem İnce, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Biz onlar benzemeyiz. Erdoğan bizi anlayamaz. Hemşehriniz Kemal Kılıçdaroğlu'nun karşısına aday oldum, rakip oldum. Çıktım, bir daha çıktım, yenildim. Ama, bugün cumhurbaşkanı adayıyım. Bizim bu hukukumuzu Erdoğan anlayamaz. Ziyaretine gittiğimde Erdoğan, 'Kemal Bey seni harcadı' dedi. 'Niye' dedim. 'Genel başkan olacaktın, şimdi olamayacaksın' dedi. Ben de 'Kemal Bey harcadı, ama seni harcadı' dedim. Çünkü, ben cumhurbaşkanı olacağım dedim. Türkiye'nin hali içler acısı. Hakim adam, milletvekili adaylarıyla esnaf ziyaret yapıyor. Danıştay üyesi benim aleyhimde tweet atıyor, kaymakam milletvekili adayının mikrofonunu tutuyor. At izi it izine karıştı, devlet çöktü. Bunları o Meclis'te rahmetli Kamer Abi ne güzel anlatıyordu, ne güzel hadlerini bildirirdi. Yani hakimi, danıştay üyesi, kaymakam, hepsi bir yerde onların yanında, devletin gücü var, bizim yanımızda milletin gücü var. Yalnız herhalde Türkiye'de bir ilk oluyor, seçilmeden millete hizmetler devam ediyor. Ben 3600 vereceğim diyorum, ben diyorum ki; 48 saat içinde OHAL'i kaldıracağım diyorum, aklı başına geldi OHAL'i kaldıracağım diyor. Başka bir şey daha çok ilginç. Bayramda İstanbul'a giden var mı? Demirel'in yaptığı köprüden ücretsiz, Erdoğan'ınkinden parayla geçiyorsun. Bayramdan sonra ikisi de parayla. Ama, Demirel'in yaptırdığı köprüden gidiş geliş 11, Erdoğan'ınkinden 114 gidiş, 114 geliş. Yani Demirel'in kaptığı köprü 11, Erdoğan'ınkisi 228 lira. Dün aklı başına geldi, kurban bayramında bizimkini de ücretsiz yapacağız diyor. Ben insanları kırma, sağcı- solcu, Alevi-Sünni, Türk-Kürt diye yapma bırak bunları dedim. 4'üncü köprüyü de İnce gelir yapar dedim. İnce açıklasın 4'üncü köprüyü nereye yapacak diyor. Edirne'den Tunceli'ye gönül köprüsü kurdum. Dünyanın en büyük köprüsü. Bu seçim iki zihniyet arasında olacak. Bir yanda yalan söyleyenler, devleti soyanlar, milleti bölenler, iftira atanlar, sahte belge düzenleyenler, kumpas kuranlar. Öbür yanda da, biz milletin evladı, hepimizin cumhurbaşkanı."

'BEN, HAK, HUKUK, ADALET DİYORUM, ERDOĞAN, ÇAY, KEK, ORALET DİYOR'

Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, işin özetini yapmak istediğini de ifade ederek, "Ben diyorum ki hak, hukuk, adalet, Erdoğan çay, kek, oralet diyor. Yani 16 yılın sonunda bulduğu projeye bak. Ben diyorum ki; her mahalleye kreş. Çocuklar kreşe, kadınlar işe gitsin diyorum. O diyor ki; her mahallede bir kıraathane olsun. Ama olsun, ince hastalık korkusu menüyü bile değiştirdi. Çayla kek vardı, sonra kekin yanına çorba ilave etti, Eskişehir'de Tatar böreği, İzmir köfte, Edirne ciğeri. Gündüz keki verdin bedavaya, akşam yemek ne olacak. Bana soruyor, 'Bay Muharrem' diyor. Halbuki o 'Bay Muharrem' diyerek elit göstermeye çalışıyor. Bırak bunu, ben köy çocuğuyum, saraylı olan sensin. Ha sen de benim gibiydin bir zamanlar, sıradan bir gariban çocuğuydun. Şimdi 4 bin 500 liraya beyaz çay içiyorsun, Saraylısın. Unuttun o kentsel dönüşümdeki halkı İmam Hatip Lisesi'ndeki ütüsüz pantolonu, unuttun sen bu ülkeyi, Washington, Brüksel'den yönetiyorsun, ben Ankara'dan yöneteceğim" dedi. 

Muharrem İnce, birisinin kendisinin ve Erdoğan'ın metinlerinde sıcaktan bayılanlar ile ilgili bir konuşmasını da anlatarak, "Dün İstanbul'da birisi söyledi. bayıldım. Sıcak bir günde mitinglerimden birinde bayılanlar oldu, Erdoğan'ınkinde de bayılanlar oldu. Biri diyor ki, kararsızdım, şimdi karar verdim diyor. 'Ne oldu' diye sordum. Biri bayıldı ben 'doktor hekimler müdahale edin' diyorum. Erdoğan, 'başına su dökün' demiş her şeyi biliyor ya. Diyetisyen o, mimar o, doğum uzmanı o, her şey o, ama her şeyi biliyor, ama benim karşıma çıkamıyor" diye konuştu. 

'CUMHURBAŞKANI ALEYHİNE TWEET ATAMAYACAK GENÇLİKTEN HAYIR GELMEZ'

Dün İstanbul Üsküdar'da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın evinin önünde seslendiğini de hatırlatan İnce, "Ne yapacağız, OHAL'i kaldıracağız, kamuda yükselmenin en güzel koşullarını, en güzel, adil koşullarını koyacağız. Kamuda yükselirken, vali, genel müdür olurken, kimse senin etnisitene, inancına bakamayacak, sağcı mı solcu mu, Alevi mi Sünni mi, devletin böyle işi olmayacak, sadece liyakata bakacağız. Üniversite öğrencileri 2 yıl içinde bütün yurtları bitirip sizi FETÖ benzeri teşnif etmeyeceğim söz. Her türlü ayırımı biterceğiz. Başı açık, kapalı, kadın, erkek, yok böyle bir şey, 81 milyonun cumhurbaşkanı olacağım. Cumhurbaşkanı aleyhinde tweet atamayacak bir gençlikten hayır gelmez. Bankaları yeniden yapılandıracağız. Ziraat ve Halk bankalarını yeniden yapılandıracağız" dedi.

Yurtlarda kalan kimsesiz çocukların 18 yaşından sonra yurtlardan çıkarıldığını söyleyen Muharrem İnce, "18 yaşını doldurduğu gün devlet kapı önüne koyuyor. Cumhurbaşkanı olduğumda bu çocukları kimsesiz, anasız, babasız bu çocukları hemen devlet kadrosuna alacağım. Hiç doğum yerine bakmadan, etnisitesine bakmadan, başı açık, kapalı demeden 18 yaşını doldurmuş çocukları 81 milyonluk Türkiye, bu kimsesiz çocuklara bakamıyorsa yazıklar olsun o devlete. Bunu birlikte başaracağız,  buraya gelmeden Binali Yıldırım'dan müjdeyi aldım. Ne dedi, Tunceli'de 'tamam' dedi. Allahtan Binali var seçimin neşesi. 24 Haziran'dan sonra başbakanlık bitiyor Binali Yıldırım'ın. Bir insan kendi kendini bitirmek için miting yapar mı?"diye konuştu.

Muharrem İnce, Tunceli'deki mitingden sonra Elazığ'a geçti.

ELAZIĞ'DA ANLAMLI ZİYARET

Muharrem İnce Elazığ'daki mitinginden önce, Elazığ Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tedavi görmekte olan Şehit Polis Memuru Fethi Sekin'in Babası Zeki Sekin'i ziyaret ederek  "Geçmiş Olsun" dileğinde bulundu.

ELAZIĞ'DA KONUŞTU

İnce'nin Elazığ'da yaptığı konuşmadan öne çıkan kısımlar şu şekilde:

Az önce faizler yine yükseldi, dolar yine gidiyor. Türkiye'nin büyük sorunlarının çözümü için taze kana ihtiyacı var. Neyle kavga ediyorsa o yükseliyor. Dolarla, avroyla kavga etti o yükseldi. İnce'yle kavga etti. İnce yükseliyor. Benim anlayışımda bir bardak çaya para bulamazken 4500 liraya beyaz çay içmek yok.

Marmaris'te 300 odalı bir yazlık saray yaptırıyor. Allahın izniyle cumhurbaşkanıolduğumda engelli çocuklara vereceğim. 

"Sen fabrika yapabilir misin?"

Anasız babasız büyüyen çocuklarımız var. Bu çocuklarımız 18 yaşına kadar devlet gözetiminde. Sizin huzurunuzda söz veriyorum. cumhurbaşkanı seçildiğimde kimsesiz çocukların hepsini devlet güvencesine alacağım. İşçi olan işçi, memur olan memur olacak. 81 milyonluk Türkiye Cumhuriyeti kimsesiz çocuklara bakamıyorsa yazıklar olsun. Son günlerde şunu demeye başladı. O bana bay Muharrem diyor ben ona bay bay Recep diyorum. Köprü, tünel yapabilir misin diyor. Sen fabrika yapabilir misin?

Tekeli sattın, büyük ustalık dönemim diyorsun. Senin bu sefer emeklilik dönemin. Milleti böldün, parçaladın. 'Senden benden' dedin. Bizim zihniyetimizde bu yok. Bi' var biz.

96. miting

Her türlü terörle mücadele edeceğiz. Atıl kalan sanayimizi devreye sokacağız. Onun dediği gibi her mahalleye kıraathane açarak olmaz bu işler. Benim sloganım Hak, hukuk, adalet. Erdoğan'ınki: Çay, kek, oralet.  Çayla kek varmış bedava. E gündüz çayı keki yedin akşam yemeği ne olacak? Menüyü zenginleştirdi. Önce çay ve kek vardı. Çorba da ekledi. Acaba yoruldu da bana açıktan iktidarı veremeyip böyle mi veriyor diye düşünüyorum. Türkiye'yi bir ucundan bir ucuna geziyorum. 42. günde 96.mitingim Erdoğan herhalde 45 civarında yaptı.

"Her şeyi biliyor ama diploması yok"

Size bir şey anlatayım. Biri bana oy vereceğini söyledi ve nedenini şöyle anlattı; senin mitinginde birisi bayıldı, Erdoğan'ın mitinginde de bayıldı. Erdoğan kafasına su dökün dedi. Sen doktor arkadaşlar ilgilenin dedin diyor. Her şeyi biliyor ama diploması yok ortada.

"YSK'nın önüne gideceğim"

24'üne kadar herkes üç kişiyi ikna edecek. Amcaoğlu,teyze, dayıoğlu. Akşam sandık açılırken de orada olacağız. Daha sonra seçim kurulunun önüne gideceğiz. Daha sonra benim işim başlıyor. Oyumu kullandıktan sonra Ankara'ya gideceğim. YSK'nın önüne. Emin olun bu iş tamam. Ben bu değişim rüzgarını görüyorum. 

"İstersen gel bir de Sevim Tanürek cinayetini araştıralım"

Her gün bir şeyler söylüyor. Tam 20 sene öncesine gitmişler. Dershanelerde iki türlü öğretmen çalışır. Emekliler için prim ödenir ama hiçbir faydası yoktur onun. Emekliler o paranın kendisine verilmesini isterler. Erdoğan eski defterleri açma bak açarım altında kalırsın. Dershanede 20 sene önce ceza kesilmiş. E ne olmuş? Sonra ödenmiş. İstersen gel bir de Sevim Tanürek cinayetini araştıralım.

İşte Muharrem İnce 'nin hatırlattığı ve Erdoğan'ın oğlu Burak Erdoğan'ın Sevim Tanürek'in ölümüne yol açtığı o kazanın hikayesi:

"Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, henüz Başbakan olmadan önce, Refah Partisi'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken oğlu Ahmet Burak Erdoğan, 11 Mayıs 1998'de Şişli'de yaya geçidinde karşıya geçmeye çalışan TRT İstanbul Radyosu sanatçısı Sevim Tanürek'e çarptı.

Kazadan sonra derhal olay yerine belediyenin arazözleri geldi, kaza yaşanan caddedeki fren ve kan izlerini yok etti. Örtbas etme girişimi hemen başlamıştı.

Ahmet Burak Erdoğan hakkında trafik raporunda "dalgın olarak araç kullandığı" için kusur oranı sekizde üç (3/8) tespiti yapıldı. Savcı polisin raporuna dayanarak 3 aydan 20 aya kadar hapis istedi.

Ardından, Sevim Tanürek kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

Bunun üzerine Ahmet Burak Erdoğan hakkında ek iddianame düzenlenerek "istenen ceza 2 yıldan 5 yıla kadar hapis" diye değişti.

İBB Başkanı Tayyip Erdoğan, derhal Sevim Tanürek'in yakınlarına büyük ihtimam gösterdi, mezar temin etti, hastane masraflarını karşıladı. Onlar da şikayetlerinden vazgeçtiler.

Ancak dava sürdü.

Mahkeme Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nden kazayla iligili rapor istedi. Bu dairenin başında makine mühendisi Eyüp Çakmak bulunuyordu. Sanık Erdoğan için "tamamen kusursuz" raporu düzenledi ve "sekizde sekiz (8/8) kusur ölen yaya Sevim Tanürek'tedir" dedi.

Evet, Burak Erdoğan'ın ölümle sonuçlanan trafik kazasında kusur, yaya yolunda karşıdan karşıya geçmekte iken arabanın çarptığı yay Sevim Tanürek'te bulundu. Tamamen.

Böylece Burak Erdoğan beraat etti.

Bir de bugünün AKP'sini de çok iyi anlatan bir not, Erdoğan başbakan olunca, oğul Erdoğan'a "kusursuzdur raporu" veren dairenin başkanı Türkiye Denizcilik İşletmeleri Genel Müdür Yardımcılığı görevine atandı."

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!