"İmamoğlu'nun başlıca görevi, İstanbul halkının güvenini boşa çıkarmamak"

Dün ikinci kez gerçekleşen ve CHP'li Ekrem İmamoğlu'nun zaferiyle sonuçlanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini değerlendiren Rus Uluslararası İlişkiler Uzmanı Avatkov, İmamoğlu'nun öncelikli görevlerinden birinin, İstanbul halkının güvenini boşa çıkarmamak olduğunu söyledi.

''İmamoğlu'nun başlıca görevi, İstanbul halkının güvenini boşa çıkarmamak''

Millet İttifakı Adayı İmamoğlu, 31 Mart yerel seçiminin ardından YSK'nın tekrarlanmasına karar verdiği 24 Haziran seçimlerinden galip çıktı. Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Sadi Güven, İmamoğlu'nun yüzde 54.21 oranında oy alarak, yarışı önde tamamladığını açıkladı.

Rusya Bilimler Akademisi Dünya Ekonomisi ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nün kıdemli araştırma görevlisi, Rusya Dışişleri Bakanlığı Diplomasi Akademisi öğretim görevlisi Doç. Vladimir Avatkov, Sputnik'e verdiği demeçte İstanbul'un yeni belediye başkanını birçok görevi olacağını, fakat en önemli görevleri arasında, İstanbulluların güvenini boşa çıkarmamak olduğunu söyledi.

'BU SADECE YOLUN BAŞLANGICI'

Avatkov, "Yeni belediye başkanının önünde, ilk sırada İstanbulluların birçoğunun kendisine duyduğu büyük güveni boşa çıkarmamak gibi bir görev var. O, 'Her şey güzel olacak' diye bir söz verdi ve elde ettiği zaferden sonra 'Her şey güzel odu' dese de, aslında bu sadece yolun başlangıcı" diye konuştu.

Kentteki ekonomik durum ile ilgili doğru adımların atılmasının önemine işaret eden Avatkov, "Seçmenlerin beklentilerinin yanı sıra akıllıca ekonomi politikası oluşturmak önemli, ki bu mevcut kriz çerçevesinde hiç te kolay olmayacak" dedi ve şöyle devam etti:

"İmamoğlu'nun zaferi, Türkiye siyasetinde yeni, genç bir yüzün zaferidir, bu da değişebilmenin olağan bir şey olduğu ülkenin tarihi politika süreci bakımından normal bir durumdur. Bununla birlikte, iktidardaki elit kesim gibi İmamoğlu'nun da tek bir sosyal sınıfına değil de toplumun geniş kesimlerine dayanmaya çalıştığını da belirtmek gerekir. İdeoloji bakımından kendisi, aynı iktidardaki elitler gibi laiklik temeline dayalı ılımlı muhafazakârlık ortaya koyuyor. Aradaki farkı ise yaşı, deneyimi ve nüanslar, en önemlisi de dış siyasetteki oryantasyonu oluşturuyor. Bu bağlamda söylediklerini değil, yaptıklarını değerlendirmekte fayda var."

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!