İleri evre kanser hastasına 5 seans ücretsiz destek!

İleri evre meme kanserli hastalar bir yandan hastalığın ağırlığıyla mücadele ederken diğer yandan da psikolojik ve sosyal sorunlarla boğuşuyor. Uygulamasına İstanbul'da başlanan pilot bir proje bu hastalara 5 seanslık ücretsiz psikolojik destek sunarak yaşamlarına çok anlamlı bir dokunuşta bulunuyor

İleri evre kanser hastasına 5 seans ücretsiz destek!

Psikososyal destek, metastatik (ileri evre) meme kanseri olan kadınlar için öncelikli ihtiyaç. Bu gerçekten yola çıkarak oluşturulan 'Metastatik Meme Kanseri Farkındalık ve Hasta Psikolojik Destek Projesi' meme kanserinin en ileri evresinde, ağır bir duygusal yükle yaşayan kadınların yükünü hafifletmeyi hedefliyor.

Proje, hastalara içinde bulundukları stres, anksiyete ve depresyona eşlik eden utanma, değersiz ve yalıtılmış hissetme gibi sorunlarla mücadelede ihtiyaç duydukları psikolojik ve sosyal desteği sağlıyor. Ayrıca hasta ve hasta yakınları tarafından bile anlaşılamayan metastatik meme kanseriyle ilgili farkındalığı artırıyor.

PSİKOLOJİK DESTEK RANDEVU HATTI

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği (TTOD), Europa Donna Hasta Derneği ve bir ilaç firmasının koşulsuz desteğiyle gerçekleştirilen projede metastatik meme kanserli hastalar uzman psikologlardan ücretsiz yardım alma imkânına kavuşuyor.

Uygulamasına ilk olarak İstanbul'da başlanan ve TTOD tarafından da onaylanmış projeye 2 psikolog destek veriyor. Yararlanmak isteyen hastalar ilk olarak, psikolojik destek randevu hattını arayarak uzman bir psikologdan randevu alıyorlar. Yapılan ilk görüşme sonrası hastanın ihtiyaçları doğrultusunda 5 seansa kadar ücretsiz görüşme imkânı sağlanıyor. Görüşmeler psikolojik destek kliniğinde yüz yüze gerçekleşiyor.

YANITLANMAMIŞ SORULAR İÇİN KİTAPÇIK

Proje kapsamında, hastaların meme kanseriyle mücadelenin her gününü daha iyi geçirmelerine yardımcı olmak amacıyla hazırlanan bir kılavuz kitapçık da var. Bu kitapçık, metastatik meme kanseri hastalarının akıllarında cevaplanmamış soruların yanıt bulmasına yardım ediyor. Ortadoğu ve Avrupa ülkelerinden, bazıları metastatik meme kanseriyle yaşayan, bazıları meme kanserini yenmiş kadınların da katkıda bulundukları kitapçık, hastaların hastalıklarını anlamalarına, bir sonraki adımlarının ne olması gerektiği konusunda karar vermelerine ve kendileri için en iyinin ne olduğunu kavramalarına yardımcı oluyor.

'FARKINDALIK ARTIŞI ERKEN TANIYI GETİRDİ'

TÜRK Tıbbi Onkoloji Derneği (TTOD) Başkanı Prof. Dr. Mahmut Gümüş, "Ülkemizde kadınlarda en sık görülen meme kanseri 'erken meme kanseri' ve 'metastatik meme kanseri' olarak ikiye ayrılıyor. Tüm metastatik kanserlerde kanser hücrelerinin kanserin oluştuğu doku dışında başka organlara da yerleşmesi 'metastaz' olarak adlandırılıyor" diyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor: "Metastatik meme kanserinde meme kanseri hücreleri meme dışında akciğer, karaciğer ve kemikte de görülebiliyor. Tıbbi onkoloji kliniklerindeki toplam kanser hastalarının yaklaşık yüzde 20-25'ini meme kanseri hastaları oluşturuyor. Her yıl yaklaşık 100 bin kişiden 40'ı meme kanseri tanısı alıyor. Bunların ancak yüzde 10-15'i başlangıçta metastatik olarak başvuruyor. Bu oranın 15-20 yıl öncesinde yüzde 30-40 civarında olması alınan yolun önemini gösteriyor. Bu konudaki farkındalığın artması ve tarama yöntemlerinin gelişmesi hastaların yüzde 85'inin erken evrede tanı alması anlamına geliyor."

İLACA ERİŞME ZORLUĞU EN BÜYÜK SORUN

EUROPA Donna Türkiye Başkanı Violet Aroyo, "Hastaların yaşadıkları en büyük zorluk, tedavide kullanmaları gereken ilaçlara kolayca erişememeleri" diyor ve ekliyor: "Psikolojik olarak kendilerini yalnız ve çaresiz hissettikleri için bu konuda destek bekliyorlar ve daha kolay tedavi olanakları istiyorlar. Ayrıca yakınlarının ve tedavi ekibinin hastalığın tekrarlamasından dolayı umutsuzluğa kapılmayıp onlara tam destek olmasını arzu ediyorlar. Biz de bu konuda çeşitli bilgilendirme ve destek toplantıları yaparak ileri evre meme kanseri hastalarına yanlarında olduğumuzu hissettiriyoruz."

PSİKOONKOLOJİ NEDİR?

Bedenimizde organik olarak ortaya çıkan birtakım sorunlar, doğal olarak psikolojimizi de etkiliyor. Tıpla ilgili bilim dallarında olayın psikolojik yönünü irdeleyip bilim dallarıyla ilişki içerisinde olan alanlardan birinin de kanser hastalarının psikolojilerini inceleyen 'psikoonkoloji' olduğu belirtiliyor.

MEME KANSERİNE KRONİK HASTALIK YAKLAŞIMI

Metastatik (ileri evre) ve erken evre kanserler arasındaki en büyük farkın erken evrede hastalığın her zaman tamamen iyileşme olasılığı olduğuna dikkat çekiliyor. Erken evre hastalıkların bir süre sonra nüksetme ihtimali olsa da yarıya yakınında hastalık ömür boyu görülmüyor. 'Metastatik meme kanseri' denildiğin deyse kronik bir hastalıktan bahsediliyor. Hastalığın tedavilerle ilerleyip vücudun başka yerlerine zarar vermesi geciktirilip önlense de tamamen yok olması daha zor bir olasılık olarak görülüyor. Metastatik meme kanserinde amacın, hastalığı birlikte yaşanması mümkün kronik bir hastalık haline getirmek olduğu belirtiliyor.

HASTANIN PSİKOLOJİK DESTEK İHTİYACI KARŞILANMIYOR

Ülkemizde tıbbi onkolog sayısının 634 olduğu belirtiliyor. Onkolog sayımızın Batı ülkelerinin yaklaşık yarısı kadar olması Türkiye'deki onkologların hastalarını tedavi etmek için 2 kat daha fazla efor sarf etmeleri anlamına geliyor. Özellikle İstanbul'da yaşanan hastane dönüşümleri ve yeni hastane inşaatları nedeniyle, hasta yatışlarında sorunlarla karşılaşılabiliyor. Yakın gelecekte yatak kapasitesinin artmasıyla bu eksikliğin de giderileceği düşünülüyor. Türkiye'de hastalar beslenme, psikoloji ve sosyal durumları konusunda çok fazla destek alamıyor. Onkoloji kliniklerinde hastalara verilen psikolojik desteğin de oldukça yetersiz olduğuna dikkat çekiliyor. Oysa tedavi ekibinde tedavinin bir parçası olarak mutlaka bir psikolog, bir diyetisyen ve bir sosyal hizmet uzmanının olması gerekiyor. Metastatik meme kanserleri üzerinde oluşturulan pilot projeden alınacak olumlu sonuçların, sonrasında bu projenin geniş kapsamlı bir proje haline getirilebilmesi noktasında yol gösterici olacağı belirtiliyor.

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!