Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

Hayalet ağlardan temizlenen Saint Didier batığı, balıklara yuva oldu

Antalya Yat Limanı açığında denizin derinliklerinde bulunan Saint Didier batığının çevresindeki 'hayalet ağlar' temizlenince, su altı yaşamı renklendi. Çeşitli türden balıklar, ağların kaldırılmasının ardından batığı yeniden yuva edindi.

Hayalet ağlardan temizlenen Saint Didier batığı, balıklara yuva oldu

Sezon başında 'hayalet ağ' olarak bilinen balıkçı ağlarına teslim olan Saint Didier batığının çevresindeki doğal yaşam da tehlikeye girdi. Hayalet ağlar nedeniyle birçok balıkağ ile gemi arasında sıkışarak can verirken, birçoğu da batığı terk edip başka yerlere göç etti.

Koronavirüs salgını döneminde uzun süre dalışa kapalı olan Saint Didier batığına sezonun ilk dalışını haziran ayında yapan Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu İl Temsilcisi İsa Alemdar, batığın çevresindeki hayalet ağları görünce harekete geçti. Arkadaşlarıyla birlikte batığı ağlardan temizleyen Alemdar, sonrasında batıktaki ekosistemin canlandığının müjdesini verdi. Batığı yuva edinen türlerin hayalet ağlar nedeniyle bölgeden uzaklaştığını kaydeden Alemdar, "Şimdi rengarenk balık türleri batığın içinde yuvalanmış vaziyette. Dalışlarımızda sık sık karşılaşıyoruz. Saint Didier, bölge için çok önemli bir batık. Tarihi ve gerçekçi. Geminin çevresindeki doğal yaşam ise buraya dalış yapan turistleri hayran bırakıyor. Sadece bu batığa dalış yapmak için yüzlerce turist Antalya'ya geliyor" dedi.

POPÜLER DALIŞ NOKTALARINDAN BİRİ

Antalya bölgesinde en çok dikkati çeken batığın, Kaleiçi Yat Limanı açığında 'Fransız Sosyete Batığı' olarak bilinen İkinci Dünya Savaşı sırasında batan St. Didier gemisine ait batık olduğunu sözlerine ekleyen İsa Alemdar, "Savaş batıkları arasında St. Didier'in çok emsali yok. 18 metre derinlikte başlar, 30 metrede biter. Batık tek parça halindedir. Buraya yurt dışından gelen meraklıların dalışını gerçekleştiriyoruz. Batığı görenler, St. Didier batığının emsalsiz olduğunu her fırsatta dile getiriyor. Burası, dalış turizmi için, Antalya için altın bir bilezik" diye konuştu.

'İnsanlık tarihinin en eski yerleşim yeri' harabeye döndü

Karadeniz Bölgesi'nin ve insanlık tarihinin en eski yerleşim yeri olarak bilinen, geçmişi M.Ö. 60 binli yıllara kadar uzanan Samsun'daki arkeolojik sit alanı Tekkeköy Mağaraları, harabeye döndü. Tarihi mağaranın kirletilen duvarları, sprey boya ile yazılan aşk ilanlarıyla doldu.

Tekkeköy ilçesinde Fındıcak ve Çınarlı dereleri boyunca yükselen ve geçmişi M.Ö. 60 binli yıllara kadar uzanan, insanlık tarihinin en eski yerleşim yerlerinden biri olarak kabul edilen arkeolojik sit alanı Tekkeköy Mağaraları, harabeye döndü. Geçmişi Eski Taş Çağı'na kadar uzanan Tekkeköy Mağaraları, madde ve alkol bağımlılarının da mekanı haline geldi. Duvarları sprey boya ile yazılıp, aşk ilanlarıyla dolan mağaraların içler acısı hali ise görenlerin tepkisini çekiyor. 'Mağaralara girmek, gezmek tehlikeli ve yasaktır' yazılı uyarılara aldırış etmeyen kimi vatandaşlar da bölgeye gelişigüzel, plastik su şişeleri, tıbbi maskeler, kağıt parçaları atıp kirliliğe neden oluyor. Bölge sakinleri, tarihi Tekkeköy Mağaraları'nın alınacak önlemlerle koruma altına alınmasını istiyor. 

'BU ŞEKİLDE OLMASI ÇOK ÜZÜCÜ'

Tarihi alanı gezmeye gelen Yıldıray Efe, "Bu bölgeye çok ziyaretçi geliyor, gerçekten gezilip görülmesi gereken bir yer ama ne yazık ki bazı vatandaşlar, bu alanı kötü bir hale getirmiş durumda. Mağaraların içine girmişler, yemişler, içmişler ve çöplerini bırakıp gitmişler. Buranın çok daha temiz ve nezih olması gerekiyor. Bu şekilde olması çok üzücü. Mağaranın duvarlarına da yazılar yazılmış, kimisi isim yazmış, kimisi sevdiğini yazmış, bunlar hoş değil. Herkesin bilinçli olması gerekiyor" dedi.

'YAZILAR YAZMIŞLAR, MASKELERİNİ ATMIŞLAR'

Tekkeköy Mağaraları Arkeoloji Vadisi'ni gezmeye geldiğini belirten Muhammet Özdemir de, "Burası tarihi bir yapı, bu nedenle herkesin dikkat etmesi gerekiyor. Ne yazık ki bazı vatandaşlar yüzünden mağaraların içi çok kötü durumda. Duvarlarına yazılar yazılmış, her yerde çöpler var. Bu alanın korunması gerekiyor. Aslında bu alanı gezerken korkuyoruz da çünkü 'acaba yukarıda birileri var mı?' diye endişe duyuyoruz. İnsanların bilinçli olması gerekiyor. Görevliler, bu alanı kontrol edebilir. Bütün mağaraların duvarlarında yazılar var. İnsanlar kullandıkları maskeleri atmışlar, çöplerini bırakmışlar, gerçekten çok üzücü bir durum. Çok güzel bir yer ama korunması gerekiyor" ifadelerini kullandı.

'MAĞARALARI GEZERKEN ÜZÜLDÜK'

Emine Özdemir ise, "Biz gezerken, gençler mağaranın içinde yiyip içmeye devam ediyordu. Her yerde çöpler var, tereddütle çıktığımız yerler de bile çöp gördük. Kullandıkları maskeleri, şişeleri hep atmışlar. Alanı gezerken, buranın biraz başıboş olduğunu gördüm. Müzeye girdik, orada da kimse yoktu. Yanlışlıkla başka bir odaya girdik hatta. Bu alanın korunması gerektiğini düşünüyorum, çünkü doğal ve tarihi bir alan. Ne yazık ki insanlar mağaraların her tarafını mahvetmişler, gezerken üzüldük" şeklinde konuştu.

TEKKEKÖY MAĞARALARI

Tekkeköy Mağaraları, MÖ 60.000 ila MÖ 15.000 yılları arasına tarihlendiriliyor. Alanın, bilim insanları tarafından Nuh Tufanı'ndan sonra insanların yaşamaya başladığı 3 yerden biri olduğu iddia ediyor. Büyüklü küçüklü mağaraların yer aldığı vadi, kente gelen yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Bölgenin kayaç yapısı nedeniyle mağaraların, üst üste bulunması sebebiyle de katlı yaşamın ilk yerleşkesi olduğu ifade ediliyor. 1977 yılında sit alanı ilan edilen ve 2013'te ziyaretçilere açılan Tekkeköy Mağaraları'nın yalnızca 96 bin metrekarelik kısmı gezilebiliyor. 360 bin metrekarelik bir alana yayılan vadide başlatılan çalışmalar ise sürüyor.

 

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!