Halık Levent hakim karşısında

İzmir'de, 'Çıkar amaçlı silahlı suç örgütünü kurmak ve yönetmek, yağma, tehdit, kasten yaralama, hürriyetinden yoksun kılma, dolandırıcılık, ihaleye fesat karıştırma, tefecilik ve örgüte bilerek yardım etmek' suçlamasıyla 11'i tutuklu 51 sanık hakkında açılan davada tutuksuz yargılanan şarkıcı Haluk Levent de ifade verdi. Levent, "Ben iyi bir ses sanatçısı olabilirim ama iyi bir yönetici hiçbir zaman olamadım. Kimsenin burnunun kanamasını bile istemeyen bir insanım. Bu durum benim siyasi ve toplumsal üslubuma da son derece aykırı. Çete üyesi olarak burada bulunmaktan çok tatsızım" dedi.

Halık Levent hakim karşısında

Piyasada çeşitli kişilere borçları bulunan işadamlarının kendilerini tehdit eden bir grubun zorla tahsilat yaptığına yönelik şikayetleri üzerine, İzmir Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri 2008 yılında çalışma başlattı. Elebaşılığını M.K.'nin yaptığı çeteye, 29 Kasım 2011'de eş zamanlı operasyon düzenlendi. İzmir, İstanbul ve Bursa'da yapılan operasyonlarda, aralarında dizi oyuncusu Erkan Petekkaya, organizatör Ahmet San ve lider konumundaki M.K.'nin de bulunduğu 51 kişi gözaltına alındı. Petekkaya ve Ahmet San'ın da aralarında bulunduğu 12 kişi, ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı. Haluk Levent de Kıbrıs'ta gözaltına alınıp İzmir'e getirildi ve ifade verdikten sonra serbest kaldı.

11'i tutuklu 51 sanık ile 48 mağdur ve 9 müştekisi bulunan dava 12 Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandı. Savcı, tutuklu yargılanan çete lideri M.K.'ya 566 yıl, sanatçı Haluk Levent'e 21, organizatör Ahmet San'a ise 20 yıl hapis cezası istedi.

İFADESİ GÖRÜNTÜLÜ ALINDI

İfadelerin görüntülü sistemle kaydedildiği duruşmaya, tutuklu sanıklar, bir kısım tutuksuz sanık ve avukatları katıldı. Duruşmaya avukatı Bilge Özer'le gelen tutuksuz sanık Haluk Levent, çete lideri olduğu iddiasıyla yargılanan M.K. İle 10 yıldır dostluk ilişkisinin olduğunu, ailece görüştüğünü, ekonomik açıdan da ilişkisinin bulunduğunu, bazı borçlarına kefil olup ödediğini söyledi. M.K'nin 'adamı' olduğu yönündeki iddiaları kabul etmediğini, 35 tefeciyle ilişkisinin olduğunu, bu konuda M.K. ile birlikte mücadele ettiğini, üç kez borcunu tefecilere ödeyemediği için cezaevine girdiğini anlatan Levent, "Aramızdaki ilişkide aile gibiydik. Eğer benim ekonomimi kontrol etmiş olsaydı başıma bu olayların hiçbirisi gelmezdi. Daha kontrollü bir ekonomik yapım olurdu. Ben iyi bir ses sanatçısı olabilirim ama iyi bir yönetici hiçbir zaman olamadım. Çetelerle ilgili yapılan uygulamaları ve mücadeleleri defalarca kez şarkılarımda, makalelerimde ve yazılarımda dile getirdim" diye konuştu.

SİLAHA KARŞIYIM

Levent, asla silahla, tehditle işinin olmadığını, olamayacağını, hatta hayatı boyunca bunlarla mücadele ettiğini, Samsun ve Adana'da polisle birlikte silahsızlanma eylemine katıldığını, Bosna'dan Filistin'e barış için mücadele ettiğini, Kastamonu'da İsrail karşıtı pankart astığını, dolayısıyla böyle bir çete davasında sanık olmaktan dolayı hicap duyduğunu, onuruna dokunduğunu söyledi. 3 villa satın aldığı dönemde M.K.'den borç aldığını, 2 villanın parası ödediğini, diğerinin parasını peyderpey ödemeye devam ettiğini ifade eden Levent, "Muzaffer ağabeyin ekonomik açıdan beni kontrol altında tutması gibi bir şey söz konusu değil. Alacaklılarımla bir ilişkisi yok. Burada olduğum için kendimi kötü hissediyorum" dedi.

TEHDİT ETMESİNİ SÖYLEMEDİM

Adil Özdemir'den aldığı borçla ilgili tape'lerde tehdit ettiğiyle ilgili ifadelerin geçtiğini, kimseyi tehdit edecek bir insan olmadığını belirten Levent, "Borçlar ve ödemelerle ilgili Muzaffer ağabey ile çok sayıda konuşmam olmuştur. Zaman zaman insancıl hislerle serzenişte bulunduğum da olmuştur ama kesinlikle tehdit istemem gibi bir şey söz konusu olamaz. Kimsenin burnunun kanamasını bile istemeyen bir insanım. Kimseyi dövdürmem gibi bir şey söz konusu olamaz. Bu durum benim siyasi ve toplumsal üslubuma da son derece aykırı. Çete üyesi olarak burada bulunmaktan çok tatsızım" şeklinde konuştu.

BANA KONSER DÜZENLEDİ

Savunma avukatlarından Özkan Yücel'in M.K'nin albüm ve konser organizasyonlarına müdahale edip etmediği yönündeki sorusu üzerine Levent, "Muzaffer ağabey benim bir iki albümümde teşekkür ettiğim bir kişidir. Avrupa konserlerim için elinden geleni yapmıştır. Aramızdaki ticari ilişkiler de son derece iyidir. Arabasını satıp borcumu verdiğini bilirim" karşılığını verdi.

Haluk Levent, Abdülcevat Ö. isimli şahsı tehdit edilmesi ile ilgili soru üzerine, "Tehdit edildiği iddia edilen kişi ile görüşüyoruz. Ailesiyle ve çocuklarıyla bile görüşürüz. Telefonda çok kez görüşmüşüzdür. Korumam yok ve yanımdakilerin sopa bile taşımasına izin vermem" dedi.

10 YILDIR TANIYORUM

Çete lideri iddiasıyla tutuklu yargılanan sanık M.K., Haluk Levent'i 10 yıldır tanıdığını, birlikte birçok sorunu sırtladıklarını, çok zor günler geçirdiklerini söyleyerek, "Ama Haluk şu an benim örgütüm olduğu iddia edilen kişilerden hiçbirisini tanımaz. Örgütüm olduğu iddia edilen insanlar da ne Haluk Levent'le olan ilişkimi, ne de müzik piyasasında iş yaptığımı bilir. Eğer ben bir örgütün lideri olsam bu tür olaylarda bu kişileri kullanırdım. Ama bu arkadaşların bu olaylardan hiçbirinden haberi bile yok" dedi.

Ticari ilişkileri gereği zaman zaman tartışmaların yaşanabileceğini, bunun normal olduğunu, ancak iddianamede 'örgüt' iddiası nedeniyle bunların suç gibi görüldüğünü dile getiren M.K., "Ben iddianameyi kabul etmiyorum. Suçlamalar eğer örgüt olmasa herkesin başına gelebilecek küçük olaylar. Ama örgüt suçlamasıyla yargılandığımız için herşey çok farklı bir boyutta değerlendiriliyor" ifadelerini kullandı.

HAYRANLARI İLE FOTOĞRAF ÇEKTİRDİ

Mahkeme heyeti Haluk Levent'in ifadesini vermesinin ardından duruşmaya ara verdi. Levent, koridorda kendisini bekleyen hayranları ve adliye çalışanları ile bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi. Levent, daha sonra hayranı olan ve ölen kanser hastası bir kadının çocuğunun karnesini almak için Alaşehir'e gitti.

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!