GAÜN'de "Gaziantep'te Suriyeliler: Başarı Hikayeleri" protokolü

Gaziantep Üniversitesi'nde (GAÜN) İpekyolu Kalkınma Ajansı'nın Kent Kültürü ve Kentlilik Bilincinin Geliştirilmesi Mali Destek Programı çerçevesinde "Gaziantep'te Suriyeliler: Başarı Hikayeleri" adlı projenin imza töreni yapıldı. 

GAÜN'de ''Gaziantep'te Suriyeliler: Başarı Hikayeleri'' protokolü

GAÜN Sosyoloji Bölümü tarafından hazırlanan "Gaziantep'te Suriyeliler: Başarı Hikayeleri" adlı proje, Rektör Prof. Dr. Ali Gür ve İpekyolu Kalkınma Ajansı (İKA) Genel Sekreteri Dr. Burhan Akyılmaz tarafından GAÜN Senato toplantı salonunda düzenlenen törenle imzalandı. Projenin imza töreninde konuşan Rektör Prof. Dr. Ali Gür, Gaziantep'te göç olgusunun hemen hemen her dönem yaşandığını belirterek, Gaziantep Üniversitesi bünyesinde kuruluşu tamamlanan ve Bakanlar Kurulu tarafından onaylanan Göç Enstitüsü'nün önemine vurgu yaptı ve Göç Enstitüsünün Türkiye'de alanında bir ilk olduğunu sözlerine ekledi. 

Rektör Prof. Dr. Gür, Suriye'deki savaştan canlarını kurtarmak için başta Gaziantep olmak üzere bütün Türkiye'ye sığınan insanların oluşturduğu toplumsal etkilerin ve sonuçların, bu enstitü bünyesindeki çalışmalarla daha sağlıklı bir şekilde ele alınacağına ve anlaşılacağına vurgu yaparak "Göç Enstitüsü hem Türkiye'de hem Gaziantep'te hem de üniversitemizde fark yaratan bir kurum olacaktır" dedi.

Projenin amacı ve kapsamı hakkında bilgi veren Proje Sorumlusu GAÜN Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Nuri Gültekin, Suriye'de patlak veren çatışmalarla birlikte yaşanan göçe en çok maruz kalan şehirlerin başında Gaziantep'in geldiğini belirtti. Doç. Dr. Gültekin, "Gaziantep, yalnızca hayatını idame ettirmek isteyen göçmenler için bir çekim merkezi değil, aynı zamanda Türkiye'nin değişik şehirlerine gitmek isteyen Suriyeliler için de en önemli dağılım merkezlerinden biridir. Türkiye kamuoyunda daha ziyade, bu göç sürecinin olumsuz yanları görünür olma eğilimi taşımaktadır. Oysa iş hayatında, sanatta, eğitimde, sağlık sektöründe ve daha birçok alanda Suriyeli göçmenlerin sergiledikleri uyum, gösterdikleri başarılar ve bunun sonucunda gerçeklesen entegrasyon gündelik hayatta giderek daha bir görünür hale gelmektedir. Yedi yılı aşkın süredir devam eden ve çoğu bakımdan Türkiye'ye entegrasyonu da içeren bu süreçle beraber Gaziantep'teki yasam ve kentlilik biçimlerinin önemli bir şekilde dönüştüğü, hem Suriyelilerin hem de Gaziantep sakinlerinin birbirlerini karşılıklı etkilediği görülmektedir. Bu projenin genel amacı bu süreçle birlikte Suriyeli göçmenlerin geliştirmiş olduğu kentlilik bilinci ve kent imajına yaptıkları katkıyı ortaya çıkarmanın yanında, insanların Gaziantep gibi büyük bir sanayi kentinde yeniden kurdukları hayatların ve başarıların görünür kılınmasını da sağlamaktır" dedi. Doç. Dr. Gültekin, "Bu proje, Gaziantep'te başarılı olmuş, uyum sağlamış, kentin sunduğu imkanları değerlendirmiş ya da kendi imkanlarını oluşturmuş 200 Suriyeli göçmenin başarı hikayesini bir araya getirmeyi amaçlıyor. Bunu yaparken sorunları ve sorunlu vasıfları göz ardı etmektense, bu sorunları aşarak gündelik, iktisadi, kültürel ve toplumsal hayata entegrasyon gösterenlerin bireysel hikayelerini derlemeyi hedeflemekteyiz. Bu amaçla toplayacağımız 200 hikayede iş hayatı, eğitim, sanat, sağlık gibi alanlarda ön plana çıkmış bireylerin hikayelerine eğileceğiz. Yapacağımız çalışma, Suriyeli göçmen nüfusla Gaziantep'te önceden yaşayanların karşılıklılık esasına dayalı geliştirmiş olduğu ilişkiyi ortaya çıkarmayı planlamaktadır. Şöyle ki, göçmenlerin yapmış olduğu yatırımlar üzerinden kentlilik bilincine varmaları, kent kültürüne katkı sunmaları, kentin imkanlarıyla tanışmaları ancak Gaziantep gibi girişimci ruhun oldukça belirgin olduğu, çok kültürlü geçmişinin getirmiş olduğu hoşgörü ikliminin tanıdığı imkanla mümkün olabilmektedir. O halde bu ilişkinin ortaya çıkarılmasıyla, hem Suriyeli göçmenlerin bir sorundan ibaret olmadıkları gerçeği görülebilir hem de Gaziantep kentinin bu anlamda oynadığı pozitif rolün hakkı teslim edilebilir" diye konuştu. 

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!