Fransız yetkililere soykırım soruşturması

Ruanda'da 1994 yılında 800 binden fazla kişinin ölümüyle sonuçlanan soykırıma karışan Fransız yetkililer hakkında soruşturma açıldı.

Fransız yetkililere soykırım soruşturması

Ruanda Başsavcısı Richard Muhumuza yaptığı yazılı açıklamada, Ruanda  Ulusal Soykırımla Mücadele Komisyonunun (CNLG) geçen pazartesi, 22 Fransız üst  rütbeli subayın soykırımdaki rolünü ortaya koyan bir rapor yayınladığını  belirtti.

Bu iddiaların aydınlatılması amacıyla soruşturma başlatıldığını  bildiren Muhumuza, "Raporda yer alan 20 Fransız yetkili hakkında soruşturma  başlatıldı. Soruşturmada başka Fransız yetkili veya memurların da yardımına  ihtiyaç duyulabilir. Paris'teki yetkililerden samimi iş birliği bekliyoruz."  ifadesini kullandı.

Dönemin Genelkurmay Başkanı Jacques Lanxade ile yine emekli generaller  Christian Quesnot, Jean-Pierre Huchon ve Jean-Claude Lafourcade'ın isimleri de  raporda yer alıyor. Fransız üst rütbeli subaylar, soykırımı yapanları eğitmek ve  onlara silahla cephanelik tedarik etmekle suçlanıyor.

FRANSA SİYASİ HATALARI KABUL EDİYOR

Ruanda'nın 2008'de ve 2010'da yayımladığı diğer iki rapora göre,  Fransa, dönemin Devlet Başkanı Juvenal   Habyarimana'nın suikastıyla başlayan  dönemden önce ve Tutsiler soykırıma maruz kalırken (1990-1994) Ruanda hükümetine  askeri, maddi ve diplomatik yardımda bulundu.

Fransa hükümeti, bazı uluslararası gözlemci kuruluşlar ve Ruandalı  yetkililerin "Fransa'nın soykırımda sorumluluğu olduğuna ilişkin suçlamalarına"  karşı çıksa da Kasım 2007'de soykırımı önlemeyi ya da durdurmayı engelleyen bazı  "siyasi hataların" yapılmış olabileceğini kabul etti.

KATOLİK KİLİSESİ ÖZÜR DİLEDİ

Ruanda'daki Katolik Kilisesi de geçen hafta kilisenin soykırımda  oynadığı rol nedeniyle Ruandalılardan özür dilemişti. Katolik Piskoposlar  Konferansı tarafından yayımlanan bildiride, "Kilisenin yaptığı tüm yanlışlar için  özür diliyoruz. Tüm Hristiyanlar adına yaptığımız yanlışların her türlüsü için  özür diliyoruz. Tanrı'ya bağlılık yeminlerini bozan kilise üyelerini esefle  karşılıyoruz." ifadesine yer verilmişti.

Kilise üyelerinin soykırımı planladığı, soykırım yapılmasına yardımcı  olduğu kabul edilen bildiride, "Nefret suçunu ülkede yaygınlaştırdığımız için  bizi affedin. Bir aile olduğumuzu göstermek yerine birbirimizi öldürdük."  değerlendirilmesinde bulunulmuştu.

SOYKIRIMIN ARKA PLANI

Bazı kaynaklara göre, 1890 Brüksel Konferansı'nda egemen devletlerce  Ruanda, önce Almanya idaresine, Birinci Dünya Savaşı'nın ardından da Belçika'ya  verildi.

Ülke halkının yüzde 90'ı Hutu, yüzde 9'u Tutsi, yüzde 1'i ise  Pigmeydi. Pigmeler yaşam alanı ve kültür olarak diğerlerinden farklı olsa da o  güne kadar bir arada yaşayan Tutsi ve Hutular birbirlerinden çok farklı  görünmüyordu ancak Belçika yönetimi onları fiziksel özelliklerine göre ikiye  ayırdı ve Tutsilere daha ayrıcalıklı davranmaya başladı.

İkinci Dünya Savaşı'nın bitmesiyle bağımsızlığını kazanan Ruanda'da  seçimlerde, PARMEHUTU Hareketi (Hutu Özgürlük Hareketi) iktidara geldi. 1973'te  Habyarimana darbeyle iktidarı ele geçirdi.

Tutsiler, gittikleri ülkelerde eğitim alarak dönüş için organize  olmaya çalıştı. Bu amaçla kurulan Ruanda Yurtseverler Birliği (RYB) Ruanda  hükümetine baskı kursa da çözüme ulaşılamadı. 1990'dan 1992'ye kadar ülkede  yaşanan iç savaş ateşkesle geçici olarak durduruldu. Bu sürede soruna "kalıcı  çözüm" bulmak isteyen aşırı uçtan Hutular aldıkları kararları hayata geçirmek  istedi.

Hutular Interahamwe adında örgütler kurarak Tutsiler ve ılımlı  Hutuları fişledi ve devlet başkanı Habyarimana'nın uçağının 6 Nisan 1994'te   düşürülmesiyle olaylar başladı.

Interahamwe üyeleri, ellerindeki listelere bakarak 100 gün süren  katliamda  eğitimli Tutsi ve ılımlı Hutular başta olmak üzere 800 binden fazla  kişiyi öldürdü.

Yıllarca yaşananlara duyarsız kalmakla suçlanan Fransa, kendi  topraklarında yakalanan soykırım zanlıları için 2012 yılında özel bir mahkeme  kurdu ve burada yargılanan eski Ruanda İstihbarat Şefi Pascal Simbikangwa 25 yıl  hapis cezasına çarptırıldı.

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!