Fakıbaba: Gübre desteğini direkt olarak verseydik daha iyi olurdu

Gübredeki KDV oranını yüzde 18'den sıfıra indirerek çiftçilere yıllık ortalama 1 milyar lira dolaylı destek sağladıklarını belirten Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, "KDV ile değil de direkt olarak vermiş olsaydık daha mı iyi olurdu? Evet, burada bir öz eleştiri var, daha iyi olurdu" dedi.

Fakıbaba: Gübre desteğini direkt olarak verseydik daha iyi olurdu

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Bloomberg HT'nin düzenlediği Tarım ve Gıda Zirvesi'ne katıldı. Şişli'de bir otelde düzenlenen etkinliğe Bakan Fakıbaba'nın yanı sıra Bloomberg HT Genel Yayın Yönetmeni Cüneyt Başaran, Ziraat Bankası Kredi Politikaları Genel Müdür Yardımcısı Cengiz Göğebakan ve çok sayıda davetli katıldı. 

"TARIMSAL HASILATTA AVRUPA'DA BİRİNCİ SIRAYA YÜKSELDİK" 

Programın açılışında konuşan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, "2018-2022 strateji planımızı yayınladık. Plan kapsamında sürdürülebilir üretimi, yeterli ve güvenilir gıdaya erişimi kırsal kalkınmayı ve rekabet edebilirliği sağlamak amacıyla planın temel stratejisini milli tarım, güçlü yarın olarak belirledik. Tarım sektörü 2003-2017 yılları arasında 15 yılın 13'ünde büyüdü. 2013-2017 yılları döneminde Türkiye'de tarımın yıllık ortalama büyümesi yüzde 2.6'dır. Tarımsal hasılatta Avrupa'da birinci sıraya yükseldik. Ve 2005'ten beri de birinci sıradayız. Çiftçi kardeşlerimize önem veriyor ve onları destekliyoruz. Her geçen yıl da desteğimizi arttırıyoruz. Şartlara göre de revize ediyoruz. 2002 yılında 1.8 milyar Türk Lirası olan destek miktarımızı 8 kat arttırarak 2018'de 14.5 milyar Türk Lirası'na çıkarttık" diye konuştu. 

"DESTEKLENECEK ÜRÜNLER 3 YILLIK DÖNEMLER HALİNDE AÇIKLANACAK" 

"Çiftçimize son 15 yılda 105 milyar Türk Lirası destek vermişiz" diyerek sözlerine devam eden Fakıbaba, "Desteklerimiz havza bazlı destekleme modeli kapsamında devam edecek, planlı üretimi sağlayacak, bu modelle stratejik önemi olan 21 ürünü en iyi yetişeceği havzalarda desteklemeye devam edeceğiz. Buğday ile yem bitkisi ise bütün havzalarda destek kapsamında olacak. Desteklenecek ürünler 3 yıllık dönemler halinde açıklanacak. Çiftçiye her zaman ekonomik destek veriyoruz. Bu bağlamda ödemeler Nisan ve Eylül, Ekim aylarında yılda iki kez topluca olacak. Yani ekerken ve hasadını alırken kimseye muhtaç olmadan biz bu kardeşlerimize desteklerimizi, hak etmiş olduğu desteği vermiş olacağız" diye konuştu. 

"GÜBRE DESTEĞİNİ KDV İNDİRİMİ OLARAK DEĞİL DE DİREKT OLARAK VERSEYDİK DAHA İYİ OLURDU" 

Tarımsal kredilerde yüzde 25 ile yüzde 100 faiz indirimi uygulamasının devam edeceğini söyleyen Fakıbaba, "2018 yılında ise başbakanımızın talimatıyla bir ilke daha imza atarak çiftçilerimizin kullandığı mazotun yarısını ödemeye başladık. Bu kapsamda 1.8 milyar Türk Lirası destekleme ödemesi yaptık. 2018 yılında da inşallah bunu uygulayacağız. 2005-2017 döneminde gübre maliyetinin ortalama yüzde 15'ini destekleyerek üreticilerimize 7.5 milyar Türk Lirası ödeme yaptık. 2016 yılında gübredeki KDV oranını yüzde 18'den sıfıra indirerek çiftçimize yıllık ortalama 1 milyar Türk Lirası dolaylı destek sağladık. 2018 yılında üreticimize alan bazlı olarak 530 milyon Türk Lirası gübre desteği verdik. Samimi bir bakanınız olarak, esasında KDV oranını yüzde 18'den sıfıra indirdik ve 1 milyar Türk Lirası destek sağlamışız. KDV ile değil de direkt olarak vermiş olsaydık daha mı iyi olurdu? Evet, burada bir öz eleştiri var, daha iyi olurdu. Onun için bunları hep revize edeceğiz inşallah" dedi. 

"1944-2002 DÖNEMİNDE HAYVAN SAYILARI TERÖR OLAYLARI YÜZÜNDEN AZALDI" 

1944-2002 döneminde hayvan sayılarının terör olayları yüzünden azaldığını söyleyerek konuşmasını sürdüren Fakıbaba, "Bunda terörün çok büyük etkisi oldu. Allah kahretsin ama özellikle devletimiz son zamanlarda yapmış olduğu müthiş faaliyetlerle, artık halkımız bizim yanımızda. Devletine, bayrağına, vatanına, milletine sadık bir şekilde. Artık terör örgütlerinin amacının ne olduğunu çok iyi bilen, bilinçli halkımızla biz bunun sayılarının çok daha fazla artacağına inanıyoruz. Halkımız şunu anladı, özellikle Güney Doğu'da, Doğu'da, bunlar bizim hakkımızı korumuyor, bunlar başka ülkelerin piyonları, bunlar bizi bölmek istiyor, bunlar bizim zenginliğimizi almak istiyorlar, bunlar demokrasimizi yok etmek istiyorlar, bunlar bizi esir olarak kullanmak istiyorlar, onlar başka ülkelerin piyonları, onlar da bizi piyon olarak kullanıyorlar. Oysa, biz bu ülkenin Kürdü, Türkü, Arapı, Lazı, Çekezi, hepimiz bir kardeşiz. Ayrımcılık yok. Ama maalesef başka ülkelerin piyonu olan terör örgütleri, sözde kendi ırkından vatandaşları korumaya çalışırken o vatandaşları da esir almak niyetindedir. Çünkü anlar bunun karşılığında bir bedel alıyorlar. O patronlarına o bedeli ödemek zorundalar" şeklinde konuştu 
 

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!