Fabrikasyon halılara rağmen dokuma tezgahını bırakmıyor

Antalya'da Döşemealtı halısının son sanatkarlarından olan Nazife Aktan, gelişen teknolojiye inat el emeği göz nuru halılar dokumaya devam ediyor.

Fabrikasyon halılara rağmen dokuma tezgahını bırakmıyor

Antalya'nın Döşemealtı ilçesinde, ilçenin adıyla üretilen, kendine has motifleriyle dikkati çeken Döşemealtı halısının son sanatkarlarından olan Nazife Aktan, gelişen teknolojiye inat el emeği göz nuru halılar dokumaya devam ediyor.

Teke Yörükleri'nin, Antalya ve çevresine yerleşerek dokumacılık kültürünü bölgeye yaymasıyla, yörede asırlardır dokunan, doğal bitkilerden elde edilen kök boyası ile motiflenen Döşemealtı halısı, el dokuması halılara talebin azalmasına rağmen, ilçedeki bazı evlerde tahta tezgahlarda dokunarak yaşatılmaya çalışılıyor.

Dokumacılığın son temsilcilerinden Nazife Aktan, bir yandan torunlarıyla ilgilenirken diğer yandan sanatını icra ediyor. Halının adını aldığı ilçedeki Kovanlık Mahallesi'nde yaşayan Aktan, yaptığı halıları, alıcı bulamayınca kendisinden hatıra kalması için yakınlarına hediye ediyor.

Aktan, yaptığı açıklamada, halı dokumaya 12 yaşında başladığını, o yaşlarda her evde ikişer, üçer tezgah bulunduğunu söyledi.

"Halılardaki motifler yaşantımızdan kesitleri yansıtıyor"

Çocukluğunda köyde 500'ün üzerinde tezgah olduğunu, şimdi ise 4-5 kişinin bu halıyı yaşatmaya çalıştığını dile getiren Aktan, "Çocukluğumda köyün geçim kaynağı bu halılardı. Bu halılar sayesinde insanlar düğün yapardı. Evlerini kurarlardı. Önceden halılar tezgahtan çıkmadan satılırdı. Şimdi alan da yok soran da. Herkes fabrikasyon halıların peşinde." dedi.

Yörükler olarak yaşantılarını halılara yansıttıklarını anlatan Aktan, şöyle konuştu:

"Halılardaki motifler yaşantımızdan kesitleri yansıtıyor. Yörük deve görmüş, deveyi işlemiş, gül görmüş gülü, su akışını görmüş suyu halıya yansıtmış. Halıların iplerini koyun yününden elde ediyoruz. Bu ipleri doğal bitkileri kaynatarak elde ettiğimiz farklı renklerdeki kök boyayla boyuyoruz. Halıyı yaparken büyük emek sarf ediyoruz. Bunu maddi karşılığı olduğu için değil sanatımızı sevdiğimiz için yapıyoruz."

"Halılarımızın renkleri solmaz, hiç kimyasal girmiyor"

Döşemealtı halısının renklerinin solmadığını belirten Aktan, şöyle devam etti:

"Halılarımızın renkleri solmaz, hiç kimyasal girmiyor, 10 yıl sonra da pırıl pırıl parlar. Makine halılarının bir santimi evime giremez. Elimden gelse, gücüm yetse yakınlarımın evlerine de bu fabrikasyon halıların girmemesini sağlarım ama eskisi kadar çok halı yapamıyorum. Gençliğimde 1 haftada bir halıyı dokuyabiliyordum. Şimdi sağlığım elvermiyor. Torunlarıma da bakıyorum. Amacım da torunlarıma sanatımı öğreterek kaybolmamasını sağlamak. Torunlarım çok ilgililer. İnşallah böyle de devam eder. Belki büyüdüklerinde 'Babaannem bize bu sanatı öğretti. Allah razı olsun' diye dua ederler. Keşke gençler gelip 'Teyze biz de bu sanatı öğrenmek istiyoruz. Kültürümüz yok olmasın' deseler. Elimden gelen yardımı gösteririm."

"Yörük kültürünün mirası"

Döşemealtı Belediye Başkanı Turgay Genç, Yörük kültürünün mirası olan halı dokumacılığının yakın zamana kadar ilçede yaygın olarak yapıldığını ancak zamanla unutulmaya başladığını söyledi.

Önceden hemen hemen her evde tezgahlar bulunduğuna işaret eden Genç, şunları kaydetti:

"Dokunan birbirinden güzel halılar, hem kültürümüzü yaşatıyor hem de aile ekonomisine ciddi katkıda bulunuyordu, hatta genç kızlar düğün masraflarını halı tezgahlarından çıkartıyorlardı. Günümüzde ise ekonomik getirisi olmadığı düşüncesiyle özellikle genç nesil tarafından tercih edilmiyor. İlçe belediyesi olarak hem kültürümüzü yaşatmak hem de halı dokumacılığını yaygınlaştırmak amacıyla bazı projeler üzerinde çalışıyoruz. Belediyemizin katkısı ve öncülüğünde kooperatif kurmak suretiyle halı tezgahlarının sayısını arttırmak istiyoruz. Döşemealtı halısı yalnızca Döşemealtı'nın değil, tüm Antalya'nın hatta ülkemizin önemli bir değeridir. Sahip çıkmak, desteklemek hepimizin görevi."

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!