Eski TBMM Başkanı Kahraman: "15 Temmuz gecesi milli bir direniş meydana geldi."

Stratejik Düşünce Enstitüsü'nün (SDE) düzenlediği "15 Temmuz: Bir İşgal Denemesi" isimli panele katılan eski Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı İsmail Kahraman "Şehitlik duygusunu bilen birisi olarak Meclisimizi açtık" dedi.

Eski TBMM Başkanı Kahraman: ''15 Temmuz gecesi milli bir direniş meydana geldi.''

Stratejik Düşünce Enstitüsü'nün konferans salonunda düzenlenen panelde Kur'an-ı Kerim tilaveti ve okunan duaların ardından açılış konuşmasını yapan eski Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı İsmail Kahraman, 15 Temmuz gecesi milli bir direniş meydana geldiğini vurgularken, Emekli Terörle Mücadele Daire Başkanı Gazi Turgut Aslan ise darbe girişimi öncesinde FETÖ'nün ideolojisini ve silahlı terör örgütü olduğunu hazırladıkları rapor ile anlattıklarını söyledi. 

"Rütbemiz alınmasın diye harekete geçtiler" 

15 Temmuz'un ihtilalde darbede olmadığını söyleyen eski Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı İsmail Kahraman, "Türkiye Cumhuriyeti devletinin sona erdirilmesi hadisesidir. Düşünün 15 Temmuz sabahı kalktık. Nasıl 27 Mayıs 1960'ta Alparslan Türkeş'in o davudi sesi ile 'Ordu idareye el koydu' diye kalktık veya Evren'in bildirilerini dinledik. Ani bir hadise. Bir şey yapamazdık. Eğer Genelkurmay Başkanımız şimdiki Milli Savunma Bakanımız askeri garnizonlardan, tesislerden hava ya da kara herhangi bir vasıta yola çıkmayacak diye bir emri olmasaydı dört saat önceye harekatı almazlardı ve bizde sabaha karşı bir ihtilal bildirisi ile bir şey yapamazdık. Ama en büyük hesap sahibi cenabı hak. Bir panikleme ile rütbemiz alınmasın diye harekete geçtiler. Ama millet ayaktaydı. Milli bir direniş meydana geldi." dedi. 

"Şehitlik duygusunu bilen birisi olarak Meclisimizi açtık" 

Darbe girişimi sırasında evde çocuğu ile yemek yediği sırada geçen bir uçağın neredeyse çatıyı uçuracak şekilde geçtiğini belirterek o geceyi anlatan eski TBMM Başkanı Kahraman, "Televizyonu açtım tanklar köprüde. Cumhurbaşkanıyla görüşemedim. Arıyorum düşüremiyorum. Başbakanla görüşemedim. Meclis Emniyet Müdürü ve TBMM Genel Sekreteri, 'Üç yer var tespit ettik. O üç yerden birini seçin, bir numaraya yani Cumhurbaşkanına bir şey olursa sıra iki numaraya gelecek. Sen lazımsın seni saklayalım' dediler. Bir söz var kaplanlar, gemiyi terk etmezler, fareler gemiyi terk ederler. 'Ben fare miyim?' dedim. Bir gemi var ve ben onun kaptanıyım. Herhangi bir kişinin kararı ile değil kendi öz kararım ile şehitlik duygusunu bilen birisi olarak Meclisimizi açtık" ifadelerinde bulundu. 

"FETÖ'nün ideolojisini ve silahlı terör örgütü olduğunu anlattığımız rapor, mücadele için hukuki dayanak oldu" 

Darbe girişimi öncesinde Terörle Mücadele Daire Başkanlığı olarak FETÖ'nün terör örgütü olduğuna dair rapor hazırladıklarını vurgulayan emekli Terörle Mücadele Daire Başkanı Gazi Turgut Aslan, "17-25 Aralık operasyonlarından sonra, 2014 yılında, EGM Terörle Müdacele Daire Başkanlığına atandım. Bu göreve atandıktan sonra, FETÖ'nün her yaptığının mercek altına alınması talimatını verdim. TEM dairesi olarak FETÖ'nün terör örgütü olduğuna dair bir rapor yazdık. Raporu imzaladım. Bu rapor, tüm emniyet teşkilatına ve adli makamlara gönderildi. FETÖ'nün ideolojisini ve silahlı terör örgütü olduğunu anlattığımız rapor, mücadele için hukuki dayanak oldu. Raporumuz ve soruşturma delilleri sonucunda FETÖ, cumhuriyet savcılığının hazırladığı iddianame ile terör örgütü olarak ilan edildi. Bu süreçteki kurum içi yazışmalar, emniyet teşkilatındaki bir FETÖ mensubu tarafından basına sızdırıldı. Bu sızdırmanın amacı en başta şahsım olmak üzere, FETÖ ile mücadele edenleri hedef göstererek yıldırmak ve korkutmaktı. Resmi yazının sızdırılması üzerine Fethullah Gülen, avukatı aracılığıyla 2014 yılında şahsım dahil olmak üzere üst düzey emniyet mensuplarına dava açtı. Medyada dava açıldığına dair yer alan haberler, yıldırma politikasının devamıydı" dedi. 

"FETÖ'cülerin PKK'ya her türlü istihbaratı verdiğine bizzat tanık oldum" 

Aynı dönemde Türkiye'nin hendek savaşlarıyla mücadele ettiğini söyleyen Aslan, konuşmasına şöyle devam etti: 

"Çalışma arkadaşlarımla hendek operasyonlarını tasarladık. Bu zor dönemde, kurumlara sızmış olan FETÖ mensuplarının, diğer terör örgütleriyle dayanışma içinde olduğu şartlarda çalıştık. Hendek operasyonlarımızda, FETÖ'cülerin PKK'ya her türlü istihbaratı verdiğine bizzat tanık oldum. Ülkemize topyekün terör saldırıları bir yandan, DAEŞ bir yandan, PKK'nın şehirlerde canlı bombaları bir yandan, Güneydoğu'da hendek ve çukurlar kazılıyor, öz yönetim ilan edilmeye çalışılıyordu. Çok şükür, teröristleri kazdıkları çukurlara hendeklere gömdük. Yaklaşık 40 yıldır bilfiil terörle mücadele eden ülkemiz, son 5 yıldır hiç olmadığı kadar çetin dönemlerden geçmiş, sınırlarında beka mücadelesi vermiş, dışarıda fırsat kollayan düşmanın, içeride işbirliği yapan hainlerin 15 Temmuz'da kalkıştıkları darbe teşebbüsünü yaşamış, ve ham dolsun ki Allah'ın izniyle hepsinin üstesinden gelmeyi başarmıştır. Kahraman emniyet teşkilatımızın bu başarıdaki payı çok büyüktür. Bizler, emniyet teşkilatına güvenmeye ve destek vermeye devam edelim. Vatan sevgisinin, devlete olan sadakatin, şahsi menfaatlerden üstün olduğuna olan inancımızı sürdürelim." 
 

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!