Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

Erdoğan: Suriye'de ölümler durmadı, ümidim yok

Başbakan Erdoğan, "Annan Planı 'kabul edildi' denildiği andan şu ana kadar Suriye'de ölümler durmadı. Bu tabloyu gördüğümüz için benim ümidim yok" dedi.

Erdoğan: Suriye'de ölümler durmadı, ümidim yok

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İran dönüşü Ankara Esenboğa Havalimanı'nda düzenlediği basın toplantısında, Güney Kore ve İran'a gerçekleştirilen ziyaretlerin her bakımdan faydalı olduğunu söyledi.
Başbakan Erdoğan,  ''Esad, Annan Planı'nı kabul ettiğini açıkladı. Siz bu planın uygulanabilir olduğunu düşünüyor musunuz?'' sorusu üzerine şunları söyledi:
''Altı maddelik Annan Planı'nda, bakın 'kabul edildi' dendi, dendiği andan itibaren şu ana kadar Suriye'de ölümler durmadı. Yine devam ediyor. Burada kalkıp ben bunu ümit ediyorum, bekliyorum, beklentisi içindeyim dememize zaten gerek yok. Buna gerek kalmıyor. Çünkü öldürmeye devam ediyor. Şu anda bu tabloyu gördüğümüz için benim henüz böyle bir ümidim yok.
Suriye'nin dostları toplantısına geleceğini bildiren ülke sayısı 71 oldu. Bu sürekli bir artış içerisinde. Pazar günü de toplantıyı gerçekleştireceğiz.''

Lojistik desteğe Suriye müsait değil
Erdoğan, ''Tahran ziyaretinde Suriye'ye, Suriyelilere insani yardım ulaştırılması konusu gündeme geldi mi? Geldiyse Tahran'ın bu konuya yaklaşımı nasıl, pozitif bakıyor mu?''sorusuna ise ''Lojistik destek konusunda şu anda henüz Suriye tarafının buna müsait olmadığını görüyoruz. Çünkü Kızılay beklediği cevapları henüz alamadı, beklediği adımları da atamıyor. Burada zaten sıkıntı var. Ama lojistik destek konusuna zaten kimsenin hayır deme gibi lüksü de yok. İran'ın da böyle bir özellikle yanlış bir yaklaşımı olmadı, olmaz'' yanıtını verdi.

''El pençe divan durup seyirci olamayız''
Erdoğan, " Suriye'ye yönelik dayanışma içerisinde bir adımın atılması talebi Ruslardan da geldi. Onların da Rusya-Türkiye ve İran olarak bir araya gelerek burada bir şeyler yapmamız gerekir yönünde talepleri oldu" dedi.
Başbakan Erdoğan, "Bizim Türkiye olarak temennimiz bağcıyı dövmek değil, üzümü yemektir. Suriye'deki bu gidişe bir an önce nasıl dur diyebiliriz, bunu nasıl durdurabiliriz ve Suriye halkının iradesinin iktidar olduğunu nasıl görebiliriz? Bunun için herkesin bir şeyler yapması lazım. Türkiye olarak da biz 910 kilometre sınırı olan bir ülkeyiz. Buna tabii el pençe divan durup seyirci olamayız. Atmamız gereken adımlar var. Yapmamız gerekenler var. Bu konuda da şüphesiz üzerimize düşeni yapacağız. Nitekim pazar günü yapılacak olan toplantı da bu adımların bir boyutun teşkil etmektedir. İnşallah hayırlı olur''diye konuştu.

Nükleer program uygulama hakları yok mu?
Erdoğan, İran ziyaretine ilişkin şunları söyledi:
''İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Birinci yardımcısı Sayın Muhammed Rıza Rahimi'nin davetine icabetle Tahran'a gerçekleştirdiğim resmi ziyaret de yine son derece verimli olmuştur. Ziyaretim sırasında Sayın Rahimi'nin yanı sıra dini rehber Sayın Ayetullah Ali Hamaney, Cumhurbaşkanı Sayın Mahmud Ahmedinejad ve İran İslami Danışma Meclisi Başkanı Sayın Ali Laricani ile görüşmelerde bulundum. Temaslarımda ikili ilişkilerimizi, ticari ekonomik alanda artan işbirliğimizi değerlendirme imkanı bulduk. Ayrıca başta Suriye olmak üzere her iki ülkeyi ilgilendiren bölgesel ve uluslararası konularda kapsamlı görüş alışverişinde bulunduk.
Şu bir gerçek ki bölgemizde yer alan her türlü istikrarsızlık unsuru Türkiye ve İran dahil olmak üzere bölge ülkelerinin tümünü birden etkileyecek, tümüne birden zarar verecektir. İranlı yetkililerle yaptığımız görüşmelerimizde bunu açıkça dile getirdik ve bu konuda hemfikir olduğumuzu bir kez daha teyit ettik. Bu görüş birlikteliğimizden, fikir birlikteliğimizden mülhem bölgemizin istikrarı ve kalkınması için komşumuz ve dostumuz İran ile ortak gayretlerimize her düzeyde devam etme kararlılığımızı ortaya koyduk. Ziyaret vesilesiyle İran'ın nükleer programı konusundaki görüşlerimizi en üst düzeyde İran tarafıyla bir kez daha samimiyetle paylaştık. Bu konunun diplomatik yollarla çözümünü kolaylaştırmak için çabalarımızı sürdüreceğiz.''
Erdoğan, ''ABD Başkanı Obama ile yaptığınız görüşme sonrasında sizin İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad'a bir mesaj götüreceğiniz ve bu mesajın İran'ın nükleer programı ile ilgili olacağı yönünde değerlendirmeler var. Siz böyle bir mesaj götürdünüz mü?'' sorusu üzerine şöyle konuştu:
"Sayın Obama'ya şunu çok açık ve net söyledik: Bakın dini lider Ayetullah Ali Hamaney şunu çok açık ve net söylüyor; diyor ki 'bizim fıkhımızda, bizim şeriatımızda bir defa kitle imha silahı kullanılamaz. Böyle bir şeye yer yok.' Bunu söylüyor. Nitekim bu akşam da görüşmemizde bu ifadeyi yine kullandılar. Şimdi bunu söyleyen bir insanın bu ifadelerinden sonra ben 'İran nükleer silah yapıyor' iddiasında bulunamam. Aynı şeyi Cumhurbaşkanı da teyit ediyor. Şimdi onların barışçıl amaçla bir nükleer program uygulama hakkı yok mu?
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı bugüne kadar geldiler, gittiler, baktılar ettiler falan, zaman zaman farklı şeyler söylediler. Ama 'burada evet silah var' demiyorlar. İhtimalden konuşuyorlar. Ve en sonunda işi getirip zenginleşmedeki yüzde 20'ye dayıyorlar. Şimdi tabii bu işin tekniğini iyi bilenler, ben tekniğini çok iyi bilmem. Ama diyorlar ki yani yüzde 3,5'u zaten buldu mu, halletti mi ondan sonra yüzde 10, yüzde 20, hepsini yapabilirsin. Bu imkanı yakalarsın. Böyle de bir durum söz konusu. Öyle ise atılması gereken adım temennimiz odur ki dünya adil davransın ve dünya bu adaletini her yerde aynı şekilde göstersin. İşte şu anda İsrail'in durum ortada. İsrail'de bu kadar başlık var. Kimse bunun hesabını sormuyor. Bunun da hesabı sorulsun. Batı bunun da hesabını sorsun. Bunun hesabı o zaman bizde de tabii ister istemez, 'dürüst davranmıyorlar, doğru davranmıyorlar, niçin?' diyoruz.''

Kur'an-ı Kerim'in seçmeli ders olmasını halk istiyor
Erdoğan, "Halkımız bize diyor ki böyle böyle, düz liselerde, ortaokulda Kuran-ı Kerim ve Peygamberimizin hayatı seçmeli ders olsun. Kimse buna mecbur edilmiyor. İsteyen girecek bu derse. İsteyen girmeyecek. Kimse mecbur değil. Niye bundan rahatsız oluyorlar? Yani KESK'in mensubunu tekme tokat o derse mi sokacaklar? Yok. Çocuğunu tekme tokat o derse mi sokacaklar? Yok. Niye rahatsız oluyorsun? Hiç rahatsız olmaya gerek yok ama dert başka. Dert işte burada ayrımcı damgasını vuruyorlar. Hemen iyot gibi ortaya çıkıyorlar. Kim kimdir sorusunun yanıtını burada bulabilirsiniz. Ben MHP'ye de verdiği destekten dolayı teşekkür ediyorum'' diye konuştu.
CHP'nin Tandoğan Meydanı'nda yaptığı mitinge de değinen Erdoğan şöyle konuştu:
''Sayın Genel Başkan herhalde adresi şaşırdı ki böyle bir grup toplantısını Tandoğan Meydanı'nda yapma zaruretini hissetti. Orada da tabii beklediğinin veya beklentilerinin cevabını alamadı. Fakat üslup tabii bir siyasetçiye, bir genel başkana yakışan bir üslup değil. Onun için de biz aynı üslubu kullanmama sözü verdik. Onun için de kullanmayacağız."

''Her zaman polisimiz dayak yiyen konumuna düşmüştür''
Erdoğan, kesintisiz eğitimi 12 yıla çıkaran kanun tasarısına yönelik muhalefet partilerinin tutumu ve sivil toplum örgütlerinin yaptıkları eylemler ile ilgili ''Polisimiz burada çevrenin güvenliğini alma ihtiyacını hissettiği için böyle bir adımı atmış olabilir. Yurt dışında olduğum için işin detayını tam bilmiyorum. Fakat ben bugüne kadar ortaya koyduğu işlevi ile her zaman polisimiz dayak yiyen konumuna düşmüştür'' dedi.

TBMM'ye geldi
Erdoğan, Esenboğa Hava Limanı'ndaki basın açıklamasından sonra TBMM'ye gelerek, milletvekilleri ile bir süre sohbet etti.
Başbakan Erdoğan, iktidar kulisine geldiğinde AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Salih Kapusuz, ayağa kalkarak, ''hoş geldiniz, biz de arkadaşlarla müzakere ediyorduk'' diyerek BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ve BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık'ı gösterdi. Önder ve Sakık, Başbakan Erdoğan'a ''hoş geldiniz'' diyerek elini sıktı. Bu sırada Kapusuz, ''Arkadaşların tam önüne çıktınız'' diye espri yaptı. Erdoğan'da, ''Oturun lütfen biz ön kesmeye gelmedik'' diye espriye karşılık verdi.
BDP'li Sırrı Süreyya Önder, ''AK Parti milletvekili arkadaşlar geleceğinizi duyunca çok telaşlandılar, ben de 'telaşa mahal yok' dedim'' şeklinde espri yaptı. Önder'in esprisine Başbakan Erdoğan ve etrafındakilerin güldüğü görüldü.

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!