Erdoğan: "Milletime sesleniyorum, lütfen kendi yerli paranızı dövize çevirmeyin"

CUMHURBAŞKANI Tayyip Erdoğan, döviz kurunda yaşanan kısmi dalgalanmanın Türkiye'nin ekonomik gerçekleriyle uyumlu olmadığını söyleyerek, "Kurdaki dalgalanma sadece ülkemizle ilgili değildir, küresel düzeyde yaşanan bir sorundur. Ortada üstesinden gelemeyeceğimiz bir sıkıntı yoktur" dedi. Erdoğan ayrıca vatandaşlara seslenerek, "Milletime, vatandaşlarıma sesleniyorum. Lütfen kendi yerli paranızı dövize değişmeyin. Yerli paramızla hareket etmeye devam edelim" diye konuştu.

Erdoğan: ''Milletime sesleniyorum, lütfen kendi yerli paranızı dövize çevirmeyin''

Beştepe'de eski milletvekilleriyle iftar yemeğinde bir araya gelen Erdoğan, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:

ALAVEREYE DALAVEREYE GİRMİŞLER
"24 Haziran seçimleri herhangi bir seçim değildir. AK Parti; MHP ve BBP ile, Cumhur İttifakı ile seçime giriyor. Ana muhalefet öncülüğünde ayrı bir ittifak kuruldu. Diğer ittifaktaki her parti ise ayrı cumhurbaşkanı adayı çıkardılar. Bu ittifakın ülke yönetimine talip olmak için değil, taktik amaçla kurulduğu ortaya çıkmış oldu. Biz milletin karşısına riyasız, hesapsız, kitapsız, hasbi şekilde çıkıyoruz. Muhalefet partileri o kadar çok alavere dalavareye girmişler ki takip etmekte zorlanıyoruz. Bir bakıyorsunuz vekiller gidiyor, geliyor. Başka adayların imza barajını aşması için teşkilatlar seferber oluyor. Bir bakıyorsunuz listelerde olmadık isimlere yer veriliyor. Bizim alengirli işlere aklımız ermez. Siyasetimiz samimiyet siyasetidir. Aday listelerinin eksiği, fazlası olabilir. Şundan herkes emin olsun ki milletimizin huzuruna en iyi kadro ile çıkmak için samimi bir gayret ortaya koyduk. Liste açıklanana kadar tatlı bir yarış olmuştur, açıklandıktan itibaren bunlar geride kalmıştır. Herkese düşen görev tüm gücü ve imkanı ile AK Parti çatısında çalışmaktır.

DESTEĞİNİZE, KATKINIZA İHTİYAÇ VAR
AK Parti'nin en büyük güçlerinden biri de sizlersiniz. Geçmişteki tecrübeleriniz ve pek çok hasletinizle desteğinize, katkınıza ihtiyacımız var. Bosna-Hersek dönüşü bazı ifadelerimin bir kısım arkadaşlarımız tarafından yanlış anlaşıldığını gördüm. Listede yer alan herkes ehliyet ve liyakat sahibidir. Öyle olmasa zaten partimizde görev alamazlar. Vekillerden beklentimiz partimizi seçim çevresinde ve Meclis'te güçlü şekilde temsil etmeleridir. Seçim çevresi ile irtibatı zayıf, Meclis'te varlık gösterememiş, milletvekilliğinin asgari gereği olan komisyon ve genel kurul çalışmalarını ihmal etmiş isimleri elbette dikkate aldık. Liste dışı bıraktıklarımızın sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Bu istisnalar dışındaki her arkadaşımız hepsi ile beraber yol yürümek benim için şereftir. Sizlerle olan birlikteliğimiz en büyük ispatıdır. Cumhurbaşkanlığı seçiminde şahsımın seçilmesi ve Meclis'te güçlü temsil için önce kendi aramızdaki birliği, beraberliği, kardeşliği, dayanışmayı güçlü tutmamız gerekiyor.

EKONOMİK GERÇEKLE UYUMLU DEĞİL
Özellikle son günlerde kurlarda yaşanan yükselişle ilgili görüşlerimi paylaşmak istiyorum. Ülkemizde kurda yaşanan kısmi dalgalanma kesinlikle Türkiye'nin ekonomik gerçekleriyle uyumlu değildir. Türkiye geçtiğimiz yıl yüzde 7.4 büyüyen halen bu düzeyde büyüme eğilimi sürdüren bir ülkedir. İhracatımız nisan ayı sonu itibariyle 161 milyar doları geçti. Yıl sonunda 170 milyar doları aşacak görünüyor. Turizmde 40 milyonun üzerinde turist, 30 milyar doların üzerinde turizm geliri beklediğimiz çok bereketli bir sezona adım attık. Bankalarımızı Amerika'daki Avrupa'daki muadil kuruluşlarının iki katı daha güçlü sermaye yeterlilik rasyosuna sahiptir. Kamu borçlarının yüzde 8.4 olan milli gelirimize oranı bakımından da gelişmiş ülkelerinin çoğunun önündeyiz. Böyle bir ortamda ülkemizde döviz kurunun yükselmesinin sebeplerini doğru tespit etmek gerekir. Her şeyden önce kurdaki dalgalanma sadece ülkemizle ilgili değildir. Küresel düzeyde yaşanan bir sorundur. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler bu dalgalanmayı daha derinden hissetmektedir. Ülkemizle ilgili uluslararası alanda eskiden beri var olan kimi olumsuz yaklaşımların etkisiyle bizim bu süreçten biraz daha fazla etkilendiğimiz de bir gerçektir. 15 Temmuz darbe girişimden terörle mücadele operasyonlarını sınır ötesi harekatlarına kadar her konuda yalnız bırakılan ve haksız yere töhmet altına sokulan Türkiye benzer bir durumla karşı karşıyadır. Bir kez daha söylüyorum finans piyasalarındaki gelişmelerin ekonomimizin gerçekleriyle bir ilgisi yoktur.

ÜSTESİNDEN GELEMEYECEĞİMİZ SIKINTI YOK
Ortada üstesinden gelemeyeceğimiz bir sıkıntı da yoktur. Şahsım başta olmak üzere Başbakanımız ve ekonomi yönetimimizle birlikte gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Ha ekonomi yönetimi içinde farklı düşünen arkadaşlarım da olabilir onu da açık söylüyorum. Milletimizi huzursuz etmeye yönelik dedikodulara kimse itibar etmesin.  Şu hususun herkes tarafından bilinmesini istiyorum. Türkiye olarak makro finansal istikrarı önemsiyoruz. Seçimin hemen ardından enflasyonu indirmek ve cari açığı azaltmak için gereken tedbirleri bir defa kesinlikle çok daha farklı şekilde devreye sokacağız. Kısa vadede kurdaki dalgalanmanın önünü kesecek imkanlara da sahibiz. Altını çizmek istediğim bir başka konu şudur. Ekonomiyle ilgili farklı görüşlerin tartışılması başka bir şeydir, serbest piyasa kuralları ve kurumlarının işleyişi farklı bir şeydir. Türkiye serbest piyasa ekonomisi tüm kurallarıyla ve kurumlarıyla uygulayan bir ülkedir. Bugün olduğu gibi yeni yönetim sisteminde de para politikalarında küresel yönetişim ilkelerine bağlı olmayı sürdüreceğiz. Ama küresel yönetişim biçimlerinin ülkemizi bitirmesine müsaade etmeyeceğiz onu da açıkça söylüyorum. Özellikle mali disiplinin süreceğinden ve finansal istikrarın gereğinin yapılacağından kimsenin şüphesi olmasın.

VATANDAŞA YERLİ PARA ÇAĞRISI YAPTI
Ben tüm halkıma, vatandaşlarıma sesleniyorum. Lütfen kendi yerli paranızı dövize değişmeyin. Yerli paramızla hareket etmeye devam edelim. Millilik budur, yerlilik budur, vatanseverlik budur. Eğer buna sahip çıkarsak bilesiniz ki yarınlar bizim için çok daha farklı olacaktır. Bugüne kadar pek çok badireyi atlatmış olan Türkiye, Allah'ın yardımı ve milletimizin desteğiyle bu meselenin de üstesinden gelecektir. AK Partili olmak öyle kolay değildir. Bu sıfatı taşımaya talip olduğumuzda vesayetle mücadeleye azmettik demektir. Bu sıfatı üstlendiğimizde bölgemizde PKK'sından FETÖ'süne DEAŞ'ına kadar ne kadar terör örgütü varsa hepsinin karşısına çıkmayı göze aldık demektir. Bu sıfatla dışarıya yöneldiğimizde 'one minute'den başlayıp 'dünya beşten büyüktür' itirazına kadar bütün bunlar koca bir yükü üstlendik demektir. Bu sıfatla yola çıktığımızda Türkiye'yi cumhuriyet tarihinin tamamında yapılanların üç kat beş kat on kat fazla hizmetle tanıştırmaya ahdettik demektir. Bu sıfata bir defa sahip olduğumuzda durmak yok yola devam misali ülkeye ve millete hizmet yolculuğunuz hiç bitmeyecek demektir.

TÜRKİYE'NİN KADERİYLE ÖZDEŞ OLDU
Sizler AK Partili olmuş ve bu sıfatı bir daha çıkarmamacasına yüreğine nakşetmiş kardeşlerimizsiniz. Onun için nerede olursanız olun bizim sizinle gönül bağımız asla kopmaz. Bizim gönüllerimiz arasındaki o yol hiçbir zaman kapanmayacak. AK Parti'nin kaderiyle Türkiye'nin kaderi adeta özdeş hale gelmiştir. Bunun için Türkiye'ye saldıranların öncelikli hedefi AK Parti oluyor. Şu anda yapılan da şurada bir ay var. Türkiye'de AK Parti'yi nasıl sindiririz budur. Hatta Erdoğan'ı nasıl sindiririz budur. Sizlerden AK Parti'ye değil ülkenize milletimize, evlatlarınız geleceğine sahip çıkmanızı istiyorum. 24 Haziran bu bakımdan tarihi bir dönüm noktasıdır. Türkiye'nin 16 yıllık kazanımlarına saldıranlara geleceğini karartmak isteyenlere hep birlikte fırsat vermeyeceğiz. Bunun yolu seçimlere kadar sahayı karış karış dolaşmaktan, milletimizin kafasındaki soru işaretlerini ortadan kaldırmaktan, gönüller kazanmaktan geçiyor."

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!