Erdoğan'dan Batı'ya sert tepki: Sizler gibi aşağılık değiliz

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Fransa'da eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy dahil 300 kişinin 'Kuran-ı Kerim'den bazı ayetlerin çıkarılması' talebiyle imzaladığı bildiriye, "Ey Batı bak; kutsallarınıza saldırmayacağız ama sizi alaşağı edeceğiz. Biz sizin ne denli aşağılık olduğunuzu biliyoruz" diye tepki gösterdi. Erdoğan, partisinin dünkü Meclis grubunda özetle şunları söyledi:

Erdoğan'dan Batı'ya sert tepki: Sizler gibi aşağılık değiliz

SİZLER GİBİ AŞAĞILIK DEĞİLİZ

"FRANSA'da kendini bilmez bir grup çıkmış, Kuran-ı Kerim'den bazı ayetlerin çıkartılmasını isteyen bir bildiri yayınlamış. Bunu söyleyenlerin Kuran-ı Kerim'den haberlerinin olmadığı çok belli de acaba ömürlerinde kendi kitapları İncil'i veya Tevrat'ı veya Zebur'u okumuşlar mıdır? Okusalar herhalde İncil'in de yasaklanmasını isterler. Ama bunların böyle bir sorunu, böyle bir derdi asla yok. Biz Batı ülkelerini, İslam düşmanlığı, Türk düşmanlığı, yabancı düşmanlığı, ırkçılık konusunda uyardıkça adımız kötüye çıkıyor. Ey Batı bak; bizim kutsal kitabımıza saldırdıkça şunu bilesiniz ki biz sizin kutsallarınıza saldırmayacağız ama sizi alaşağı edeceğiz. Bunu da bilin. Siz her şeyden önce kimsiniz de bizim kutsalımıza veya kutsallarımıza saldırıyorsunuz? Biz sizin ne denli aşağılık olduğunuzu biliyoruz. Bunu zaten her yerde yaptınız, yapıyorsunuz, yeni tanımadık sizi. Fakat ne kadar siz bunları yapsanız da biz sizin kutsallarınıza aynı dille saldırmayacağız. Çünkü biz sizler gibi aşağılık değiliz. Biz kime nerede, hangi dille konuşulacağını gayet iyi biliriz.

ADAY OLUP SEÇİLEMEYEN BİR İSİM

CHP kongrelerinde genel başkanlık için aday olan ama bir türlü seçilemeyen bir ismi cumhurbaşkanlığı için önerdiler. Demek ki anamuhalefet partisinin gözünde CHP Genel Başkanlığı, cumhurbaşkanlığından daha önemli ve kritik bir görev. CHP kendi cumhurbaşkanı adayları için başarı hikâyesinden ekonomi bilmeye kadar pek çok vasıf saymıştı. İsim açıklandığında bu adayla belirtilen vasıflar arasında pek ilişki kurabilen çıkmadı. 

İŞİN SONU TOPTAN SATIŞA GİDER

Sadece bununla kalmadı anamuhalefet partisi, dün 15 milletvekillerini ağlata ağlata başka bir partiye nöbete göndermişlerdi. Şimdi de seçmenlerine, başka partilerin cumhurbaşkanı adayları için seçim kurullarında görev çıkartmışlar. Bunu da 'demokrasi' ile açıklıyorlar. Dünyanın hiçbir yerinde siyaset mühendisliği hesapları için milletvekili ve seçmen pazarlamak, demokrasinin kuralları içinde yoktur. Korkarım bu işin sonu CHP'nin toptan satışına kadar gider. 

MİLLETİMİZ 'TAMAM' DERSE...

Muhalefetin vaatlerine baktığımızda, karşımıza şöyle bir manzara çıkıyor. Biri gözüne Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ni, öteki devletin uçaklarını, beriki yönetim sistemini kestirmiş, illa 'Biz bunları yıkacağız, yok edeceğiz' diyorlar. Biri artık Çankaya'da yatacakmış, bir diğeri de külliyeyi gençlere tahsis edecekmiş. Bu nasıl bir cüce politikadır. Çankaya'da yatmakla, orayı konukevi haline getirmekle politika yapacağını zannedenler, bu milleti ne yerine koyuyorlar? Bunlar çok basit, popülist politikalardır. Kimse bunları yutmuyor. Tek bir dertleri var o da Recep Tayyip Erdoğan'ı yıkmak. Bizi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na da AK Parti Genel Başkanlığı'na da Başbakanlığa da Cumhurbaşkanlığı'na da milletimiz getirdi. Şayet bir gün milletimiz 'tamam' derse ancak o zaman biz kenara çekiliriz. 

6 SIFIRLI TUVALET GÜNLERİ

(16 yıllık icraatları anlatarak) AK Parti, Türkiye'yi, 6 sıfır atarak parasını itibarlı hale getirdi, siz yeniden bu tek haneli rakama 6 sıfır ilave ederek tuvalete gidilebilen günleri geri mi getireceksiniz? Siz insansız hava araçlarını, silahlı insansız hava araçlarını, tüfekleri, füzeleri, topları, tankları, geçmişte sizin geçmişiniz bunları toprağa gömdüğü gibi siz de toprağa mı gömeceksiniz? Fabrikaları, sizin geçmişiniz gaz ocağı fabrikasına çevirmişti siz de yeniden gaz ocağı fabrikasına mı çevireceksiniz? (Suriye operasyonları) Siz buraları yeniden terör örgütlerine mi bırakacaksınız? Türkiye'yi eski yönetim sistemine döndürmek isteyenlerin, ihtimaldir ki bunlara da niyeti vardır.

ÇIRAK DEĞİL BU KADRO

5 yıla yakın İstanbul gibi bir şehrin belediye başkanlığı tecrübesi var. Ardından 11 yıl Başbakanlık, ardından yaklaşık 3.5-4 yıl Cumhurbaşkanlığı tecrübemiz var. Sadece ulusal tecrübe değil bu, bir de uluslararası tecrübemiz var. Yani yola yeni çıkan bir çırak değil bu kadro. Gerek şahsım gerekse arkadaşlarım bir defa deneyimli, tecrübeli. Fakat bizim karşımızdakilerin hiçbirinin bir defa böyle bir ne deneyimi, ne tecrübesi yok. Onlar bu işe sıfırdan, yeni başlayacaklar."

NİTEKİM 'GÜLE GÜLE' DEDİK

DÜN iyi bildiğiniz, birlikte yol yürüme kararı aldığınız insanların veya kesimlerin yarın rotayı nereye çevirebileceklerini kestirmek mümkün değildir. Geçmişte birlikte olduklarımızdan, daha sonra kendilerine farklı istikametler, başka yollar, hedefler tayin edenlere 'güle güle' demekten başka elimizden bir şey gelmezdi, nitekim öyle de yaptık. Listede yer alanlar, alamayanlar olacak. Yer almayanların anlayışla karşılaması gerekir. Cumhur ittifakı şu ana kadar gayet iyi gitti. Allah nazardan saklasın. Diğer partilerin kurduğu üç benzemezden farklı olarak biz tek cumhurbaşkanı adayı ile milletimizin karşısına çıkacağız.

İNCE YORUMU: ÇILDIRTMASALAR DA ŞAŞIRTTILAR

BİR sıkıntımız var. Seçim kampanyasında, CHP'nin başındaki zata mı yoksa öne sürdüğü garibana mı bakacağız bilemiyorum. Ortada bir aslı, bir de kuklası var. Hani Hacivat-Karagöz oyunlarında olur ya, perdenin önünde bir figür, bir kukla vardır ama tüm konuşmaları ve hareketleri arkada -kuklacı yapar. Şimdi biz sopanın ucundaki figürle mi uğraşacağız, sopayı tutanla mı? Doğrusu şaşırdık. Bizi 'çıldırtacaklarını' söyleyerek yola çıkmışlardı. Haklarını vermek lazım, çıldırtmasalar da şaşırtmayı başardılar. 

Sürekli bize meydan okuyan, 'hadi bakalım işte er meydanı' dediğimizde köşe bucak kaçan bu yalancı pehlivan, hiçbir işe yaramasa da milletimizi eğlendiriyor. Bu karikatür tipin ve adayının maceralarını seçimlere kadar izlemeye devam edeceğiz.

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!