Enerji devine kayyum talebi

Elektrik enerjisi üretimi ve satışıyla ilgili faaliyet yürüten Ortadoğu Enerji A.Ş'nin yüzde 31.85'ine sahip ortakları, 13 milyon lira sermayeli şirkete kayyum atanmasını talep etti. Ortaklar adına İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne sunulan dilekçede, şirketin 14 Mart ve 13 Nisan 2015'teki genel kurul toplantılarında alınan kararların iptali talebiyle açılan davaların devam ettiği hatırlatılarak, 9 Mayıs'ta gerçekleştirilmesi planlanan genel kurul toplantısının tedbiren durdurulması istendi.

Enerji devine kayyum talebi

Elektrik enerjisi üretimi ve satışıyla ilgili faaliyet yürüten Türkiye'nin önde gelen enerji şirketlerinden Ortadoğu Enerji A.Ş'nin yüzde 31,85'ine sahip ortakları, 13 milyon lira sermayeli şirkete kayyum atanması talebinde bulundu.

Hidrolik, rüzgar, güneş, fotovoltaik, jeotermal ve çöp gazı dahil biyokütleden elde edilen gazlar gibi enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üretimi ve satışıyla ilgili faaliyet göstermek amacıyla 2007'de 7 milyon liralık sermayeyle kurulan, şu an 13 milyon liralık sermaye birikimine ulaşan Türkiye'nin önde gelen enerji şirketlerinden Ortadoğu Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, ortakları arasında baş gösteren anlaşmazlık nedeniyle dava konusu oldu.      

Şirket sermayesinin yüzde 31,85'ine sahip ortakları Hüyesin Yazıcı, Bayram Yazıcı ve Lemar Yapı ve Turizm AŞ. yetkililerince, şirketin 14 Mart ve 13 Nisan 2015'teki genel kurul toplantılarında alınan kararların iptali talebiyle 5 Haziran 2015'te açılan dava, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde devam ediyor. Davacılar bu kez de 9 Mayıs'ta gerçekleştirilmesi planlanan genel kurul toplantısının tedbiren durdurulması ve şirkete kayyum atanması talebiyle mahkemeye başvurdu.      

"MEVCUT YÖNETİM KURULU YOK HÜKMÜNDEDİR" 

Davacı sermaye ortakları adına avukatlar M. Tarık Güleryüz ve Emre Karaosman tarafından mahkemeye sunulan dilekçede, genel kurul toplantıları, toplantıya çağıran yönetim kurulu kararları ve buna bağlı genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespit edilmesine yönelik davanın 3 yıl geçmesine rağmen henüz karara bağlanmadığı belirtildi.    

Dilekçede, yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin gündem maddesinin yok hükmünde olduğu, şirketin dava açıldığı tarihten itibaren 3 yılı aşkın bir süredir organsız kaldığı, dava karara çıkmadığı için bu durumun hukuka aykırılık barındırdığı ve yok hükmünde olan mevcut yönetim kurulunun davalı şirketin genel kurulunu toplantıya çağırdığı aktarıldı.  

Yetkisiz kişilerce toplantıya çağrılan genel kurulda alınan tüm kararların da yok hükmünde olduğu öne sürülen dilekçede, "9 Mayıs 2018'de genel kurulun toplanıp karar alması halinde, yetkisiz kişilerin toplantı daveti yapması nedeniyle alınacak tüm olası kararlar da yok hükmünde olacaktır. Bu şekilde yaklaşık 3 yıldır devam eden hukuka aykırılıklar bir zincir şeklinde sonsuza kadar sürecek ve hukuk sistemimizin bu soruna bir çare bulması neredeyse imkansız hale gelecektir. Davalı şirketin yok hükmünde olan yönetim kurulu/yetkisiz kişilerce toplantıya çağrılan 9 Mayıs 2018'de yapılacak genel kurul toplantısının tedbiren durdurulması ve organ yokluğu nedeniyle davalı şirkete kayyum tayin edilmesi zorunluluğu doğmuştur."denildi.       

"İSTANBUL İLE KOCAELİ'NİN ÇÖPÜNDEN ELEKTRİK ÜRETİYOR"

Ortadoğu Enerji'nin iştirakleri vasıtasıyla bu alanda faaliyet gösteren sektör lideri enerji devi olduğu, yenilenebilir-konvansiyonel enerji kaynaklarıyla İstanbul ile Kocaeli'nin tüm çöpünden elektrik enerjisi ürettiği ifade edilen dilekçede, davacıların davalı şirkette yüzde 31,85 oranında pay sahibi oldukları ve kalan 2/3'lük payın ise davacılara karşı birlikte hareket eden hakim hissedarlara ait olduğu dile getirildi.      

 Davacılardan Hüseyin Yazıcı'nın, kuruluşundan itibaren Ortadoğu Enerji'de yönetim kurulu üyeliği yaptığı ve 14 Mart 2015'teki  genel kurulda hukuka aykırı olarak yeniden seçilmediği öne sürülen dilekçede, şu ifadeler yer aldı:      

 "Yöneten diğer iki pay grubunun birlikte hareket etmesi nedeniyle müvekkiller söz konusu iki hissedar grubu karşısında yalnız ve azınlıkta kalmıştır. Müvekkillerin azınlıkta bırakılması ve şirketten dışlanması öyle bir hal almıştır ki yöneten pay sahipleri olan yönetim kurulu üyeleri hem şirket hem de kendileri adına hemen her mecrada, hem yönetim kurulu hem de genel kurulda çoğunluk güçlerinin olduğunu ve çoğunluk oyuyla istedikleri kararları alabileceklerini, toplantıya çağrı yapılamamış olsa da çoğunluk oyuyla alınan kararların geçerli olduğunu söylemektedirler. Yöneten pay sahipleri ve kararlarda imzası olan yönetim kurulu üyeleri, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yetkilerini kötüye kullanarak, spekülatif krediler açmak, usulsüz hibelerde bulunmak, borçlanma ve müzakerelere katılma yasağını ihlal etmek, özen yükümlülüğüne aykırı davranmak, muvazaalı işlem ve satışlar yapmak, bir kısım pay sahibine doğrudan maddi menfaat temin etmek gibi örtülü kazanç dağıtımı mahiyetinde çok sayıda işlem ve eylemle davalı Ortadoğu Enerji ve bağlı ortaklıkları açısından ciddi düzeyde zarar doğuran çok sayıda usulsüzlüklerde/hukuka aykırılıklarda bulunmuşlardır. Yöneten pay sahiplerinin pervasız ve kanun tanımaz tutumları öyle bir hal almıştır ki müvekkil keşidecilerin bilgi edinme hakkı, kar payı alma hakkı gibi temel pay sahipliği hakları dahi kısıtlanmaktadır."      

 "PAY SENETLERİ CEBRİ İCRA YOLUYLA ALINABİLDİ" 

Davacılar tarafından yöneten pay sahipleri, şirket iştirakleri ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine açılmış 60'a yakın dava bulunduğuna dikkat çekilen dilekçede, yöneten pay sahiplerine örtülü kazanç ve menfaat temininin sağlanmasıyla davacıların şirketten tümüyle dışlandığı iddia edildi.      

Açılan davaların bir kısmından çıkan kararlarda, "Davacıların bilgi edinme haklarının kısıtlandığı, 2012 ila 2015 yıllarında alınan tüm yönetim kurulu kararlarının yoklukla malul olduğu, grup şirketlerinin genel kurul kararlarının hukuka aykırı olduğu" yönünde tespitler bulunduğu aktarılan dilekçede, "Müvekkillerin ödenmeyen kar payı hakları dahi cebri icrayla tahsil edilebilmiştir. Yine bu çerçevede, müvekkil keşidecilerin pay senetleri teslim edilmediği için bu konuda dava açılmak zorunda kalınmış ve pay senetleri dahi cebri icra yoluyla alınabilmiştir. Dahası, müvekkillerin kısıtlanan 'bilgi edinme ve inceleme hakları' mahkeme kararıyla kullanılabilmiştir." denildi.      

Mahkemenin ara kararı gereği uzman akademisyen Nuri Erdem tarafından hazırlanan raporda, "Dava konusu genel kurul gündem maddelerinin tümünün yok hükmünde olduğu, şirketin organsız kaldığına" yönelik tespitlerin yer aldığı belirtilen dilekçede, 2011'in sonlarında başlayan ihtilaf nedeniyle davacı şirket hissedarlarının yapılan yönetim kurulu toplantılarına bilinçli olarak davet edilmediği öne sürüldü.      

KAYYUM VE TEDBİR TALEBİ   

"Bir ya da birkaç üyenin toplantıdan haberdar edilmemesi, ya da çağrının usulsüz olması durumunda, alınan yönetim kurulu kararları da yok hükmündedir." denilen dilekçede, yönetim organının yokluğu halinde tüzel kişilere kayyum atanması zorunluluğu bulunduğu ifade edildi.      

Genel kurul kararı yok hükmünde olduğu için şirketin organsız kaldığı ve yerleşik Yargıtay kararlarına göre, organsız kalmanın bir kayyum nedeni olduğu vurgulanan dilekçede, yok hükmünde olan yönetim kurulunun, genel kurulu 9 Mayıs'ta toplantıya çağırdığı hatırlatılarak, bu toplantının da tedbiren durdurulması, şirkete kayyum atanması talep edildi. 

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!