Emine Erdoğan'dan misyon şeflerinin eşlerine iftar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, "İnsanlığın ortak mirası Kudüs, katliamları, işgalleri, zorbalıkları taşıyamayacak kadar barışla özdeş bir şehirdir. Üç dinin ortak değeridir. Bu katliamın sorumluluları, insanlığın vicdanında meşruiyetlerini kaybetmiştir." dedi.

Emine Erdoğan'dan misyon şeflerinin eşlerine iftar

Emine Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Devlet Konukevi'nde, Türkiye'de  bulunan yabancı misyon şeflerinin eşlerine iftar daveti verdi.

Burada konuşan Emine Erdoğan, sözlerine "Büyükelçi eşleri, ülkelerinin  gönül elçileridir. Gittiğiniz her ülkede eminim ki, bir yandan eşlerinizin yüküne  omuz veriyorsunuz bir yandan da oranın adet, gelenek ve göreneklerini yakından  tanıma imkanı buluyorsunuz." diyerek başladı.

Emine Erdoğan, Türkiye'nin de bu bağlamda zengin bir kültür sunduğuna  işaret ederek, Türkiye'nin gerçekten gerek coğrafi özellikleri, gerekse tarihi  zenginlikleriyle eşsiz güzellikler barındırdığını söyledi.

Türkiye'de mavi ile yeşilin, Akdeniz iklimi ile karasal iklimin  birlikte görüldüğünü belirten Emine Erdoğan, "Ege mutfağı Güneydoğu'nunki ile  yarışırken, Efes'in mimari güzellikleri Mardin'in kendine has dokusu ile rekabet  eder. Türk, Kürt, Ermeni, Süryani aynı havayı teneffüs eder." ifadesini kullandı.

Emine Erdoğan, tarih boyunca farklı dinler ve etnik grupların barış  içinde birlikte yaşadığını, bütün bu çeşitliliğin de en değerli zenginlik  olduğunu vurguladı.

İstanbul'da, sinagog ve kiliselerin camilerle yan yana bulunduğunu  hatırlatan Emine Erdoğan, şöyle devam etti:

"Ezan ve çan seslerinin birbirine karıştığı mahallelerde, çocuklar  huzur içinde birlikte oynar. Farklı olana saygıyı, doğal ortamında öğrenirler.  Kültürlerarası diyalog çatışmaların önleyicisi, küresel barışın teminatıdır.  Tanımadan, tanışmadan birbirimizi sevemeyiz. Üzüntülerimizi, sevinçlerimizi  paylaşamayız. Ne yazık ki artık böylesi bir dünyayı muhafaza etmek için çok büyük  gayretler sarfetmemiz gerekiyor.

Tüm dünyada savaşlar, çatışmalar yaşanıyor. Ve ne yazık ki her  ikisinin de mimarı insanlar. İyiliğin de kötülüğün de yapıcısı, bizleriz. Hangi  siyasi fayda, bir insanın gözyaşına değer? Hangi ekonomik kazanç, bir çocuğun  annesiz kalmasının gerekçesi olabilir?"

"Kudüs, zorbalıkları taşıyamayacak kadar barışla özdeş bir şehirdir"

Emine Erdoğan, büyük bir üzüntüyle ifade ettiğinin altını çizerek,  Suriye'de yüz binlerce çocuğun yetim, binlerce kadının evlatsız kaldığını  söyledi.

Yedinci yılına giren iç savaşın, milyonlarca kişiyi yerinden yurdundan  ettiğine dikkati çeken Emine Erdoğan, "Neye değdi? Koskoca bir hiç. Ne yazık ki,  'medeniyetin zirvesi' diye adlandırılan 21'inci yüzyılda insanlık öldü, vicdan  yok oldu." değerlendirmesinde bulundu.

Emine Erdoğan, geçen hafta Gazze'de barışçıl gösterilere karşı yapılan  saldırı sonucunda 62 Filistinlinin hayatını kaybettiğine değinerek, 2 bin 700'ün  üzerinde sivilin yaralandığını kaydetti.

"Bu acılara değecek bir gerekçeden söz edilebilir mi?" diyen Emine  Erdoğan, şunları söyledi:

"İnsanlığın ortak mirası Kudüs, böylesi katliamları, işgalleri,  zorbalıkları taşıyamayacak kadar barışla özdeş bir şehirdir. Üç dinin ortak  değeridir. Bu katliamın sorumluluları, insanlığın vicdanında meşruiyetlerini  kaybetmiştir. Kudüs'ün Müslümanlar, Hristiyanlar ve Museviler için ortak değeri  böylesine aşikarken, işgalci politikalar hiçbir şekilde savunulamaz.

Gerek uluslararası hukuk, gerekse vicdani planda bu işgal artık tüm  insanlığın ortak meselesidir. Kudüs, Müslümanlar tarafından fethedildiğinde  Halife Ömer, bir emanname yayınlamıştı. Ve Kudüs şehri sakinlerine, 'canlarına,  mallarına, kiliselerine, haçlarına dokunulmayacağı, kiliselerin yıkılmayacağı,  kısmen dahi işgal edilmeyeceği' konusunda teminat vermişti. İşte bu tavır,  İslam'ın diğer inançlara ve mabetlere olan saygısını ifade eder."

"İnsani ve vicdani sorunlarla karşı karşıyayız"

Emine Erdoğan, bugün de benzeri şekilde başkalarının inançlarına saygı  duyan çok sayıda samimi Hristiyan ve Musevinin bulunduğunu belirterek, dünyanın  geleceğini de birbirine saygı duyan, insanlık ortak paydasında sevgiyi ve barışı  büyütmek için çabalayan insanların inşa edeceğini dile getirdi.

Dinleri, etnik farklılıkları bir çatışma konusu olmaktan çıkarıp,  sevginin ve saygının hakim olacağı bir düzen kurulması gerektiğinin altını çizen  Emine Erdoğan, "İnsanlık adına içimiz acıdığı, ruhumuz mazlumların acılarıyla  kuşandığı için dertleşme ihtiyacı duyuyoruz. Gönül isterdi ki, bugün burada  kadınların sorunlarını konuşalım, gençlerimizin geleceğini tartışalım. Dünyayı  kuşatan çevre sorunlarına karşı ortak çözümler arayalım. Fakat ne yazık ki, tüm  bunların üzerinde insani ve vicdani sorunlarla karşı karşıyayız. Bu sorunların  çözümünde kadınların çok önemli bir misyonu olduğunu düşünüyorum." diye konuştu.

Emine Erdoğan, kadınların doğaları itibarıyla çatışmaların önlenmesi,  arabuluculuk ve barış süreçlerinde son derece etkin olabileceklerini ifade etti.

Siyaset ve politika merkezli yaklaşımlardan ziyade, insan merkezli bir  yaklaşımın sorunların çözümünü kolaylaştırabileceğini vurgulayan Emine Erdoğan,  "İşte bu nedenle kadınların her alanda güçlendirilmesi, önceliğimiz olmalıdır.  Biz Türkiye'de bunun yoğun gayreti içindeyiz. Gerek siyasette gerek iş dünyasında  gerekse akademide kadın varlığını teşvik ediyoruz." dedi.

"Kadınları ilgilendiren merkezlere katkı sağlamaya devam ediyoruz"

Devletin, kadınların toplumsal hayatta varlık göstermesi adına çalışma  şartlarını iyileştirdiğini, teşvikler verdiğini anlatan Emine Erdoğan, bu  konularda herkesin tecrübesinden faydalanarak yeni bir dünyanın temellerinin  atılabileceğine işaret etti.

Emine Erdoğan, bu çabaları tüm dünya kadınları için de  yaygınlaştırmaya çalıştıklarını belirterek, şunları kaydetti:

"Afrika el sanatları pazarı ve kültür evi, bunlardan biridir. 2016  yılında açılışını yaptığımız merkez, Afrikalı kadınların kalkınmasına verdiğimiz  mütevazi bir destektir. Afrika'daki kardeşlerimizin el emeği, göz nuru eserler  burada satılmakta, geliri kendilerine dönmektedir. Aynı şekilde ziyaret ettiğimiz  ülkelerde TİKA, Kızılay gibi kurumlarımız aracılığıyla kadınları ilgilendiren  merkezlere katkı sağlamaya devam ediyoruz.

İnsani yardım alanında dünyanın en cömert ülkesi olan Türkiye,  kadınların, çocukların geleceğine de dolaylı yoldan en büyük katkıyı sağlayan  ülkedir. Din, dil, ırk ayrımı yapmaksızın insana dokunan her sorunun bizim  ruhumuzda karşılığı vardır."

Emine Erdoğan, "Kutsal ay ramazanda bir iftar sofrasını sizlerle  paylaşmanın mutluluğu içindeyiz. Bu değerli zaman dilimi içinde insanlık adına  iyilikler, barış ve huzur diliyorum. Daha güzel uluslararası gündemlerle tekrar   buluşmayı temenni ediyorum." diyerek konuşmasını sonlandırdı.

İftarda bir araya gelen davetliler, ülkelerinin geleneksel  kıyafetleriyle renkli görüntüler sergiledi.

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!