ELEKTRİKLİ OTOMOBİLDE ÜRETİCİYİ RAHATLATAN KARAR

Elektrikli otomobiller Türkiye yollarına çıkıyor. Elektrikli araçların vergilendirme aşamasının son çıkan torba kanunu ile aşıldığını belirten Oyak Renault Genel Müdürü Tarık Tunalıoğlu, "Şimdi hedefimiz alt yapıyı kurmak" dedi. Tunalıoğlu, Oyak Renault fabrikası olarak geçen sene kırılan 42 yıllık rekoru, 2011 yılında 30 bin araç daha fazla üreterek geçmeyi düşündüklerini söyledi.

ELEKTRİKLİ OTOMOBİLDE ÜRETİCİYİ RAHATLATAN KARAR

Elektrikli otomobillerin Türkiye yollarına çıkmasındaki en büyük engellerden biri daha ortadan kalktı. Son çıkan 'torba kanunu' ile elektrikli otomobiller ÖTV kapsamına alınırken, elektrikli otomobil üreticileri ise bu durumdan memnun. Oyak Renault Genel Müdür Tarık Tunalıoğlu, önümüzdeki sonbahar aylarında seri üretime başlayacak Fluence ZE'nin yüzde 3'lük ÖTV ile vergilendirileceğini dile getirdi.

"ALT YAPI HAZIRLIKLARI BAŞLADI"

Tunalıoğlu, Oyak Renault Fabrikası'ndaki kan bağışı kampanyası sonrasında elektrikli otomobil üretim süreci hakkında açıklamalarda bulundu. Bir gazetecinin 'Renault'un son dönemdeki yatırımları hakkında açıklama yapar mısınız? Fluence ZE konusunda seri üretimin önümüzdeki sonbahar ayı itibariyle başlatmayı planlıyorsunuz. Ama alt yapı sıkıntıları var. Özellikle iç talep konusunda. Bu gelişmelerle ilgili sizin değerlendirmeniz ne olacak? sorusuna Tunalıoğlu, "Elektrikli Fluence şu anki mevcut modeline göre biraz farklı. Tamamı elektrik motoruyla tahrik edilen bir model. Dolayısıyla alt yapı kurulması bir şart. Bunu yapabilmek için de öncelikle büyükşehir belediyeleriyle işbirliği anlaşmaları imzalama çalışmaları içerisindeyiz. Öncelikle İstanbul'da yaptık. Sonra Ankara ile bu işi devam ettirdik. En son Gaziantep ile işbirliği imzaladık. Daha sonra da diğer büyük illerle bu protokolleri yapacağız. Öncelikle Fluence ZE'nin doğduğu şehir Bursa'da bu işbirliğini en yakın zamanda yapmayı umuyoruz. İzmir ve Adana gibi diğer tüm şehirlerde çevre korumacılığı adına ve bu teknolojik ürünün Türk müşterisiyle buluşabilmesi açısından alt yapının gerçekleştirilmesi konusunda işbirliği anlaşmalarını imzalamaya devam edeceğiz" diye konuştu.

TORBA YASA ELEKTRİKLİ ARACA DA YARADI

Elektrikli otomobillerin ÖTV kapsamına alınmaması probleminin son çıkan torba kanun ile aşıldığını ifade eden Tunalıoğlu, "Elektrik motorlu araçların Türkiye'de vergilendirilmesi söz konusuydu. Bunu da çözdük. Çıkan torba kanunu ile elektrikli otomobil konusundaki ÖTV kısmında beygir gücüne göre otomobillerin kilovat cinsinden gücüne göre bizim yaptığımız Fluence'nin yüzde 3'lük bir ÖTV ile vergilendirileceği konusu da aydınlığa kavuştu. Dolayısıyla şimdi arabayı satın almakla ilgili bir problem kalmadı. Sadece müşteri otomobili aldıktan sonra kullanırken şarj edilmesi için istasyonların ve alt yapının kurulması bundan sonraki en büyük hedefimiz" şeklinde konuştu.

"SERİ ÜRETİM ÖNÜMÜZDEKİ SONBAHARDA"

Fluence ZE'nin 2011 Eylül ayından itibaren seri üretime geçeceğini belirten Tunalıoğlu, "Süreç ilerliyor. Teknoloji daha çok yeni. Yani malum 2010 ve 2013 senelerinde hatta 2015'e kadar olan süreç içerisinde bütün büyük otomotiv sanayi kuruluşları bir elektrikli model üretecekler. Bunun için de Renault öncü bir davranışla öne geçti. Biz 2011 senesinden başlayıp, önümüzdeki senenin ortasına kadar sadece elektrikli Fluence ZE/yi değil, 3 tane diğer modeli de piyasaya çıkartmış olacağız. Toplam dört model olacak. Bunlardan birisi elektrikli Kangoo'dur. Bir tanesi de şu andaki Clio'nun boyutunda tamamıyla elektrik motorlu bir otomobil olan Zoe. Son olarak da Twizy denilen iki kişilik motosiklet düzeninde arka arkaya oturduğumuz, dört tekerlekli ve direksiyonlu bir araç. O İspanya'da yapılıyor. Zoe ve Cango'nun elektriklisi Fransa'da yapılıyor. Fluence'nin de elektriklisi Bursa'nın Oyak Renault fabrikasında yapılıyor. Bizimki öncü bir otomobil. Hepsinden en önce bizimki çıkacak. Dolayısıyla ben bu tip konuşmalarda elektrikli otomobil yapabilmek için önce araba yapmayı bilmek lazım diyorum. Dolayısıyla bu futurist bütün projelere saygıyla bakıyoruz. Ama gerçekleştirilmesi açısından tabi ki büyük zorluklar var" ifadelerini kullandı.

"İlk seri üretim yapıldığında toplam üretimin ne kadarı elektrikli versiyon olacak sorusuna" ise Tunalıoğlu, Bursa fabrikasının yıllık 360 bin araç kapasitesine sahip olduğunu söyledi. Tunalıoğlu, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

"Elektrikli araç üretme kapasitemiz senede 30 bin adet. Eğer ihtiyaç olduğunda gerekli müşteri talebi olduğunda ihracat pazarlarıyla anlaşmalar öngörüldüğü şekilde gittiği takdirde biz 30 bin elektrikli Fluence üretebiliriz"

"42 YILLIK REKORU EGALE ETMEYİ PLANLIYORUZ"

Geçen sene Bursa fabrikasının 307 bin araç ile kapattığını kaydeden Tunalıoğlu, 2010'daki 42 yıllık tarihi rekoru bu sene 30 bin araç daha üreterek egale etmeyi düşündüklerini belirtti. Tunalıoğlu, "Malum toplam kapasitemiz 360 bin. Tabi ki bu rakam saatte 60 araba yaparsak olur. Şu anda kurulu kapasite öyle. Ama hala gerek iç gerekse de ihracat pazarındaki talepler bu 60 araba saate gerektirecek seviyeye gelmediği için biz şu anda saatte 53 araba üretiyoruz. 1 Mayıs'tan itibaren de saatte 55 araba seviyesine çıkacağız. Dolayısıyla geçen sene kırdığımız o 42 senelik tarihi rekor 307 bini yenileyerek, 25-30 bin ötesine geçmeyi düşünüyoruz" açıklamalarında bulundu.

"JAPON FİRMALAR KENDİNİ TOPARLAYACAKTIR"

Tunalıoğlu, bir gazetecinin "Japonya'daki büyük bir felaket yaşandı. Orada iki büyük dünya devi otomobil fabrikası üretimi bir süre durdurdu. Ama bu az çok taleplere de yansıdı. Bu sizi etkiledi mi?" sorusuna "Japonya depreme çok hazırlıklı bir ülke. Zaten depremden büyük bir hasar görmedi. Daha sonra esas tsunaminin getirdiği zarar ve yıkıntı onlara büyük bir darbe vurdu. 1999 senesinde Nissan fabrikasında olanları biliyordum. Fabrikaların içerisinde fabrikaların dönmesine ve çalışmasına yönelik hiçbir büyük hasar ve yıkım yoktu. Çünkü dediğim gibi evlerinden binalarına ve fabrikalarına kadar her şey depreme dayanıklı yapılıyor. Hem enerji kıtlığı hem de yan sanayide çalışan diğer firmaların düştüğü lojistik sıkıntıları ve ulaşım sıkıntıları bazı sıkıntılar oluşturdu. Dolayısıyla üretimlerinde geçici bir süre de olsa toparlanmayı yaşayana kadar ara vermek zorunda kaldı. Japonya gibi Avrupa pazarına uzakta olan ülkelerin yolda bir stokları var. Gemiden tutun da limanlara kadar. Dolayısıyla bu çok kısa bir zaman zarfı içerisinde hemen kendini hissettirmeyecektir. Bu stokların bitip daha sonraki siparişlerin yeni üretimlerle karşılanması sırasındaki gecikmelerde kendini gösterecektir. Muhakkak arada ufak bir kopukluk olacak. Ama çabuk toparlanıp ayağa kalkacaklarına inanıyorum" şeklinde cevapladı.

Elektrikli araç parçalarını yerlileştirme konusunda çalışma başlatacaklarını kaydeden Tunalıoğlu, "Şimdi malum yeni bir teknoloji ve üretim sayıları az olduğu için bu tip projelerin ve spesifik parçalarının hemen yapıldığı veya üretildiği ülkelerde geliştirilmesi ve düşük miktarlarda üretilmesi bir rantabilite açısından sıkıntı. Dolayısıyla bunu yapan birkaç tane dünya devi firma, bunu kullanan aşağı yukarı tüm markalara motorları aynı akü modüllerini ve aynı elektronik komuta ünitlerini sağlıyor. Sadece onlar kendi içlerindeki ayarlarını yaparak kendi modellerin gereği olarak bunları kullanıyorlar. Biz de aynı şekilde önce yola çıkmak. Zaman içerisinde bir entegrasyon veya bir yerleştirme planı muhakkak olacak. Günü geldiğinde biz de onları kısa vadede yerlileştirme konusunda çalışmalarımıza başlayacağız" dedi. 

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!