"Egzersiz kanser tedavisinin yan etkilerinin bazılarını önlüyor"

Egzersizin fizyolojik değişimler üzerinde pozitif etkisinin olduğunun bilindiğini söyleyen LEFKE Avrupa Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Gülbin Ergin, "Yaşlı kanser hastalarının egzersiz reçetesinde fiziksel aktivitenin devamlılığı hedef alınmaktadır. Bu nedenle de özellikle yaşlı hastalarda egzersiz programlarında aerobik kapasite, kas kuvveti, esneklik ve denge üzerine odaklanılmaktadır" dedi.

''Egzersiz kanser tedavisinin yan etkilerinin bazılarını önlüyor''

Yaş ilerledikçe birçok kanser tipinin insidansı da artış gösterdiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Gülbin Ergin55 yaş altı kanser ölümlerinde yaklaşık yüzde 23'lük azalma görülmesine karşın 60 yaş ve üstü bireylerin yüzde 60'ında yeni kanser tanısı konmakta ve yine 60 yaş üstü bireylerin yaklaşık yüzde 70'inde ölüm nedeni kanser olmaktadır" dedi. Ergin, kanser tedavilerinin (cerrahi, radyoterapi, kemoterapi) lenfödem, sinir hasarı, genel metabolik bozukluklar, kanserle ilişkili yorgunluk ve ağrı gibi yan etkileri olabileceğine de dikkat çekti. Ergin, özellikle cerrahi uygulamalar sonrasında hastada enfeksiyon ve kanama gibi akut komplikasyonların yanı sıra ağrı, eklem hareketlerinde kısıtlılık gibi kronik problemlerin ortaya çıkabileceğini ve hastanın aktif olmayan bir yaşam sürdürmesine neden olabileceğini belirtti.

Egzersizin fizyolojik değişimler üzerinde pozitif etkisinin olduğunun bilindiğini söyleyen Lefke Avrupa Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Gülbin Ergin şöyle konuştu:

"Yaşa bağlı fizyolojik değişimlerin yanı sıra kanser tedavileri sonrası ortaya çıkan fiziksel, psikolojik ve davranışsal değişiklikler, kanser tedavisi sonrası sağ kalan yaşlı hastanın fonksiyonel durumunu olumsuz etkilemekte ve hatta hastanın sağ kalım süresini azaltabilmektedir. Ancak yapılan çalışmalar sonucunda egzersizin bu fizyolojik değişimler üzerinde pozitif etkisinin de olduğu da  biliniyor. Fizyoterapi programları planlanırken yaşlı hastanın aldığı tedaviler dikkate alınmalıdır.  Bazı komplikasyonlar egzersiz planında değişikliği gerektirebilir. Bu komplikasyonlar arasında bulantı-kusma, yorgunluk ve halsizlik olabilir."

"UNUTULMUŞ FONKSİYONLARI HATIRLATMAYI VE AKTİFLEŞTİRMEYİ HEDEFLER"

Ergin, "Yaşlı bireylerde kanser tadavileri sonrası en iyi sonuç için rehabilitasyon programına mümkün olan en kısa sürede başlanmalı, interdisipliner ekip çalışması olmalı, bireye özel planlanmalı (yavaş, alışılmış ve basit olmalı) ve hastanın rehabilitasyona aktif katılımı sağlanmalıdır" diyerek rehabilitasyon ekibinde fizyoterapistlerin ağrı, egzersiz intoleransı ve yorgunluk ile başa çıkma stratejilerini geliştirdiklerini belirtti. Ergin, fizyoterapistlerin ayrıca egzersiz kapasitesine odaklanarak unutulmuş fonksiyonları hatırlatmayı ve aktifleştirmeyi de hedeflediklerini, solunum, nöroloji, kas iskelet sistemi, lenf sisteminde yaşa bağlı var olan veya kanser sonrası ortaya çıkan semptomlara yönelik uygun egzersiz ve rehabilitasyon programını da (manuel uygulamalar, sıcak-soğuk modaliteler, elektroterapi vb.) belirlediklerini dile getirdi.

"EGZERSİZ YAPAN YAŞLI HASTALARIN İYİ OLMA HALLERİ DAHA YÜKSEK OLUYOR"

"Egzersiz reçetesinde fiziksel aktivitenin devamlılığı hedef alınmaktadır. Bu nedenle de özellikle yaşlı hastalarda egzersiz programlarında aerobik kapasite, kas kuvveti, esneklik ve denge üzerine odaklanılmaktadır" diyen Ergin, tüm kas gruplarını içeren basit egzersizlerin seçilmesi gerekliliğine ve ayrıca hobi haline getirebileceği fiziksel aktivitelerin belirlenmesinin, egzersize devamlılık için önemli olduğuna vurgu yaptı. Ergin, egzersizlere; hafif şiddetli olarak yavaş yürüme (3-4 km/saat), dans etme, golf, oturarak balık tutma, orta şiddetli olarak bisiklete binme (16 km/saat), jogging, yüzme ve şiddetli egzersiz olarak bisiklete binme (16 km/saat) ve koşma örneklerinin verilebileceğini söyledi.

Ergin, "Kanser tedavisi süresince ve tedavi sonrasındaki 6 ay boyunca egzersiz yapan yaşlı hastalar nefes darlığı, yorgunluk ve semptom şiddetini daha az göstermekte ve hastaların iyi olma halleri daha yüksek olmaktadır" diyerek, tıp  ve teknoloji alanındaki yenilikler yaşam süresinin uzamasına ve mortalitenin azalmasına neden olduğunu, ancak bu durum yaşlanma ile beraber kanser gibi pek çok kronik hastalıkların görülme sıklığını da artırdığını dile getirdi.

Erken tanı ve sağlık politikalarındaki iyileşmelerin ise, kronik hastalıklarla mücadele edebilme yöntemlerinin gelişmesine bununla beraber fiziksel ve emosyonel zorlukların artmasına yol açmakta olduğunu belirten Ergin, "Egzersiz, fizyolojik yaşlanma ile ortaya çıkan semptomlar ile baş etmede, kanser tedavisinin yan etkilerinin bir kısmını önlemede, azalmış yorgunluğu iyileştirmede, fiziksel fonksiyonu geliştirmede yararlıdır" dedi.

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!