DP Bursa İl Başkanı Biliz: Altepe'nin başını Gül'e yakınlığı mı yaktı?

DP Bursa İl Başkanı Ali Biliz, "Recep Altepe'nin istifasında son yıllarda eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile sık görüşmesinin bir sebep olduğu iddiası var" dedi.

DP Bursa İl Başkanı Biliz: Altepe'nin başını Gül'e yakınlığı mı yaktı?

DP Bursa İl Başkanı Ali Biliz, Diyanet İşleri Başkanlığı'na tepki gösterdi. Biliz, "Diyanet İşleri asli görevi yerine, vatandaşlarımızın ahlaki değerlerini yerlere seren anlayışa sebep olacak açıklamalar yaparak, toplumu germekte ve vicdanları yaralamaktadır. Derhal ondan sorumlu olan Bakan dahil olmak üzere Diyanet İşlerinin tepe yönetiminde olan 50 kişi istifa etmelidir. Din ve Siyaseti harmanlayarak, kendilerine makam kazandıran bir zihniyet kabul edilemez. Himmet'le milletin kanını emenler şimdi, dernek ve vakıflara yapılan makbuz karşılığı bağış-zekatı vergi indirimi içerisine sokmak için çalışmalara başlamış. Köy okulları kapatılarak meydan üniversite mezunları öğretmenler yerine, çoğunluğu lise mezunu imamlara bırakıldı. Ben imam kardeşlerime karşı değilim ama vicdanını bir yerlere ipotek etmemiş herkes son 1 yılda Diyanet İşlerinin verdiği kararlara bakarak, ahlaki çöküşün ne kadar büyük olduğunu görür. Acaba diyorum Diyanet'in son incileri bu kripto FETÖ'şlerin işi mi! Aile ve ahlak, Türk Milletinin namusudur" açıklamasını yaptı.

Biliz; yerel ve ulusal gündem maddelerini de tartışmaya açtı. Biliz; "Seçim Yasaları dediler, hala hareket yok. Meclis dışında kalan partiler birbirlerini ziyaret ederek görüş alışverişinde bulunuyorlar. 76 yıllık bir geçmişe, yaklaşık 40 yıl devleti yöneltmiş bir partinin il başkanı olarak bulduğumuz her plartformda ülkenin açmazlarını tartışıyoruz. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi diye bir şey ortaya gerisi gelmedi. TBMM hala faaliyette, ama ne hikmetse kanunlar KHK ile çıkıyor! Bir kanunda kaçak binaların ruhsat alabilmeleri için çıkartacaklarmış. Türkçesi iflas eden belediyelere, ekmek parası bulamayan vatandaşlarımıza, kaçak binası başına 5-10 bin lira bulup kaynak yaratmak. Kentsel Dönüşümde istediği Havuz Sistemini oluşturamayan AKP, kaçak binalar üzerinden belediyelere nefes aldıracak, yıl içinde de karizması çizilen AKP seçime giderek bir 4 yıl daha iktidar olmanın planının adıdır bu. Vatandaşa yaptığın zamla simit bile aldıramazken, nereden bulacak vatandaş binlerce lirayı ey AKP!" ifadelerini kullandı.

ALTEPE'NİN BAŞINI GÜL'E OLAN YAKINLIĞI MI YAKTI!

Biliz; "Bursa'nın Ankara'da güçlü bir lobisi yok. Olsaydı Hükümet yatırımlarından pay alırdı. Bakanı olmayan Konya bile 3 milyarlık metrosuna ek kaynak alıyorsa, Hükümetin 3 numaralı ismi Bursa'dan olmasına rağmen Bursa avcunu yalıyorsa, başta AKP'nin il başkanı olmak üzere, şapkasını önüne koyup düşünmesi lazım. Bir şeyler ters gitti ki, belediye başkanınız istifaya zorlandı! Yerine gelen arkadaşınız belediyenin tüm röntgenini hiçbir şeyi saklamadan tüm çıplaklığı ile anlatıverdi. Sonuç var mı diye soracak olursanız, Bürokrat kadrolarının değiştirilmesi dışında henüz somut bir ilerleme yok. Türkiye her sabah, bugün piyango kime vuracak, diye kısa çöp çekme korkusu ile uyanıyor. İstifaya zorlanan AKP belediye başkanları ile ilgili detay verilmemesi, metal yorgunluğuna bağlanması, görevden alınan CHP'li belediye başkanlarının yolsuzlukla suçlanmaları kutupları daha da geriyor! Bursa'nın 2'si CHP olmak üzere 15 AKP'li toplamda 17 ilçe belediye başkanı hakkında her gün yeni bilgiler geliyor. İktidar makamlarında oturan yeni isimler kamuoyunu aydınlatmak yerine, emanetçi gibi bir davranışın içinde. Altepe'nin istifasında son yıllarda eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile sık görüşmesinin bir sebep olduğu iddiası var. Bu doğruysa tarafların açıklama yapması elzem halini almıştır. Büyükşehir ve ilçe belediyelerinde yaklaşık 400 bankamatik memur-işçi olduğu bilgisi aldık, muhataplarından gereğini yapmalarını bekliyoruz. Zarar ettiği için satılan Deniz Kuşu uçaklarından gelecek olan gelir, Bursaray'a vagon olarak geri dönecekmiş. İsabetli bir karar. Yolcu kapasitesini de günlük 250 binden 500 bine çıkarma hedefi koymuşlar takdir ettik. Ancak, bu kapasite artışı yapabilmeleri için minibüs ve otobüs trafiğini kesmeleri lazım. Hukuk boyutunda açılan davalarda, mahkemeler işletmeciler lehinde kararlar vermişse sen bu 2 bin 200 aracı nasıl keseceksin? Bu araçları almaya kalksan maddi gücün yetmez! Tek çözüm bu araçlara yeni güzergah kazandırıp, vatandaşın tek vasıta ile ulaşımını gerçekleştirmek. Bu konuda biz arabulucu olmaya hazırız. Demokratların iktidarı ile Türkiye düzlüğe çıkacaktır." dedi.

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!