Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

Dışişleri eski bakan ve büyükelçilerinden itiraz

Geçtiğimiz hafta TBMM'de kabul edilen 'Torba Kanun' ile büyükelçilik yapan memur kökenli olmayan kişilerin Türkiye'ye dönüşte Dışişleri Bakanlığı kadrosuna alınabilmesinin yolu açılmıştı. Bu yeni düzenlemeye Dışişleri Bakanlığı'ndan emekli olan, Dışişleri Eski Bakanları ve yine emekli 150 büyükelçi ve başkonsolostan itiraz geldi ve Cumhurbaşkanı Gül'den adım atması istendi.

Dışişleri eski bakan ve büyükelçilerinden itiraz

 Yayınlanan bildiride Dışişleri Bakanlığı'nın kurumsal yapısının tahrip edileceği savunuldu. İşte yayınlanan o bildiri:

"Dışişleri Bakanlığı Teşkilat Kanununda yapılması kabul edilen değişiklikler hakkında 150  emekli Büyükelçinin ve  emekli Başkonsolosun  kamuoyuna duyurmak istediği hususlar aşağıda sunulmaktadır:

Bir hafta kadar önce TBMM'de görüşülmekte olan "torba yasa" tasarısına Genel Kurul'da verilen önerge ile eklenen maddeyle, Dışişleri Bakanlığı'nın Teşkilat Kanununda yapılması öngörülen değişiklik, Cumhuriyetin en önemli ve köklü kurumlarından birisi olan Dışişleri Bakanlığı'nın kurumsal yapısını derinden tahrip edecek niteliktedir.

7 Temmuz 2010 tarihli ve 6004 sayılı Dışişleri Bakanlığı'nın Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun, Bakanlık dışından yurtdışına Büyükelçi olarak atananların, merkeze döndüklerinde, ihtiyaç halinde, Bakanlıkta çalışmalarına ve Büyükelçi ünvanını kullanmalarına, daha önce bir başka kamu kurum veya kuruluşuna mensup olmaları koşuluyla, izin vermekteydi.

Ancak bu kişiler Müsteşar, Müsteşar Yardımcılığı, Genel Müdürlük gibi, sadece meslek memurlarının üstlenebileceği görevlere getirilememekteydi. Bir kamu kurum veya kuruluşuna mensup olmayanlardan yurt dışına Büyükelçi olarak atananlar ise, yurda dönüşlerinde Dışişleri Bakanlığı bünyesinde yer almıyorlardı.

Şimdi getirilen yeni düzenleme ise, daha önce bir kamu kurum veya kuruluşuna mensup olsun veya olmasın, Büyükelçi veya Daimi Temsilciliğe atananların yurt dışı görevlerinden dönüşlerinde, Büyükelçi ünvanını koruyarak Bakanlıktaki mesleki uzmanlık gerektiren üst makamlara getirilebilmelerini ve meslek memurlarıyla aynı hükümlere tabi olup, aynı haklardan yararlanmalarını öngörmektedir.

Böylece, kökeni itibariyle Dışişleri mensubu olmaksızın yurt dışına Büyükelçi veya Daimi Temsilci olarak atananlar, yurda dönüşlerinde Müsteşar, Müsteşar Yardımcısı, Genel Müdür gibi en üst düzeydeki makamlara getirilebileceklerdir. Bunun anlamı, Dışişleri mesleğinden gelmeyen ve hiç kamu hizmetinde bulunmamış dahi olabilecek bu kişilerin, Dışişleri'nde 20-30 yıl boyunca kesintisiz hizmet vermiş ve önemli yüksek kademelere sınav ve çeşitli elemelerden sonra yükselebilmiş meslek memurlarının görevlerini üstlenmeleridir.

Bu ise, Bakanlık'ta 'dışarıdan atananlar' ve 'kariyer memurları' şeklinde iki farklı yüksek düzeyli yönetici sınıfı yaratacak ve yerleşik , denenmiş hiyerarşik düzeni altüst edecektir. Ayrıca, keyfilik, kayırma ve lütuf riskini arttıracak bir gelişmeyle birlikte, mevcut personelin kendi kurumuna olan itimadını ve çalışma şevkini kıracak; dolayısıyla, kamu yararını ve ulusal çıkarları ciddi şekilde zedeleyecek bir durumla karşılaşılabilecektir.

Tüm dünyada bir kariyer olarak algılanan diplomasi mesleği, geniş açılı bir dünya vizyonu, ileriyi görebilme basireti, uluslararası ilişkilere bütünsel biçimde genel bakış açısı ve uzun meslek yıllarının getirdiği bir birikim gerektirmektedir. Unutulmamalıdır ki, Türk diplomasisi , dünyadaki saygın yerini, iyi yetişmiş ve nitelikli kariyer memurlarına sahip olmak , güçlü kurumsal yapısına ve kıdem hiyerarşisine sadakatla bağlı kalmak sayesinde sağlamıştır.

Dışişleri kadroları şimdiye kadar siyasi yelpazenin değişik bölümlerinde yer alan çeşitli partilere mensup Dışişleri Bakanlarıyla çalışmışlardır. Zira, görevlerinin siyasi makam yerine karar almak değil, bu makama doğru karar verebilmesi için gerekli bütün bilgileri sunmayı ve ülkemizin çıkarlarını ciddi şekilde tehlikeye sokabilecek gelişmelerin önlenmesi için samimi uyarıları cesaretle ortaya koymayı, memuriyet anlayışlarının vazgeçilmez bir gereği olarak kabul edegelmişlerdir.

Dışişleri Bakanlığı mensupları, gerek asırlar boyunca Osmanlı döneminde, gerek Cumhuriyetimizin kuruluşundan bu yana, gelenek, mesleki birikim ve kurumsal deneyimlerini, ülke çıkarlarını her düzey ve konumda korumak, geleceğe yönelik dış politika ilke ve hedeflerini şekillendirmek ve gerçekleştirmek amacıyla, büyük bir titizlik, duyarlılık ve şehitlik dahil her türlü fedakârlıkla hizmet veregelmişlerdir.

Dışişleri Bakanlığı, Başbakanlığı, Cumhurbaşkanlığı dönemlerinde Dışişleri Bakanlığının bu özellik ve niteliklerini yakinen tanıdığına inandığımız Sayın Cumhurbaşkanından, Dışişleri Bakanlığı'nın kurumsal kimliğinin korunması için gerekli adımları atmasını bekliyoruz."

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!