Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

Dink davasında savcı müebbet istedi, avukatlar neden salonu terk etti

Hrant Dink Davası'nda savcının mütalaa vermesi üzerine avukatlar duruşma salonunu terk ettiler..

Dink davasında savcı müebbet istedi, avukatlar neden salonu terk etti

 

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin davada Savcı, Yasin Hayal ve Erhan Tuncel için müebbet hapis cezası istedi.

Hrant Dink davasında savcılık esas hakkındaki mütalasını açıklamak istedi. Avukatlar çok önemli delillere ulaştıklarını bu delillerin tam araştıma aşamasında olduğunu belirterek savcılığın esas hakkındaki mütalasını okumasına itiraz ettiler. Savcılık kararında ısrar edince Dink'in avukatları mahkeme salonunu terk etti.

DİNK DAVASI AVUKATI AÇIKLAMA YAPTI
Dink davası avukatlarından Fethiye Çetin, duruşma salonunu neden terk ettiklerini anlattı.  Gazetecilere açıklamalarda bulunan Çetin, dava dosyasında eksikliklerin olmasına rağmen savcının esas hakkındaki mütalaasını okumasına tepki gösterdiklerini açıkladı.

DAVA TERÖR KAPSAMINDA ÇIKARILMAYA ÇALIŞILIYOR
Soruşturmayla ilgili ihmallerin görmezden gelindiğini iddia eden Çetin, 'Davayı terör örgütü soruşturmasının dışına çıkartmaya çalışıyorlar. Cinayet günü şüpeli şahısların telefon konuşmaları bir türlü dava dosyasına konulmuyor. Bir çok talebimiz görmezden gelinirken savcı esas hakkında mütalaa veriyor.' dedi

MÜTALAADAN ÇARPICI BAŞLIKLAR
Savcı, Yasin Hayal ve Erhan Tuncel için müebbet hapis cezası talebinde bulundu. Savcının mahkemede verdiği mütalaasında ise, "Derin yapıların en son gerçekleştirdiği suikast Hrant Dink suikastıdır. Sanıklar ideolojik amaçlarla hareket etmiştir. Hedef Türkiye Cumhuriyeti ve kamu düzenidir. Cinayetin Ergenekon örgütü ile bağlantılı olduğu yönünde şüpheler var" ifadeleri yer aldı.

ADALET AĞAOĞLU: DEMOKRASİ İSTİYORUZ, ADALET İSTİYORUZ
Hrant Dink Davası'nın Beşiktaş Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün görülen 20'inci duruşması öncesi adliye önünde toplanan "Hrant'ın Arkadaşları" isimli topluluk arasında bulunan Yazar Adalet Ağaoğlu,

"Demokrasi istiyoruz, adalet istiyoruz. Sayın Başbakan, lütfen artık çabuk olun, iyi izleyin. Hepimiz sizden bunu diliyoruz. Yeter artık. Çok uzadı. Hepimiz peşindeyiz. Çok sevgili sayın Rakel Dink'in ilk gün söylediği söz 'Bebeklerden katil üreten kim varsa' onlardan davacıyız. Kim kullandı onları. Onları da istiyoruz. Görmek, bilmek. Davasının görülmesini istiyoruz. Çok değerli Hrant'ın arkadaşları, dostları. Memleket için adalet, insan hakları için adalet. Sonuna kadar peşindeyiz. Değerli gençler. Hrant'ın güzel arkadaşları. Hakiki, sahici bir demokrat, hakiki sahici bir adalet için aktiviteniz devamlı olsun. Her zaman samimi olun. Her zaman hak uğruna çalışın. Hak ve adalet uğruna. İnsanlık dışına ve aşırı bir şey yapmayacağınıza eminiz. Hrant'ın güzel arkadaşları" diye konuştu.

SLOGANLARLA ADLİYE ÖNÜNE YÜRÜDÜLER
Dava öncesi Dolmabahçe Meydanı'nda toplanan bir topluluk, Bandista grubunun yaptığı müzik eşliğinde Beşiktaş'a yürüdü. Barbaros Hayrettin Paşa Meydanı'nda toplanan grupla bir araya gelen topluluk, "Hrant için, adalet için", "Ogün, Yasin yetmez, öldür diyenler yargılansın" sloganları ile adliye önüne yürüdü. Aralarında Sırrı Süreyya Önder, Ufuk Uras'ın da bulunduğu topluluk adliyen önünde 200 kişiye ulaştı. Hrant'ın arkadaşları adına basın açıklamasını Gazeteci Patrat Estukyan okudu. Açıklamada şunlara yer verildi:

"Sayın Başbakan. Arkadaşımız Hrant Dink'i öldürdüler. Beşinci yılına yaklaşan adalet arayışımız kadük kalmıştır. Dilekçe verdiğimiz topyekün devlet, kendini katile yakın gördü. Zaten katil, polis, bayrak ve muzaffer gülümseme kahramanlık posterinde poz vermişti. Bir türlü ilamını malum edemediğiniz o kalabalık güruh, elbirliği ile kıstırmışlar, hain pusuda kurşun sıkmışlar, kaçmışlar, saklanmışlardı. Şikayetçiyiz. 'Namus sözümdür adalet' diye ölü evinde ant içtiğiniz halde, Hrant Dink'i işaret parmağıyla gösterip 'Bunu' diyen yardımcınızı 'Meclis Başkanı', resmi makamda, adamları resmen 'Yakarız canını bak' diyen valinizi 'Vekil', emanet edilen canı kollamayan, kötülerin işini kolaylaştıran emniyet müdürünüzü 'Vali', 17 yaşındaki O.S.'yi kocaman Ogün Samast ettiniz. Kan adalete susar, şikayetçiyiz. 'İsim verdik soruşturun' diye, İçişleri Bakanı'nız, 'Olmaz onlar bizim çocuklar' dedi. Dışişleri Bakanı'nız AİHM savunmasında bu toprakların yiğit evladına 'Nazi' dedi. Çevik kuvvetleriniz Rakel Dink önlerinden geçerken katillere yazılan methiye türkülerini mırıldanarak Beşiktaş Adliyesi'nde koro yapıverdiler. Katillerimizi adalet evine getiren jandarma, cezaevi aracına 'Ya sev, ya terk et' diye yapıştırma asmıştı. Sayın Başbakan, nedir daha derine inmeyi engelleyen o büyük kasabanın sırrı.? Nedir sözünüzü tutmanıza mani olan? Azınlıklardan gasp edilenin birazını geri vermenin sebebiyle seslendirdiğiniz nutukta 'Bu ülkede hiç kimse ruh tedirginliğinde yaşamayacak artık' diyordunuz. Hrant'ın veda mektubuna atfen. İnanın tedirginliğimiz he zamankinden büyüktür.

Sayın Başbakan, mala gelenin telafisi bulunur. Cana gelene de davranınız. O Anadolu Toprağı'ndan Hrant Dink'in payına bir metrekare toprak düştü, mezardır! Kamera denilen vaka-ü nüvis silinmiş, bize kalan azıcık 19 Ocak 2007 seyirliğinde 5 kişi saydık Hrant'a pusu kuranlardan. Kim bunlar sayın Başbakan?

Görünene, görünmeyeni, katillerimizi istiyoruz, adalet olsun, hak hakim olsun diye. Bizim hakkımız bizde saklı duruyor, helalleşmekten başka çarenin kalmadığı savaş yorgunu memleketimizde. Suallerimiz cevapsız. Adalet nöbetçisi 'Hepimiz Hrant'ız' diyen yüzbinlerin eli hala vicdanında. Cevaplarımızı almadan susmayacağız, sormaya devam edeceğiz."

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!