Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin sorularını cevapladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya özel yayınında gençlerin sorularını cevapladı. Erdoğan, "Bunlar bizim medar-ı iftiharımız tabii. ATAK, HÜRKUŞ. Bunlar bize yeterli mi? Değil tabii. Ama önemli olan ilk adım. Daha da ilerleteceğiz tabii. Milli teknoloji hamlesinde ilk adım bunlar. Bundan sonra ileri teknolojiye doğru gideceğiz." dedi. Erdoğan, "Sadece Akkuyu ile kalmayacağız. Üçüncü bir nükleer enerji santralini de kuracağız. " dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin sorularını cevapladı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gençlik ve Teknoloji Buluşması" adlı sosyal medya özel yayınında gençlerle bir araya geldi. Ankara'da Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş'de (TUSAŞ) düzenlenen programda konuşan Erdoğan, programa katılan ve sosyal medya üzerinden programı takip eden gençlerin savunma sanayii ve teknoloji alanındaki sorularını cevapladı. Erdoğan'ın konuşmasından başlıklar şöyle:

YERLİ OTOMOBİL

Yerli otomobil ile ilgili sorulan bir soruya yanıt veren Erdoğan, 2022'de Türkiye'nin yerli ve millî araçlarının görülmeye başlanacağını ve dünya piyasalarına ihraç edileceğini belirterek, mega endüstri bölgeleri projesine açıklık getirdi. Erdoğan, bu proje ile 100 bin kişiye iş imkânı sağlanacağını, yenilenip dönüştürülecek mevcut 135 sanayi sitesinde de 317 bin kişi için istihdam sağlanacağını belirtti.

ENERJİ VE NÜKLEER SANTRAL

Enerji ile ilgili bir soruyu cevaplayan Erdoğan, Türkiye'nin kendi nükleer enerji santrallerini yapacağını ifade ederek, "Sadece Akkuyu ile kalmayacağız. Bir üçüncü nükleer enerjinin de şu anda görüşmelerini yapıyoruz. Üçüncü bir nükleer enerji santralini de kuracağız. Zira şu andaki Akkuyu bizim enerji ihtiyacımızın yüzde 10'unu inşallah karşılayacak. Bir yüzde 10'u belki daha fazlasını da Sinop'la karşılayabiliriz. Üçüncüsüyle de yine aynı şekilde daha fazlasını karşılama imkânımız olacak." dedi.

UZAY VE UYDU TEKNOLOJİLERİ

Uzay ve uydu teknolojileri ile ilgili gelişmeleri de değerlendiren Erdoğan, 2003'e kadar Türkiye'ye ait sadece iki uydunun fırlatıldığına, geçen 16 yılda ise uzaya 10 uydu fırlattıklarına dikkat çekti. Erdoğan, 2039'a kadar Türkiye'ye ait 11 uydunun daha uzaya fırlatılacağını açıkladı. 

ELON MUSK GÖRÜŞMESİ

Erdoğan, Amerikalı girişimci Elon Musk ile görüşmesini de hatırlatarak, "2020 ve 2021'de Türksat 5A ve 5B'yi Elon Musk'ın Falcon roketleriyle fırlatacağız. Bunu kafaya koyduk ve görüştük. Konuşmalarımızı, görüşmelerimizi yaptık, o da olumlu baktı. Zaten ziyaretinin bir sebebi de o idi. Onlar da tabii kimi ziyaret edeceklerini biliyorlar" ifadelerini kullandı.

DÜNYA KUPASI

Dünya kupasındaki favorisi sorulan Erdoğan, "Ben ilk önce Almanya demiştim fakat yanıldık. Almanya ilk maçta yenildi, iş biraz sıkıntıya düştü. Bütün güçlü olanlar şu anda yeniliyor. Almanya yenildi, Brezilya'nın hâli ortada. Meksika acayip geldi. Bundan sonra böyle devam eder mi bilemiyorum" dedi.

Portekiz'in İspanya maçına da değinen Erdoğan, Ronaldo'nun performansıyla ilgili, "Frikik zaten tartışılmaz. Her babayiğidin kârı değil ve o maçtaki performansı, o karakteri, inancı, hele hele Filistin meselesindeki karakteri, bunlar çok önemli. Onun için alkışlıyorum" diye konuştu.

ERDOĞAN, ATAK HELİKOPTERİ ÜRETİMİYLE İLGİLİ İNCELEMELERDE BULUNDU

Programdan sonra gençlerle birlikte Atak helikopterlerinin üretim ve montaj hattına geçen Erdoğan, burada TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil ve Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir tarafından karşılandı. Kotil'den, Atak helikopterinin üretim aşamaları, özellikleri ve çalışan personele ilişkin bilgi alan Erdoğan, gençlere terörle mücadelede Atak helikopterinin önemini anlattı. Yerli motor konusunda geç kalındığına dikkat çeken Erdoğan, Kotil'den yerli motorun kısa sürede üretilmesi konusunda söz aldı.

"24 SAAT FULL MESAİ BURADA VAR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünya, dijital dönüşümü konuşuyor, insansız fabrikalar kuruluyor. Biz Türkiye olarak bunu nasıl başarabiliriz. Bir rakibiniz miting meydanlarında 'Endüstri 4.0'ı ben bilirim.' diyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?" sorusuna, "Endüstri 4.0 o zatın kendisine mi ait?" karşılığını verdi. 

"Endüstri 4.0" denilen olayın Almanya'da Siemens'in kendi projesi olduğunu anlatan Erdoğan, şöyle devam etti: 

"Bizim milli ve yerli projemiz var, biz böyle çıktık. Biz o milli, yerli projemizle şu anda dünyada savunma sanayinde rekabet alanının içerisindeyiz. Örneğin şimdi ATAK helikopterlerimizi yapıyoruz. Ben İtalya ile bunu görüştüğüm zaman, Berlusconi'nin başbakan olduğu dönemde, kendisiyle bu konuları görüştük. Dostluğumuzun da ileri olması sebebiyle ortak üretime girelim dedim. 

O zaman görüşmeler yaptık, sonra da ortak üretim kararını verdik. Çünkü dünya hep pazar arıyor ama biz Türkiye'yi pazar olmaktan çıkarmakta kararlıydık. Biz kendimize pazarlar bulalım. Berlusconi'nin desteğiyle anlaştık, ATAK helikopterlerimizi Türkiye'de başlattık. Bunu da tabii Roketsan'la da özellikle bütün kullanılan bombalar oradan, o da yerli. Burada motorda inşallah onu da halledeceğiz. Şu anda bu üretimi yapıyoruz." 

Erdoğan, şu anda ordunun 34 kadar ATAK helikopterinin kullanıldığını vurgulayarak, "Temennim odur ki sizlere şu anda üretim bandında olanları da programdan sonra gezdirmek isterim. 24 saat full mesai burada var. Bunlar bizim medarıiftiharımız. Nerelerden nerelere geldik, kapılarda dileniyorduk, ne olur bana bir tane helikopter, ATAK ver. Nazlanıyorlardı, kongreden çıkmadı. Şimdi biz bunu artık aştık. ATAK helikopterlerinde de bunu gördük." değerlendirmesinde bulundu.

"HÜRKUŞ BİZE YETERLİ Mİ? DEĞİL" 

Hürkuş'un eğitim uçuşları noktasında yerli uçak olduğunu kaydeden Erdoğan, "Hürkuş bize yeterli mi? Değil. Bunu daha da ileri teknolojiyle Hürkuşumuzu da ilerleteceğiz, daha ileri bir konuma gelmemiz lazım. Ama önemli olan ilk adımdır, biz bu ilk adımı şu anda atmış vaziyetteyiz. Bunu da başarılı bir şekilde bundan sonra sürdüreceğiz." dedi. 

Erdoğan, milli teknoloji hamlesinde ilk adımın önemli olduğunu, bundan sonra da zaten ileri teknolojiye doğru gidildiğini söyledi. 

Göreve başladıklarında bu noktadaki şirketlerin sayısının çok düşük olduğunu dile getiren Erdoğan, şimdi rekabet bulunduğu için bu sayının artmaya başladığını kaydetti. 

Erdoğan, araştırma-geliştirmenin de mali noktada getirisinin çok fazla olduğunu belirterek, "Bu bakımdan bu konuya da ilgi duymaya başladılar. Eskişehir bu konuda iyi bir merkez olmaya başladı. İnanıyorum ki aynı şekilde bu konuda Ankara çok önemli bir merkez. Zaten hepsinden öte Aselsan çok ciddi bir işlev görüyor. Şu anda bizim sadece 137 bin araştırma-geliştirme noktasında çalışanımız var." ifadesini kullandı. 

Erdoğan, üniversitelerden yetişen gençler için bu sektörde şu anda büyük bir alan doğduğunu ve geleceğe yönelik herhangi bir sıkıntının söz konusu olmadığını söyledi. 

"KODLAMA VE YAZILIM EĞİTİMİNE, İLKOKULDAN İTİBAREN BAŞLIYORUZ" 

"Toplumda ilim ve teknolojiye olan ilgiyi arttırmak için ne gibi projelerinin bulunduğunun" sorulması üzerine Erdoğan, son 16 yılda hükümet olarak 126 bilim ve sanat merkezi açtıklarını dile getirdi. 

Erdoğan, bunun çok daha ilerisini Haliç'te açacaklarına değinerek, "Haliç'te bilim ve sanat merkezi, yani o meşhur Haliç Tersanesi'ni buna dönüştüreceğiz. 2023'e kadar 150 çocuk kütüphanesi kuracağız. Kodlama ve yazılım eğitimine, ilkokuldan itibaren başlıyoruz. Bu büyük önem arz ediyor." ifadesini kullandı. 

Cumhurbaşkanlığında 5 milyon ciltlik bir kütüphanenin olacağını, aynı zamanda dijital ortamda da kaydının bulunacağını anlatan Erdoğan, şöyle devam etti: 

"İstanbul Rami Kışlası'nı aynı şekilde kütüphaneye dönüştürüyoruz. Orada da 7 milyon ciltlik bir kütüphane kuruyoruz. Yine dijital ortama bunların hepsi aktarılacak. Çünkü Türkiye bir ilim, irfan yuvasıyken şöyle bir araştırdığınız zaman, bizim doğru dürüst kütüphanemiz yok. Koskoca Türkiye'de ciddi anlamda böyle bir kütüphane yok. Ama dünyaya bakıyorsun, 150 milyon cilt kitabı olan kütüphaneler var. Şimdi biz Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi'yle buna başladık. Şu ana kadar da 1,5 milyon cilt kütüphanemize kitap gelmiş vaziyette. Bunu 5 milyona tamamlayacağız. 5-6 ay içerisinde kütüphanemiz bitiyor, 24 saat burası açık olacak, öğrencilerimize hizmet verecek." 

"DÜNYADAN HABERİ OLMAYINCA, O KEKİ BİR ŞEYLE KARIŞTIRIYOR" 

Erdoğan, "Bu hizmeti verirken de, tabii birilerinin çok hoşuna gidebilir bu, o da şu; biz kek ikramımızı yapacağız. İnadına da olsa yapacağız. Çayını kahvesini orada alabilecek. Fakat dünyadan haberi olmayınca, o keki bir şeyle karıştırıyor." ifadelerini kullanarak, şunları kaydetti: 

"Benim kızım Amerika'da tahsilini yaparken zaman zaman arıyorum kendisini. Aradığımda, neredesin kızım, 'Baba kütüphanedeyim.' Daha sonra merakım, kızım bu saatlerde nasıl oluyor bu iş dediğimde, o da anlatırdı. Hem kütüphanenin yapısını hem de nasıl çalıştığını anlatırdı. 

Onlar için en isabetli çalışma yeri orası. Niye? Kütüphane dediğiniz zaman orada sadece kendini hangi dünyaya veriyorsun? Kitap dünyasına, düşünceye, ilme veriyorsun. Evde olduğun zaman kardeşlerin rahat bırakmaz, evde diğer ihtiyaçlardan dolayı rahat çalışamazsın. Ama orada kütüphanede kitaplarla haşır neşir olduğun zaman, dersini de çok daha rahat bir şekilde çalışma imkanı var. Bizim şu anda attığımız bu adımla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki kütüphane bu işlevi görecek. Millet kıraathaneleri de bu işlevi görecek." 

"İNTERNET KAFELERİN NE İŞLER GÖRDÜĞÜNÜ BİLİYORSUNUZ"

İllerde ve ilçelerde, millet kıraathanelerinin bunun için yapıldığını vurgulayan Erdoğan, "Bu adımı atarken de gençlerimizi kötü alışkanlıklardan da kurtaralım istiyoruz. Bu internet kafelerin ne işler gördüğünü biliyorsunuz, nerelerden nerelere gençliği kaydırdığını görüyoruz. İstiyoruz ki ilim, irfan sahibi bir nesli yetiştirelim. Bunun için de tabii bu tür millet kıraathaneleri bizim önümüzü inanıyorum ki bu konuda açmış olacak." şeklinde konuştu. 

YERLİ OTOMOBİL İÇİN TARİH VERDİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yerli otomobilin ne zaman yollarda görülebileceğine ilişkin bir soru üzerine "Siz ana muhalefetin adayından bu işi daha iyi kavramışsınız. Çünkü o hala şu andaki klasik otomobillerden bahisle benim 20 yıl geriden geldiğimi söylüyor. Halbuki kendisinin aynaya bakması lazım." ifadesini kullandı. 

Yerli otomobil üretecek firmaları "beş babayiğit" olarak tanımlayan Erdoğan, bu firmalarla en ileri teknolojiyi, yani akıllı sürücü yazılımlı, elektrik şarjlı akülü arabaları konuştuklarını dile getirdi. 

Bunun gayrisafi yurt içi hasılaya asgari 50 milyar avro katkı sağlayacağını bildiren Erdoğan, "Bunun farkında değil. Çok daha önemli olan cari açığımıza yıllık 7 milyar avro katkı sağlayacak. 25 bin sadece ilave istihdam sağlayacak." ifadelerini kullandı. 

Bursa Yenişehir'de otomotiv test merkezi kurulacağını açıklayan Erdoğan, "beş babayiğit" ile bu işe soyunduklarını, başarılı bir CEO'yu işin başına getirdiklerini söyledi. 

Tasarım çalışmaları hazırlıklarının sürdüğünü anlatan Erdoğan, yerli ve milli araçlar için 2022 yılını hedeflediklerini belirterek, "2022'de biz kendi yerli milli araçlarımızı ülkemizde göreceğimiz gibi dünya piyasalarına da ihracını yapacağız." dedi. 

"100 BİN KİŞİYE İŞ İMKANI SAĞLAMAK BİZİM HEDEFİMİZ" 

Üniversite mezunlarının iş bulamadığına yönelik bir tespit üzerine Erdoğan, "hedefimiz mega endüstri bölgeleri inşa ederek 100 bin kişiye iş imkanı sağlamak bizim hedefimiz. Bunun proje maliyeti 140 milyar Türk lirası. Mevcut 135 sanayi sitemizi yeniliyoruz, dönüştürüyoruz. 317 bin kişiye de burada iş imkanı sağlayacağız." bilgisini paylaştı. 

İzmir'e teknoloji üssü inşa edeceklerini bildiren Erdoğan, 40 bin kişiye istihdam sağlanacağını açıkladı. 

Erdoğan, 114 organize sanayi bölgesi kurulduğunu, Kahraman Kazan'da yeni bir organize sanayi bölgesi yapılacağını dile getirdi. 

Kahraman Kazan'daki organize sanayi bölgesinin görsellerini, salonda bulunan dev ekrandan gençlere izleten Erdoğan, "Bunları 10-15 yıl önce konuştuğunuzda kimsenin havsalası almazdı ama şimdi biz artık bunun uygulamasına geçtik." ifadesini kullandı. 

Erdoğan'ın "Bilmiyorum beğendiniz mi?" şeklindeki sorusuna, gençler alkışla yanıt verdi. 

"HİÇBİR GENCE YÜZDE 100 İŞ GARANTİSİ VERMEZLER" 

Erdoğan, bin 595 meslek lisesi, 370 özel meslek lisesi kurulduğunu hatırlatarak, "Dünyanın şu an en gelişmiş ülkesi Amerika değil mi? Hiçbir üniversite mezununa veya gence yüzde 100 iş garantisi vermezler, veremezler. İş garantisi, ehliyet, liyakat işidir. Gerçekten başarılıysa ehliyet, liyakatta iyiyse onu da kaparlar ama 'Ben üniversiteyi bitirdim, bana hemen iş verilir', böyle bir şey dünyanın hiçbir yerinde yok." değerlendirmesinde bulundu. 

Erdoğan, 16 yılda eğitim bütçesini 9,3 milyar Türk lirasından 135 milyar Türk lirasına çıkardıklarına dikkati çekerek, "Eğitime bu kadar önem verdik. Çünkü bir numara milli bütçede savunma sanayiydi. Biz, milli eğitim bütçesini bir numaraya çıkardık, savunma bütçesini ise geriye aldık. İkiye sağlığı koyduk, işi böyle devam ettirdik." ifadesini kullandı. 

"586 BİN ÖĞRETMEN ATAMASI YAPTIK" 

Bu süre içerisinde 586 bin öğretmen ataması yaptıklarını anımsatan Erdoğan, öğretmen başına düşen öğrenci sayısını 24'ten 16'ya indirdiklerini açıkladı. 

Kız öğrencilerin okullaşma oranını yüzde 45'ten yüzde 83'e çıkarıldığını aktaran Erdoğan, okul öncesi eğitimde ciddi manada bir sıçrama olduğunu söyledi. 

Dersliklerin 398 binden 682 bine çıkardıklarını dile getiren Erdoğan, "Benim öğrencilik yıllarımda sınıfım 75 kişiydi ama 105 kişilik sınıflar vardı. Şimdi 30'un üzerinde neredeyse yok gibi. 25-20 kişilik, bazı yerlerde 20'nin de altında sınıflarımız var." şeklinde konuştu. 

3 MİLYAR KİTAP DAĞITILDI 

Derslik başına düşen öğrenci sayısının 36'dan 25'e düştüğüne işaret eden Erdoğan, 2002'de 18 bin olan laboratuvar sayısını 39 bine yükselttiklerini anlattı. 

YURTKUR'daki yatak kapasitesinin 183 binden 629 bine çıkarıldığını belirten Erdoğan, ortaöğretimde öğrencilere yaklaşık 3 milyar kitap dağıtıldığını bildirdi. 

"TEKSİR NOTUNU BİLİR MİSİNİZ" 

Öğrencilere "teksir notu"nun ne olduğunu soran Erdoğan, şöyle devam etti: 

"Biz teksir notlarıyla okuduk. Bir makinesi vardı. O makineyle saman kağıdından o çıkardı. Mürekkep onu tamamen dağıtır. Çünkü kırtasiye dükkanına gittiğimizde bir hafta içinde biz kitabımızı alamazdık. Bu acıları yaşadığımız için aynı acıları yeni nesil yaşamasın istedik. Ağabeylerimizden teksir notunu isterdik paramızla, onlar da bize satmazlardı. Bu acıyı da çektiğimiz için dedik ki biz kitapları sıraların üzerine koyacağız, yavrularımız kitaplarını okula başlarken sırasının üzerinden alsın. Bunu biz başardık. Şu anda artık böyle bir dert yok." 

Erdoğan, 340 bin öğrenciye özel okul desteği sağladıklarını anımsatarak, üniversite sayısını 76'dan 207'ye çıkardıklarını kaydetti. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hakkari'den istediği üniversiteye girmek isteyen bir gencin, bunu başarabilmesi mümkün müydü? Zordu. Fakir, garip, İstanbul'a veya Ankara'ya üniversite kazanacak, gelecek. Biz dedik ki o gelmesin, biz onun ayağına üniversiteyi götürelim." diye konuştu. 

Erdoğan, üniversiteleri öğrencilerin ayağına getirmekle çok önemli bir görevi ifa ettiklerini vurguladı. 

Üniversite harçlarını kaldırdıklarını hatırlatan Erdoğan, "Çıkıyor şimdi bakıyorsunuz ana muhalefetin başı, hala üniversitelerin ücretli olduğundan bahsediyor. 'Ücretleri kaldıracağız' diyor. Ya zaten üniversiteler ücretsiz. Dürüst ol. Harç, öyle bir şey kalmadı artık, yok. Demek ki haberi yok ama birileri de uyarmıyor. Bu da tabi ayrı bir sıkıntı." yorumunu yaptı. 

Öğretim elemanı sayısını da 74 binden 159 bine çıkardıklarını ifade eden Erdoğan, öğretim üyesi ihtiyacına dikkati çekti, YÖK ile görüştüğünü aktardı. 
Erdoğan, "Öğretim üyelerimiz, kalite ne kadar artarsa inanıyorum ki öğrencilerimizin kalitesi de o denli artacaktır." dedi. 

"ÜÇÜNCÜ BİR NÜKLEER ENERJİ SANTRALİNİ DE KURACAĞIZ"

İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği öğrencisinin "İleride nükleer bir santralde çalışabilecek miyim? Enerjide nükleer konusunda dönüşüm ne zaman tamamlanacak?" sorusu üzerine Erdoğan, şu anda gençlerin nükleer enerji alanına ilişkin çalıştığını, kendisinin de mezun olduktan sonra bu alanda çalışabileceğini dile getirdi. 

Erdoğan, "Sadece Akkuyu ile kalmayacağız. Sinop, bir üçüncü nükleer enerjinin de şu anda görüşmelerini yapıyoruz. Üçüncü bir nükleer enerji santralini de kuracağız." dedi. 

Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin, Türkiye'nin enerji ihtiyacının yüzde 10'unu karşılayacağını bildiren Erdoğan, "Bir yüzde 10'u, belki daha fazlasını da Sinop ile karşılayabiliriz. Üçüncüsüyle de yine aynı şekilde daha fazlasını karşılama imkanımız olacak." diye konuştu. 

Nükleer santrallerin ileri teknoloji olduğunu belirten Erdoğan, nükleer enerji alanına ilişkin eğitim almaları için yaklaşık 300 gencin Rusya'ya gönderildiğini hatırlattı. 

Türkiye'nin, nükleer santrallere ilişkin Japonya ve Fransa ile de çalışma yürüttüğünü bildiren Erdoğan, şöyle konuştu: 

"Onu bitirdiğimiz andan itibaren de bir o kadar, belki daha fazla gencimizi, öğrencimizi oralara göndereceğiz. Üçüncüyü de büyük ihtimalle Çin ile yapma durumumuz söz konusu. Anlaşırsak buralara da öğrenci göndereceğiz. Onlar da oralarda eğitim-öğretim alacak. Böylece Türkiye enerji ihtiyacının büyük kısmını nükleer enerjiyle karşılamış olacak. Buna ihtiyacımız var." 

"ARTIK BU OYUNA GELMEYECEĞİZ" 

Erdoğan, nükleer enerji konusunda birilerinin söylediği gibi oyunlara gelmek istemediklerini vurguladı. 

"Nükleer enerji çevre kirliliği tehdidi oluşturuyor." iddialarını hatırlatan Erdoğan, şöyle konuştu: 

"Dünyada nükleer enerjiyi kullanan ülkeler, hangi ülkeler diye baktığımızda, bu işe karşı olduğunu söyleyenlerin çoğunda nükleer enerji santralleri çok sayıda var. Artık bu oyuna gelmeyeceğiz. Biz de kendi nükleer enerji santralimizi yapacağız. Çünkü orada ileri teknolojiyle özellikle emisyon hacimlerinin ölçümü başarılı şekilde yapılıyor. Bizi aldatmayın. Sanki bunlar artık yapılmıyor, yok böyle bir şey. Artık bacalarda bunların emisyon hacmi ölçümlerinin hepsi yapılıyor ve bu noktada tertemiz bu enerji kullanılıyor. Biz de bunu başarılı şekilde inşallah uygulamaya koyacağız. Şu anda biliyorsunuz Akkuyu inşaatı devam ediyor. Sayın Putin ile beraber onun temel atma olayını gerçekleştirdik. Şimdi hedefimiz, ikinciyi bir an önce başlatmak, üçüncüyü başlatmak ve buralarda sizlerden istifade edeceğiz. Çünkü temiz, güvenilir enerjiye ihtiyacımız var. Bunu buralardan halledeceğiz. Bunları bitirdiğimiz anda da 10 bin kişiye istihdam sağlanacak." 

"TESLA'YI BİZ NİYE YAPMAYALIM?" 

Hacettepe Üniversitesi Elektrik Elektronik Bölümü mezunu bir öğrencinin önceki aylarda Türkiye'ye gelen Tesla'nın kurucu ortağı ve Üst Yöneticisi (CEO) Elon Musk'ın ziyaretine ilişkin sorusu üzerine Erdoğan, "Elon Musk hakikaten çok farklı bir insan. O insana mesela iş dayanmaz. Bu kadar enerjik, arayan, tarayan, bulan ve kendine yeni yeni alanlar meydana getiren bir insan." dedi. 

Erdoğan, Musk'ın Türkiye ziyaretini anlamlı bulduğunu dile getirerek, "Elon Musk'ın bu attığı adımın bizim için de gerekli olduğuna inanıyorum. Şimdi bir Tesla'yı biz niye yapmayalım? Yapar mıyız? Yaparız. Hepiniz adaysınız. Çalışacağız yapacağız. Buna inandığımız anda bunu yaparız. Şimdi fırlatılan uyduları görüyoruz, şu anda biz de yine uydu fırlatmanın hesabı içindeyiz. Bunu da başaracağız. Şu anda birçok çalışmalarımız var." ifadelerini kullandı. 

2003'e kadar Türkiye'ye ait yalnızca 2 uydu fırlatıldığını belirten Erdoğan, şunları kaydetti: 

"Biz 16 yılda uzaya 10 uydu fırlattık, 2039'a kadar 11 uydumuzu uzaya fırlatacağız. Şu andaki planlama bu. 2020 ve 2021'de TÜRKSAT 5A ve 5B'yi Elon Musk'ın Falcon roketleriyle fırlatacağız. Bunu kafaya koyduk ve görüştük. Konuşmalarımızı, görüşmelerimizi yaptık. O da olumlu baktı. Zaten ziyaretinin bir sebebi de oydu. Onlar da tabii kimi ziyaret edeceklerini biliyorlar. Konuştuk, görüştük, iyi de oldu. GÖKTÜRK ve RASAT uydularımızda yerlileşme ve teknoloji transferi sağladık. 2015'te Uydu Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi'ni kurduk. Bu yıl içince Uzay Ajansı kuracağız. Bu konuda da kararlıyız. TÜRKSAT 6A, İMECE uydularımız da tamamen milli tasarım. Uydu fırlatma, roket teknolojileri konusunda da çalışmaları başlattık." 

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!