Cumartesi annesi Emine Ocak: Erdoğan ve Soylu bana cevabını versin...

Cumartesi Anneleri'nin İstanbul'da Galatasaray Meydanı'ndaki 700. buluşmasında gözaltına alınmaya çalışılan ve tartaklanan 82 yaşındaki Emine Ocak, 23 yıldır adalet aradığını söyleyerek, "Bize neden bunu yaptılar, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Süleyman Soylu bana bunun cevabını versin. Hangi gün bir karıncanın canını incittik?" diye sordu.

Cumartesi annesi Emine Ocak: Erdoğan ve Soylu bana cevabını versin...

İstanbu'da Taksim Galatasaray Meydanı'nda 1995 yılından bu yana gözaltında kaybedilen çocuklarının, eşlerinin, kardeşlerinin akıbetini soran Cumartesi Anneleri, Galatasaray Meydanı'nda toplandı. Eyleme izin vermeyen polis, kayıp yakınları, milletvekilleri ve gazetecilere plastik mermi ve biber gazıyla müdahale etti.

Gözaltına alınmak istenenlerin arasında oğlu Hasan Ocak kaybedildiği günden bu yana adalet arayan 82 yaşındaki Emine Ocak da vardı. Cumhuriyet'ten Zehra Özdilek'e konuşan Ocak, cumartesi günü eyleme destek vermek için gelenlerin gözaltına alınmak istenmesi üzerine polise 'Durun yapmayın' demeye kalmadan koluna iki polisin girdiğini söyledi.

Emine Ocak, yaşananları şu sözlerle anlattı: "Polis beni iteleyerek götürdü. Araca bindirecekken bir sivil polis 'yaşlı kadını almayın' dedi. 'Bunların hepsi benim çocuklarım, bunların hepsini götürüyorsanız ben de geleceğim' dedim. Sonra polisler beni zorla aşağıya indirdi. Polisler çekiştirdiğinde canım acıdı ama çocuklarımı yerde dövülürken gördüğümde yüreğim yandı. O an etrafıma baktığımda 'bir Hasan kaybettim bin Hasan' kazandım dedim."

'BİR HASAN KAYBETTİM, BİN HASAN KAZANDIM'

Emine Ocak, sözlerine şöyle devam etti:

"Bir gazeteci bize Galatasaray Meydanı'na kimseyi bırakmadıklarını söyledi. Ben de çocuklarımın, arkadaşlarımın yanına gittim. Gittiğimde polisler çocuklarımla tartışıyordu. Ben de onların yanına gittim. 'Ne yapıyorsunuz, durun yapmayın' demeye kalmadan polis beni iteleyerek götürdü. Araca bindirecekken bir sivil polis 'yaşlı kadını almayın' dedi. Bunların hepsi benim çocuklarım, bunları götürüyorsanız ben de geleceğim dedim. Sonra polisler beni zorla aşağıya indirdi. Ben 'çocuklarımı bırakmayacağım' dedim. Ama beni indirdiler. CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve oğlum Hüseyin beni aldı. 'Derdiniz nedir' diye sordum. Kimse cevaplamadı. Biz kimseye bir şey yapmadık, zarar vermedik. 23 sene adalet aramaktan başka bir şey yapmadım. Bize bunu niye yapıyorlar? Beni daha öncesinden dövdüler, cezaevine koydular. Ben onlara bir şey söylemedim."

"Oradakilerin hepsi benim ailem" diyen anne Ocak, "Sadece Hasan için oraya gitmedim. Anneler için, babalar için, mezarı olmayan gençler için, halkım için, halklar için oraya gittim. Bir Hasan kaybettim, bin Hasan kazandım. Beni götürürlerken gençler görür üzülür diye, sesimi çıkarmadım. Onlara zarar gelmesin istedim. Kadın polisler kollarımdan çekiştirdikleri için acıdı. Ama çocuklarımı aldıklarında yüreğim yandı. Elimde baston vardı. Yaşlı ve zor yürüyen bir kadınım. Neden bana bu kadar sert davrandılar? Ben o kadın polislerden şikâyetçiyim. Sert davranan bütün polislerden şikâyetçiyim. Oradan tesadüfen geçen 23 yaşındaki bir genci bile gözaltına aldılar. Yıllarca o meydanda oturup barış, adalet istedim. Ben kimseyi öldürmedim, zarar vermedim. Hep bu meydanda oturdum. Her kapıyı çaldım. Siyasi liderlere gittim. Beni kapı dışarı ettiler. Oğlumu bana vermediler."

'HANGİ KARINCANIN CANINI İNCİTTİK?'

"Geçen yıl sorunsuz bir şekilde oturduk. Bu yıl neden oturamadık? Bunun cevabı bizde yok" diyen Emine Ocak, şunları söyledi:

"Biz orada barış içerisinde oturuyoruz. Kimseye zarar vermiyoruz. Benim derdim çocuklar. Anneler çocuklarına özlemini söylüyor. Kardeşler yeter artık mezarımız olsun diyor. 600. haftada Asiye Karakoç'la, Fatma Morsümbül'le, Hediye Coşkun'la, Makbule Babaoğlu'yla, Güzel Şahin'le orada oturduk. Onlar şimdi yok. Her geçen yıl anneleri kaybettikçe azalıyorum. Ben oraya gitmeye devam edeceğim. Onların çocuklarının katilini bulmaya sözüm var. Bize neden bunu yaptılar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Süleyman Soylu bana bunun cevabını versin. Biz hangi bir gün bir karıncanın canını incittik? Haftaya yine Galatasaray'da olacağız. Biraz sağlık durumuma bağlı tabii. Bize destek için gelen insanlar dövüldü, gaz sıkıldı. Darp raporu alanlar var. Ben çok duygulandım. Bize desteğe gelenler 'Buradayız anne yalnız değilsin' diye slogan atıyorlardı. Çok etkilendim. İyi ki yanımızdalardı. Onları kucaklıyorum."

MASİDE OCAK: 3 KUŞAK TARTAKLANDIK

Hasan Ocak'ın ablası Maside Ocak da yaşananları şu sözlerle anlattı:

"Polisler etrafımızı sardı. Annemlere birisi kalkanlarla etrafımızın sarıldığını haber vermiş. Onlar da geldi. Biz ikinci ve üçüncü kuşak alandaydık. Yani kayıpların kardeşleri, çocukları ve torunlarının olduğu alanda. Çünkü annelerimize zarar gelsin istemiyorduk. Onlar dayanamadı geldi. Annem kalkanlara doğru polislerle konuşmaya gitti. Biz kalkanlardan annemi korumaya çalıştık. Sarıldık. Annemi sürükleyerek götürmeye çalışıyorlardı. Bizi götürürlerken Rıdvan Karakoç'un kardeşi Hasan Karakoç yere yatırılmış dövülüyordu. Diğer taraftan abimin oğlu yerde sürükleniyordu. Annemi bırakıp onlara müdahale edemedim. Gamze Elvan'ın kolunu kırmak istercesine büküyorlardı. Bir kadın arkadaşımızın parmağını kırdılar. Çok şiddetli bir saldırıydı. Ben 90'daki gözaltılarda da vardım. O dönem hiç bu kadar şiddetli bir şey yaşamamıştık. Bu kadar ağır değildi. Tek farkı 90'larda anneler vardı. Bu saldırı sırasında da babaları, dayıları, amcaları ya da dayıları için orada olan kayıp yakınları vardı. Üçüncü kuşak vardı. Dün üç kuşak tartaklandık. Saatlerce kelepçe ile aracın içinde oturduk. 10.40'tan akşam saatlerine kadar kelepçeliydik. Gözaltında polise mukavemet ettiğimiz söylendi. 82 yaşındaki bir kadın darp edilirken biz sadece onu korumaya çalıştık."

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!