Cumartesi Annelerinin sembol isimlerinden Elmas Eren hayatını kaybetti

Cumartesi Annelerinin sembol isimlerinden Elmas Eren, kayıp oğlunun bulmak için 39 yıl mücadele ettikten sonra 90 yaşında hayata veda etti.

Cumartesi Annelerinin sembol isimlerinden Elmas Eren hayatını kaybetti

Oğlu Hayrettin Eren, 21 Kasım 1980'de, askeri darbeden kısa bir süre sonra İstanbul'da gözaltına alındı. Anne Elmas Eren, oğlu iki gün eve gitmeyince peşine düştü. O dönemde gittiği her karakolda "Oğlumu arıyorum" dediğinde, "Öyle biri yok, biz de arıyoruz" dediler.

Onun hikayesi işte bundan sonra başladı. Önce Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Dayanışma Derneği'nin, sonrasında İnsan Hakları Derneği'nin bir parçası oldu. İnsan Hakları Derneği öncülüğünde ilk kez 27 Mayıs 1995'te başlatılan eylemlere, her ne kadar sağlığı el vermese de ellerinde karanfil ve oğlunun fotoğraflarını taşıyarak katıldı.

Erdoğan ile görüştü: "Senden oğlumun mezarını istiyorum"

Hatta 12 Haziran 2011 genel seçimler öncesi dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'la görüşen kayıp yakınları heyetinin içindeydi. Elmas Eren, Erdoğan'la görüşmesinde oğlu Hayrettin'in akıbetini sordu. Eren'in Erdoğan'a söylediği şu sözleri o dönem gündemde uzun süre yer aldı: "Oğlumun tek bir kemiğine bile razıyım. Senden oğlumun mezarını istiyorum."

Ama o mezarı alamadan geçtiğimiz günlerde hayata gözlerini yumdu Elmas Eren. Yol arkadaşları ölümünü "Çiçeklerle donatacağı bir mezar peşinde 39 yıl tüketen mücadele arkadaşımız, 12 Eylül kayıplarımızdan Hayrettin Eren'in annesi Elmas Eren'i kaybettik.'' sözleriyle duyurdu.

İstanbul'daki cenaze merasimine HDP Milletvekilleri Filiz Kerestecioğlu, Ahmet Şık, CHP Milletvekilleri Utku Çakırözer, Sezgin Tanrıkulu, Ali Şeker, CHP Adalar Belediye Başkanı Erdem Gül, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Cumartesi Anneleri, insan hakları savunucuları ve çok sayıda gazeteci katıldı.

"Sadece evlat acısı çekenlerin yanında gözyaşı döktü"

90 yaşında hayatını kaybeden Elmas Eren'in cenazesi sessizce beklendi. Cenazeye katılanlarda öfke ve acı karışıktı. Galatasaray Meydanı'na ilk oturanlardan birini kaybetmiş olmanın acısı derindi. Alanda kendini hissettiren bir diğer acı ise 39 yıl boyunca oğlunun peşine düşen bir annenin yaşadıkları vardı. Çünkü, Eren yıllarca sadece oğlunun mezarını istedi. Ancak tek bir kapı aralanmadı, geride kalanlar ise şimdi bu sorumluluk bizde diyor. Bir Cumartesi annesine baş sağlığı için yaklaştığımda, biraz da kızgınlık gördüm; ''Bir ömür oğlunu aradı Dilek, tam bir ömür. Neresinden bakarsan bak büyük dert...''

Çocukları İkbal ve Faruk Eren de bu derdi yıllarca taşıyanlardı. Annesiyle yıllarca Galatasaray Meydanı'na oturan İkbal Eren; "Annem sadece evlat acısı çekenlerin yanında gözyaşı döktü, Galatasaray Meydanı'nda. Başka da bir yerde gözyaşı dökmedi benim annem. Bu da onun ne kadar dik durduğunun göstergesidir'' diyerek bundan sonra da o meydanda oturmaya devam edeceklerini söyledi.

Eylemler yeni kayıp acılarıyla sürüyor

Arjantin'de kayıp çocuklarının bulunması için Plaza de Mayo Meydanı'na oturan annelerin mücadelesi, 24 yıl önce Cumartesi annelerine esin kaynağı oldu. Türkiye'nin en uzun sivil itaatsizlik eylemlerinde, ''Kayıplarımız bulunsun, akıbeti sorulsun'' diyen anneler, yıllarca okudukları her metinde gözaltında kayıplar son bulsun diye seslendi. Bu sesi sadece kendileri için çıkarmadılar, 745. Haftada bu kez aylarca kendilerinden haber alınamayan kayıp Gökhan Türkmen, Yasin Ugan, Özgür Kaya, Ertan Irmak, Mustafa Yılmaz ve Salim Zeybek'in de sesi oldular. Onların akıbetini eşleri ile birlikte İnsan Hakları Derneği önünde sordular.

Her Cumartesi günü yasaklı İstanbul Galatasaray Meydanı'na gidilemiyor ama İHD önünde sessiz bir eylem düzenleniyor. Eksilenlere rağmen yıllar önce ''Kayıplar son bulsun'' diye başlatılan eylemler yeni kayıpların acısıyla, gidenlerin de özlemiyle devam ediyor.

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!