CHP Bursa Milletvekili Sarıbal'dan termik santral tepkisi

CHP Bursa Milletvekili Sarıbal, "Sanayi devriminden sonra fosil yakıtların (petrol, kömür ve doğalgaz) yoğun şekilde kullanılması, "küresel ısınma" ile birlikte "küresel iklim değişikliği"ni de dünyanın gündemine getirmiştir. Küresel ısınma ya bağlı ikim değişikliği, dünyadaki tüm canlıların temel yaşam kaynaklarını tehdit etmektedir" dedi.

CHP Bursa Milletvekili Sarıbal'dan termik santral tepkisi

CHP'li Orhan Sarıbal, açıklamasında şunları kaydetti:

Dünyada elektriğin yüzde 40'ı termik santrallerden sağlanmakta olup; karbondioksit salımının üçte biri kömür kullanımından kaynaklanmaktadır. Oysa dünya enerji ihtiyacının 6 katını karşılayabilecek yenilenebilir enerji kaynaklarına (su, rüzgâr, güneş gibi) sahiptir.

TÜRKİYE'NİN KÖMÜR BAĞIMLILIĞI

Türkiye 1990 yılında 54,5 milyon ton kömür tüketirken 2015 yılında yüzde 71'lik artışla 93 milyon tona yükselmiştir. Atmosfere 1990 yılında 214 milyon ton; 2015 yılında ise 475,1 milyon ton sera gazı salınmış olup bu dönemde yüzde 122'lik bir artış gerçekleşmiştir.

Dünyada 120'yi aşkın ülkede 1.100 sivil toplum kuruluşunun oluşturduğu Climate Action Network (İklim Eylem Ağı) tarafından hazırlanan rapora göre Türkiye'de çoğunlukla yerli linyit kömüre dayanan en az 75 kömür yakıtlı enerji üretim projesini hayata geçirilmek üzeredir. Bu projelerin gerçekleşmesi halinde Türkiye, kurulu gücüne 65 Gigawatt'tan fazla enerji gücü ekleyecek ve dünyadaki üçüncü en büyük kömür kullanıcısı haline gelecektir.

ESKİŞEHİR ALPU TERMİK SANTRALİ PROJESİ

Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 26 Eylül 2017 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Kararı gereğince, Eskişehir'de toplam kurulu gücü 1080 MW olan ve kömür yakıtı ile elektrik üretmeyi amaçlayan Yeraltı Maden İşletmesi ve Kül Düzenli Depolama Tesisi Projesi olarak Alpu Termik Santralinin hayata geçirilmesi planlanmaktadır.

Alpu Termik Enerji Santralinde ana yakıt olarak yılda yaklaşık yılda 6,3 milyon ton yerli kömür (linyit) tüketilecektir. Eskişehir'de yıllık 76 bin ton kömür yakıldığı dikkate alındığında kurulması planlanan termik santralde yakılacak kömür Eskişehir'de yakılan kömürün yaklaşık 83 katıdır.

1,8 milyar dolar bedelli proje kapsamında 35 yıllık ekonomik çalışma süresince ihtiyaç duyulacak kömür miktarı ise toplam 221 milyon ton olup; Termik Santral işletmeye geçtiğinde yılda 1,6 milyon ton taban külü ve uçucu kül ile 350 bin ton alçıtaşı olmak üzere yaklaşık 2 milyon ton atık oluşacaktır.

ALPU OVASINA TERMİK SANTRAL TARIMA VE GELECEĞİMİZE İHANETTİR

Termik Santralin yapılmasının planlandığı Alpu Ovası Porsuk Nehri tarafından ikiye bölünmektedir. Bu ovanın genelinde Porsuk Irmağından tali kanallarla sulu tarım yapılmaktadır. Bölgede ağırlıklı olarak buğday, mısır, şeker pancarı, ayçiçeği ve sebze tarımı ve hayvancılık yapılmaktadır.

Ayrıca Eskişehir Alpu Ovası, 21 Ocak 2017 tarihli Resmî Gazete ile Büyük Ova olarak ilan edilmiş ve tarım dışı kullanılmasına izin verilmeyeceği, tarımsal sit gibi korunacağı kararlaştırılmıştır. Dolayısıyla Termik Santral projesi büyük ova koruma kararına da aykırı bir karardır.

TERMİK SANTRALLERİN TARIMSAL ÜRETİM ÜZERİNE ETKİLERİ

Termik Santral yalnızca kurulduğu bölgedeki tarım alanlarını etkilemez. Baca gazlarının ve külün rüzgâr ve asit yağmurları ile ulaştığı her yerde çevreyi, insan, hayvan ve toprak sağlığını, tarımsal üretim desenini tehdit eder.

Kömürlü termik santrallar oluşturdukları kül dağları ve asit yağmurlarıyla da başta ormanlar ve sulak alanlar olmak üzere doğaya ve tarım alanlarına büyük zarar vermektedir.

TERMİK SANTRALLERDE KULLANILAN SU- YERALTI SUYU VE ATIKSU

Termik santralin kurulması düşünülen Beyazaltın Mahallesi çiftçileri gerek Sulama Kooperatifi sayesinde gerekse kendisine ait ruhsatlı, derinliği 150-200 metre olan kuyularla, 70- 80 metre seviyeden çıkan yer altı suyu sayesinde tarım yapmaktadır.

Yer altı maden işletmesinde kömürün 350 metre derinlikten galeri açmak suretiyle yerüstüne çıkarılacağı düşünülürse bu bölgede bulunan yer altı suyunun akıbeti ne olacaktır? Bu yer altı suyu boşaltılırsa tarımda kullanılacak suyu sağlayacak başka bir imkân bulunmamaktadır.

Termik santrallerde soğutma, buhar elde etme ve temizleme gibi çeşitli amaçlarla su kullanılmakta ve tüm bu işlemler sonucunda tonlarca atık su oluşmaktadır. Bu miktar ve özellikteki atıkların ne kadar işlemden geçirilirse geçirilsin çevre kirliliğine yol açması kaçınılmazdır.

SAĞLIĞIMIZ MI TERMİK SANTRAL Mİ?

Hava kirliliğine yol açan bütün bu kirleticiler solunan havayla akciğer kanseri, kronik bronşit, astım ve kalp hastalıkları başta olmak üzere çok sayıda sağlık sorununa neden olurlar; özellikle de çocukların ve kronik hastalığı olanların ve yaşlıların hastalanmasına veya mevcut hastalıklarının ağırlaşmasına neden olarak erken ölümlere yol açarlar. Ayrıca salınan ağır metaller etki alanında olsun veya olmasın tüm canlılar gibi hayvancılık, su ürünleri ve arıcılığın doğrudan veya dolaylı olarak olumsuz etkilenmesine sebep olur.

TERMİK SANTRAL BÜYÜK BİR İŞ KAPISI OLARAK LANSE EDİLMEKTEDİR

Tüm bu olumsuzluklara, Alpu ve çevre köylerdeki doğal güzelliğin bozulmasına, turizm faaliyetlerindeki canlılığın azalmasına, konutların değerinin düşmesine, tarım arazilerinin kamulaştırılmasına, işsizliğin, göçlerin artmasına, tarımın, meyvenin, sebzenin, arının, balığın yok edilmesine izin verilmemelidir.

Kurularak işletmeye alınmış termik santrallerden salınan tehlikeli ve zararlı gazların, ağır metallerin ve yakılan kömürden kaynaklanan atıkların hava, su ve toprak kirliliğine yol açtığı ve toplum sağlığını olumsuz etkilediği ortadayken, rant peşindeki yetkililerin yöre halkının muhalefetini önlemek için, Termik Santrali büyük bir iş kapısı olarak lanse ederek halkın çaresizliğini ve iyi niyetini sömürmeleri asla kabul edilemez.

ESKİŞEHİR'İN İÇME SUYU BARAJI ENGELLENİYOR

Eskişehir'in içme suyu ihtiyacını karşılamak amacıyla Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (ESKİ) tarafından yapılmakta olan Aşağı Ilıca Barajı siyasi amaçlarla engellenmektedir.

Depolama kapasitesi 10 milyon metreküp olan Aşağı Ilıca Barajı'nın İnşaatına 2011 yılında başlanmıştır. Barajın yapımı sırasında bazı köylülere, ESKİ'ye Tarım Bakanlığı tarafından verilmiş olan tarım dışı kullanma izninin iptali için dava açtırılmıştır. İdare Mahkemesi baraj yapımına ilişkin olarak yürütmenin durdurulmasına karar vermiştir. Ancak bu karara ESKİ'nin üst mahkemeye itirazı üzerine, Eskişehir Bölge İdare Mahkemesi yürütmenin durdurulması kararını kaldırmıştır.

Bu karar sonrası, ESKİ Genel Müdürlüğü inşaata yeniden devam ederek, baraj gövde inşaatının yüzde 80'ini tamamlamıştır. Bu defa Eskişehir 2. İdare Mahkemesi davayı esastan sonuçlandırarak tarım dışı kullanım izninin iptaline karar vermiştir.

Bu karar üzerine baraj inşaatı bitirilmek üzereyken ESKİ Genel Müdürlüğü yargı kararına uyarak inşaat durdurmuştur. ESKİ Genel Müdürlüğü'nce Ziraat Mühendisleri Odası ile İnşaat Mühendisleri Odası'ndan da alınan teknik raporlar Eskişehir Valiliği'ne sunulmuştur.

ESKİ Genel Müdürlüğü'nün talebi ile teknik raporlar, Eskişehir Valiliği İl Toprak Koruma Kurulu gündemine alınmış; 12 Mayıs 2017 tarihinde yapılan değerlendirilme sonucunda alanın içme ve kullanma suyu barajı amaçlı kullanımı kabul edilmiştir. Karar üzerine anılan tesisin yapım işine başlanılmış, gövde inşaatı tamamlanmış, dolu savak inşaatı sürmektedir.

Ancak Eskişehir Valiliği Barajda yapılmakta olan iş ve işlemlerin durdurulması ile ilgili Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığına bir yazı göndermiştir.

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!