Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

Cezaevindeki ölümde ihmal iddiası

İSTANBUL Ümraniye E Tipi Cezaevi'nde 2010 yılında 'hastanede öldü' denilerek cenazesi ailesine teslim edilen 40 yaşındaki Şahin Şimşek'in ölümündeki ayrıntı, cezaevi arkadaşının savcılığa yazdığı mektupa ortaya çıktı.

Cezaevindeki ölümde ihmal iddiası

Cezaevi arkadaşı Alper Merak, Şimşek'in akciğer ve astım hastası olduğunu belirterek, ölmeden bir hafta önce fenalaştığını ve cezaevi doktoru tarafından hastaneye sevk edildiğini, ancak cezaevi yönetiminin hastaneye göndermeyip hücreye attığını yazdı. Savcılığın başlattığı ve Adli Tıp kurumu 1'inci İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan rapor üzerine, cezaevi müdürleri ile infaz koruma memurlarının da aralarında bulunduğu 15 kişi hakkında 'taksirle adam öldürme' iddiasıyla 10'ar yl hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Batmanlı 6 çocuk babası Şahin Şimşek, yargılandığı adli bir suçtan dolayı aldığı 2 yıl hapis cezasını çekmek üzere konulduğu İstanbul Ümraniye E Tipi Cezaevi'nde 2010 yılının Ocak ayında yaşamını yitirdi. 'Hastanede öldü" denilerek cenazesi ailesine teslim edilen ve akciğer ile astım hastası olan Şahin Şimşek'in defnedilmesinden aylar sonra, aynı cezaevinde arkadaşı olan ve daha sonra Kastamonu Cezaevi'ne nakledilen Alper Meraklı, Cumhuriyet Savcısı'na Şimşek'in ölümü ile ilgili bir mektup yazdı. Alper Meraklı mektupta, Şimşek'in akciğer ve astım hastası olması nedeniyle ölmeden bir hafta önce fenalaştığını ve çıkarıldığı cezaevi doktoru tarafından hastaneye sevk edildiğini, ancak hastaneye gönderilmek yerine Şimşek'in cezaevi idaresince hücreye atıldığı ve hücrede öldüğünü ileri sürdü.

ADLİ TIP MEKTUBU DOĞRULADI

Cumhuriyet Savcılığı, gelen mektup üzerine soruşturma başlatarak, Şahin Şimşek'in ölümü ile ilgili dosyayı Adli Tıp Kurumu'na gönderdi. Adli Tıp kurumu 1'inci İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan raporda, Şimşek'in gece rahatsızlandığı, cezaevi doktoru tarafından hastaneye sevki yapılmasına rağmen hastaneye gönderilmediği ve ölümün ihmal sonucu meydana geldi belirtildi.

Adli Tıp Kurumu'nun raporundan sonra savcı, cezaevi birinci ve ikinci müdürü ile 13 infaz koruma memuru hakkında iddianeme hazırladı. İddianamede, şüpheliler hakkında 'taksirle adam öldürme' suçundan 10'ar yıl hapis cezası istendi. İddianame İstanbul 9'uncu Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tarafından kabul edilirken, şüphelilerin yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.

'EŞİMİ HASTANE YERİNE HÜCREYE KOYMUŞLAR'

Şahin Şimşek'in Batman'ta yaşayan eşi Halime Şimşek, eşinin cezaevinde ihmal sonucu öldüğünü bir arkadaşının savcıya yazdığı ihbar mektubundan öğrendiklerini belirterek şunları söyledi:

"Eşimin ölümünü köy muhtarından öğrendik. Ölüm hakkında bize, kalp krizi geçirdiğini ve hastaneye götürürken yolda öldüğünü söylediler. Biraz araştırınca eşimin 6 aydır cezaevinde hasta kaldığını, revire gitmesine rağmen hastalığının gözardı edildiğini ve cezaevi doktoru tarafından göğüs hastalıkları hastanesine sevki yapılmasına rağmen hastane yerine hücreye konulduğunu öğrendik. Hücrede 5 gün kaldı 6'ıncı günde yaşamını yitirdi. Eşimin ölümüne neden olan ve ihmali bulunan kişilerin cezalandırılmasını istiyorum."

'NEFES ALAMIYORUM, ÖLÜYORUM' DİYE BAĞIRMIŞ

Ailenin avukatı İbrahim Halil Yalçın, İstanbul Ümraniye E Tipi Cezaevi'nde konulan müvekkilinin akciğer hastası olduğunu, akciğer enfeksiyonu hastalığına yakalandığını kaydederek şöyle dedi:

"Bu durumu cezaevi idaresine bildiriyor. Hastalığı nükseden Şahin Şimşek durumu revir doktoruna bildiriyor. Revir doktoru tarafından Şahin Şimşek'e 'göğüs hastalıkları polikliniğe sevki uygun' şeklinde rapor veriyor. Şahin Şimşek sevk üzerine acilen hastanede tedavisi yapılması gerekirken, dünya cezaevi tarihine kara bir leke olarak girecek bir olay yaşanıyor. Hasta olan Şimşek normal koğuşuna değil hücreye kapatılıyor ve yaşamını yitiriyor. Yani mahkeme Şimşek'e 2 yıl ceza veriyor, cezaevi ise onun ölümle cezalandırıyor. Bu bir ağır ihmaldir. Bu olayı cezaevi yönetimi tarafında kapatılmak istendi. Cezaevi olayı manipüle etmeye çalıştı. Kendisiyle yan hücrede kalan Alper Meraklı adlı bir kişi, olanları vicdanı azabıyla Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazdığı mektup ve Adli Tıp Kurumu'nun raporu ile ortaya çıktı. Müvekkilim ölmeden önce hücrede bağıra bağıra 'ölüyorum, nefes alamıyorum' demiş. Buna rağmen hücreden çıkartmamışlar. Sorumluların cezalandırılmasını istiyoruz."

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!