Caminin bahçe duvarında 1800 yıllık eser

Karabük'te, 2 metre 15 santim boyundaki 1800 yıllık mezar steli veya sunak olarak kullanılan blok, 54 yıllık caminin etrafını çevreleyen bahçe duvarının arasında bulunuyor. Karabük Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Yrd.Doç. Dr. Ersin Çelikbaş, Roma dönemine ait eserin yeniden arkeoloji camiasına kazandırılması gerektiğini söyledi.

Caminin bahçe duvarında 1800 yıllık eser

Karabük Mahallesi'nde 1965 yılında yapılan Bahaddin Gazi Camisi bahçesinin duvarına birleşik olan, 2 metre 15 santimlik tarihi eser dikkat çekiyor. Karabük Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Yrd.Doç. Dr. Ersin Çelikbaş, tarihi eserin arkeoloji camiasına bir an önce kazandırılması gerektiğini belirtti.

Çelikbaş, yapıtın önemli bir eser olduğunu açıklayarak, ''Bu tip eserler genellikle nekropol alanlarında bulunur. Özellikle de mezar steli ya da sunak olarak kullanılan bloklardır bunlar. M.S. 2,3'üncü yüzyılla tarihlendirilmekte. Günümüzden yaklaşık 1800 yıl öncesine ait bir mezar anıtı olduğunu söyleyebiliriz. Bu mezar anıtı mezara sunak olarak da atfedilmiş olduğunu belirtmemiz gerekiyor. Üzerinde 'Aurelias Littas' adında birinin bu mezar taşını kendisine ve ölmüş olan ailesine adadığı yazılmakta. Burada bu tip mezar taşlarının ortaya çıkması hem bölge arkeolojisinin önemini ortaya koyması açısından hem de bölgenin arkeolojik verilerinin değerlendirilmesi açısından bizlere kolaylıklar sağlamaktadır. Dolayısıyla bu önemli eserinde arkeoloji camiasına bir an önce kazandırılması gerekmekte." dedi.

Tarihi eserin Roma dönemine ait olduğunu belirten Çelikbaş, şöyle konuştu:

"Bölgemiz ve Anadolu arkeolojisi açısından önemli bir eser olduğunu rahatlıkla belirtebilirim. Bu eser Roma dönemine ait. Roma döneminde Paflogonya bölgesinde özellikle resmi yazışmalar ve bu tip mezar anıtları üzerinde yazıtlar genellikle halkın yerli dili olan Grekçe'den yazılmaktaydı. Dolayısıyla buradaki eser üzerindeki yazının Grekçe olması bunların farklı bir dönem olduğunu göstermez. Roma döneminde de Grekçe dilinin kullanıldığını biz bu şekilde tespit ediyoruz. Aurelias Littas adı ise şu ana kadar antik kaynaklarında pek karşılaştığımız bir isim değil. Fakat önemli bir şahıstır. Çünkü bu tip eserler antik dönemde kolay, ucuza elde edilebilen eserler değil. Ya maddi gücü olacak ya da bir yönetici, nüfuzlu bir aile olması lazım ki bu tip eserleri yaptırabilsin. Üzerindeki yuvanın da buraya bir heykelin monte edilmesine yönelik olduğu kabul edilmektedir.''

ESKİ CAMİDE MİNARENİN ALTINDAYDI

Mahallenin eski muhtarı Kemal Özdemir (83), tarihi eserin eski caminin minaresinin altında bulunduğunu belirterek, "Bu camiden önceki eski camide minarenin altında kaide olarak duruyordu. Bunun üzerindeydi minare. 1944 depreminde bu caminin ahşap minaresinin altında bu vardı, kaide olarak. Alt kısmı toprağa gömülüydü. Sonra biz bunu aldık buraya getirdik." dedi."
 

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!