Bursalı köylünün Havva anası

Bursa'nın ücra bir dağ köyünde yaşayan Havva Özer (60), kurduğu çiftlikte sabahın erken saatlerinde uyanıp ektiği ürünler, yetiştirdiği hayvanlarla ilgileniyor ve fırında ekmek, pide hazırlamaya koyuluyor. Köyde çalışkanlığı ve merhametiyle yıllar içinde Havva Ana lakabını alan Havva Özer, telefon dahi çekmeyen çiftlikte tamamen doğallık içinde yaşıyor.

Bursalı köylünün Havva anası

Bursa'nın Nilüfer ilçesi Atlas Köyü yakınlarındaki  4 yıl önce kurdukları aile çiftliğinde, bitkilerle ve çeşit çeşit hayvanlarla ilgilenen, çiftlik fırınında ekmek, pide gibi ürünler yapan Havva Özer (60) çalışkanlığı ve merhametiyle yıllar için Havva Ana lakabını aldı. Sabah namazıyla güne başlayan Havva Ana büyükbaş hayvanlarıyla ilgilendikten sonra köpekler, kediler, kaz ve hindilerin günlük ihtiyaçlarını karşılıyor. Hayvanların ardından bahçeyle ilgilenmeye başlayan Havva Ana ekimi de çapayı da hasadı da kendi yapıyor. Birkaç günde bir hamur da karan Havva Ana küreği alıp fırının da başına geçiyor. Telefonun çekmediği, su hattının olmadığı çiftlikte yiyeceğinden, içeceğine her şeyi kendi emeğiyle yapan Havva Ana, yolu düşen herkesi çiftliğine misafir olmaya bekliyor.

'ODUNUMU DAHİ KENDİM KIRARIM'
Her gün sabah 05.30'da namaza kalktığını söyleyen Havva Ana, "Ondan sonra bir daha yatmam. İlk olarak hayvanlarla ilgilenirim, ihtiyaç varsa ekmek yaparım, bahçeyle, kedi köpekle ilgilenirim. Bahçemde sebze ve meyvelerim var onlarla ilgilenirim. Odunumu dahi kırarım" diye konuştu.

'BUZAĞILARI BEBEK BİSKÜVİLERİ İLE BESLEYİP BÜYÜTTÜM'
İlk büyükbaş hayvanını çok severek aldığını belirten Havva Ana, "Ona 1 hafta evimin içinde baktım. Sonra dışarıya tahta kulübe yaptım onu koydum, biraz zaman geçince yanına bir tane daha aldık. Oğlum da gidip Karadeniz'den küçük buzağılar aldı. Onları bebe bisküvileriyle besledim, büyüttüm. Zamanla 75 hayvanımız oldu. 6 tanesi düzenli sağılıyor. Sağdığım sütleri her gün müşterilerime götürürüm" dedi.

'BEN ÖLÜRSEM HATIRAM KALSIN DİYE EŞİM YOLLARDAKİ TAŞLARA İSMİMİ YAZMIŞ'
Ana lakabını nasıl aldığını anlatan Havva Özer, "Çocuklarım Havva Ana derken eşim de Havva Ana demeye başladı. Sonra etraftaki insanlar da böyle seslenmeye başladılar. Misafirim çok olur onlar da Havva Ana deyince ismim öyle kaldı. Eşim gidip bir de yollara taş koymuş üstünde Havva Ana yazıyor. 'Ölümlü dünya, ölür, hatırası kalır' dediler" şekilde konuştu.

'ŞEHİRDE BÜYÜYEN ÇOCUKLAR ÇALIŞMAYI SEVMİYOR'
Çalışırken mutlu olduğunu söyleyen Havva Ana, "Kendi istediğim için bu kadar çok işi yapıyorum. Çalışmayı seviyorum. Çocuklukta annemizden babamızdan da böyle gördük. Şimdiki çocuklar şehirlerde büyüyorlar haliyle çalışmayı sevmiyorlar" dedi.

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!