Bursa Ovası kaybediliyor!

DOSAB tarafından kurulmak istenen "Termik Santral" Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinde oy birliği ile red edilmesi sonrası unutulan "Bursa Ovası" tekrar gündeme geldi.

Bursa Ovası kaybediliyor!

"Bursa Ovası kaybediliyor" başlığı ile sosyal medya üzerinden, OVA-DER üyelerinin başlattığı kampanyaya siyasilerde destek veriyor.

Tarımsal potansiyeli çok yüksek topraklara sahip Bursa Ovası koruma alanının yüzde 20'den fazlası imar yönetmeliğindeki yüzde 5'e kadar alanı imara açtığı için kaybedilmiş. Bursa'nın sanayi kimliğinin ön plana çıkarılması, Ovanın fonksiyonunun yitirmesinin başlıca nedeni. 1976 yılında tüm kurumların korumak üzere imza koydukları tarımsal potansiyeli çok yüksek topraklara sahip Bursa Ovası koruma alanının (11 bin 245 hektar) yüzde 20'den fazlası (2 bin 500 hektar) kaybedilmiş. 2011 yılında yürütülen 2030 Bursa ili Çevre düzeni planlama çalışmaları sırasında, günümüze kadar uygulanan yanlış karar alma ve uygulama süreçleri nedeniyle Bursa ili kapsamında 32 bin 221 hektar alan kapladığı belirlenen yerleşim alanlarının yüzde 56,6'sının yani 18 bin 241 hektarının toprak işlemeli tarıma uygun araziler üzerinde olduğu belirlenmiş. Samanı bile ithal noktasına getiren yanlış tarım politikaları, Ovadaki 13 köy ve 2 bin 200 çiftçiyi isyan ettirdi.

ÇİFTÇİ HAKLI!

Ova çiftçilerinin isyanına kulak veren Demokratlar, Tarım Komisyonu'nda konuyu masaya getirdi. DP Osmangazi İlçe Başkanı Çağrı Kaplan "DOSAB Termik Santraline, vicdanının sesini dinleyen meclis üyelerinin geçit vermemesinden dolayı memnunuz. DOSAB ile birlikte, kentleşme ve sanayileşme kıskacı altında ezilen, dünyanın en verimli arazilerinden birine sahip olan Bursa Ovasının vizyonunu tekrar gözden geçirme gereği duyduk. Topraklarında ürettiği 32 meyve ve sebze çeşidi ile Bursa ekonomisine 2 milyar dolar girdi sağlayan Bursa Ovasının katledilmesine karşıyız. Tarım topraklarının üzerine OSB'ler kurulmasıyla başlayan, ülkesel boyutta arazi kullanım planlarının yapılmamış olması ile kanunların, yönetmeliklerin ve planların uygulanmaması da başka bir neden. Tarımın bu sarmaldan kurtulabilmesi; kendi insanımızın ihtiyaçlarına ve ülkemizin özgül ekolojik şartlarına uygun; emek ve üretim odaklı bir programın uygulanmasına bağlıdır.Tarım ürünlerinin fiyatları tarladan market raflarına gelene kadar 3-4 kat değerleniyor artıyor.  Üretici kazanamadığını vatandaş ise alım gücünün olmadığını dile getiriyor. Üretici ve vatandaş arasındaki denge nasıl kurulabilir? Geçtiğimiz dönem kurulan Tarım A.Ş. bu konuda çiftçilerin ümit kapısı olmuştu, gelinen noktada değişim yönetim kadrosu nedeniyle nasıl hareket edeceğini bilemiyoruz. Köy kooperatiflerinin güçlendirilmesi kısa vadede problemi çözebilir. YHT hattı da Ovanın diğer bir sorunu. İnşaat halinde olan hat Dereçavuş ve çevresindeki köylerin yağmur ve kanalizasyon tahliye istasyonları, müteahhit firma tarafından betonla doldurulduğu için pis sular tarlalara taşmış vaziyette. Sayın Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'da Kentsel Dönüşümde artık Uydu Kentlere işaret ederek, kuzey-batı yönünde hareket edileceğine işaret etti. İstikamet Bursa Ovası. Ovanın kazanımlarının heba edilmesine karşıyız. Çiftçimizin yanındayız" dedi.

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!