Bursa Milletvekili Sarıbal erken seçimin ekonomik işaretlerini açıkladı

Cumhuriyet Halk Partisi Bursa Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Orhan Sarıbal'ın bugün TBMM'de "Erken Seçimin Ekonomideki İşaretleri" başlıklı bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

Bursa Milletvekili Sarıbal erken seçimin ekonomik işaretlerini açıkladı

Kamuoyuyla çarpıcı bilgiler paylaşan CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, "24 Haziran'da erken seçim yapılacak. AKP/Saray iktidarı 2003-2017 arasında Türkiye'yi 3,5 kattan fazla büyütmeyi başardıkları, hatta ekonominin IMF'ye borç verecek hale geldiği masalını tekrarlamaya başladı. Ancak gerçekler hiç de öyle değil" dedi.

Sarıbal'ın açıklamasının tamamı şöyle:

2017 YILINDA GSYH YÜZDE 7,4 BÜYÜDÜ

Türkiye'nin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) bir ülkede bir yıl içerisinde üretilen mal ve hizmetlerin toplam değerini vermektedir. GSYH 2017 yılında yüzde 7,4 oranında büyüdü. Bu rakam son dört yılın en yüksek büyümesi anlamına geliyor.

DOLAR BAZINDA GSYH

Ancak 2017 yılında milli gelir dolar bazında azaldı. 2016'da 863 milyar dolar olan GSYH, 2017'de 851 milyar dolara geriledi. Kişi başına düşen gelir 2016'da 10 bin 883 dolar iken 2017'de 10 bin 597 dolara düştü.

TARIMDA DOLAR BAZINDA GSYH

Tarım katma değeri 2012 yılında 68 milyar dolar iken, 2017 yılında yüzde 24 gerileyerek 52 milyar dolara düştü. Aynı şekilde 2012 yılında 4 bin 57 dolar olan kişi başına tarım katma değeri 2017 yılında 3 bin 319 dolar olarak gerçekleşti.

TÜKETİCİ ENFLASYONU YÜZDE 12

Ağırlıkla iç tüketime dayalı olan 2017 büyümesi, çift haneli bir enflasyonu da beraberinde getirdi ve tüketici enflasyonu yüzde 12'yi buldu. Doların TL karşısında değeri yüzde 21,7 arttı. Bu nedenle üretim maliyetleri de arttı ve üretici fiyatlarındaki yıllık artış yüzde 15'i geçti.

DOLAR 4 LİRA

Türkiye'nin büyümesinin yüzde 7,4 olarak açıklandığı saatlerde TL'nin dolar karşısında 4 TL basamağına yerleşmesi de ironikti. Normalde parıltılı bir büyümeden beklenen, yabancı yatırımcıların ülkeye üşüşmeleri, yatırım yapmaları ve bu sayede bollaşan dolar ile yerli paranın değer kazanmasıydı.

CARİ AÇIK 47,1 MİLYAR DOLAR

Tüketim odaklı büyüme ithalatı kamçılarken Türkiye'nin döviz açığı hızla büyüdü ve cari açık 47,1 milyar dolara ulaştı. Bu, 851 milyar dolar olarak ölçülen milli gelire göre yüzde 5,5'lik bir cari açık/milli gelir oranıdır ki böyle bir açık başka hiçbir ülkede görülmüyor.

DIŞ BORÇ STOKU 453 MİLYAR DOLAR

Öte yandan 453,3 milyar dolara ulaşan dış borç stokunun milli gelire oranı yüzde 53,3'ü buldu. Bu da büyümenin dış kaynağa bağımlı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

GELİR DAĞILIMINDA ADALETSİZLİK

Bu büyüme ne iş yarattı ne de gelir dağılımında adalet. 2017'de toplam işsiz sayısı 124 bin kişi artarak 3,5 milyon kişiye ulaştı. Yüksek büyüme oranına rağmen işsizlik oranı yüzde 10,9 olarak gerçekleşti.

Büyüyen GSYH'nin paylaşımı adaletsiz oldu. Bölüşüm emek aleyhine, sermaye lehine gelişti. 2016'da milli gelirden işgücüne ödenen toplam pay artmış ve yüzde 36,5 olmuştu. Ne var ki, yüksek büyüme yılı 2017'de işgücüne ödenenler 2 puan azaldı ve payları yüzde 34,5'e geriledi.

AKP/Saray iktidarının masallarına rağmen gelmekte olan ekonomik kriz, 1994 ve 2001'e krizlerine benzemiyor. Cumhuriyet'in ekonomik birikimlerini yandaş sermayeye peşkeş çekmekle, halk sınıflarına kemer sıktırmakla, sömürüyü artırmakla aşılabilecek türden değil. Erken seçim tam da bu yüzden gündeme geldi. Erken seçim kriz derinleşmeden siyasi ikbali garantiye alma çabasından başka bir şey değil.

Diktaya, OHAL'e, iç savaş tehditlerine ve neoliberal yağma zorbalığına karşı 24 Haziran'da seçimi biz kazanacağız.

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!