Bursa'da özel hastaneyi tehdit ve baskıyla FETÖ'ye kazandırmışlar

Bursa'da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında, eski Vali Şahabettin Harput'un da aralarında bulunduğu 59 sanık hakkında hazırlanan iddianamede, bir özel hastanenin, tehdit ve baskı sonucu örgüte satışının nasıl gerçekleştirildiğine yönelik detaylar dikkati çekti.

Bursa'da özel hastaneyi tehdit ve baskıyla FETÖ'ye kazandırmışlar

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından eski Vali Harput'un da aralarında bulunduğu 34'ü tutuklu, 13'ü tutuksuz, 12'si firari 59 sanık hakkında yürütülen soruşturma çerçevesinde hazırlanan ve Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, eski Vali Şahabettin Harput ve örgütün firarı il imamı Cansun Sarıyıldız'ın kentte FETÖ adına kurulan üniversite, hastane gibi kuruluşlarla ilgili yaptıklarına ilişkin detaylara yer verildi.

İddianamede, Harput'un Bursa Valisi olarak görev yaptığı dönemde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kurulan Özel Bahar Hastanesine ilaveten, Özel Ren Tıp Hastanesini de örgüte kazandırmak için gayretler sarf ettiği öne sürüldü.

"Nasıl anlıyorsan öyle anla"

Tutuksuz yargılanan sanıklardan F.K, konuya ilişkin ifadesinde, Ren Tıp'ın yüzde 75'lik hissedarının M.T. ve yüzde 25'lik hissedarının da B.O. olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Bahar Hastanesinin Başhekimi doktor Davut Baykan (tutuklu) ve örgütün hastanelerden sorumlu elemanı Dr. Ömer Kurt (firari)  bu hastane ile ilgilenmeye başladılar. Harput, M.T'yi makamına çağırmış. Odada Cansun Sarıyıldız, Ömer Kurt ve Davut Baykan varmış. Burada M.T'ye Ren Tıp'ın fiyatı konusunda çok cüzi bir miktar para teklif etmişler. M.T. de 'Tamam da bu fiyat bana ceketini al çık demek' gibi bir şey demiş. Onlar da 'Nasıl anlıyorsan öyle anla' demişler. M.T, bu duruma çok bozulmuş. O sırada hastanenin piyasa değerinin 60 milyon lira civarında olduğu söyleniyordu. Bu hususta Ömer Kurt'a tam yetki verildi."

Ren Tıp Hastanesinin daha düşük fiyata satın alındığını vurgulayan F.K, "Tüm hisseler Karçiçeği A.Ş'ye geçti. Ömer Kurt ve Davut Baykan bana 'Cemaat olarak biz olmasaydık M.T'den bu hastaneyi kimse alamazdı. M.T, bizden çekindiği için Ren Tıp Hastanesini satmaya razı oldu' dediler." şeklinde ifade verdi.

"Vali biz, savcı biz, emniyet biz"

O dönemde Karçiçeği A.Ş'nin yönetim kurulunda olduğunu aktaran F.K, şunları kaydetti:

"Ren Tıp alınırken yönetim kurulu üyelerinin şahsi kefaletiyle kredi çekilecekti. Bana da son imzaya getirdiler. Ben kendilerine 18-20 milyon liranın az para olmadığını, nasıl ödeneceğini, büyük sorumluluk gerektiğini, imzalayamayacağımı belirttim. Bu durumda Cansun Sarıyıldız bana, 'Abi vali biz, başsavcı biz, vergi dairesi başkanı biz, emniyet müdürü biz, sen neden çekiniyorsun? Bu para ödenir, sen imzala' dedi. Ben de bunun üzerine son kişi olarak sözleşmeyi imzalamak durumunda kaldım. O tarihte Vali Şahabettin Harput, başsavcı Namık Yılmaz, emniyet müdürü Ali Osman Kahya, vergi dairesi başkanı da İbrahim Saydam'dı."

Üçte bir fiyatına satıldığı iddiası

İddianamede yer alan "Kartal" adlı gizli tanık ise hastanenin tehditler ve baskılarla örgüte zorla satıldığını belirttiği ifadesinde, şunları anlattı:

"Vali Harput'un üstün destekleriyle bu hastaneyi M.T'den satın aldılar. M.T'yi tehdit ettiler. Vali Şahabettin'in makamında M.T'yi de azarladılar. En sonunda yine Orhangazi Üniversitesinde Cansun Sarıyıldız'ın odasında M.T'yi tehdit ettiler. Ren Tıp Hastanesini tehditle satın aldılar. Anladığım kadarıyla çok düşük bir bedelle satın aldılar. Zira M.T, 'hastanenin değeri sizin verdiğiniz fiyatın en az 3 katı değerdedir, siz bana ceketini al çık diyorsunuz' demiştir.''

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!