Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

Bursa'da çiftçiler zor durumda! (ÖZEL HABER)

Bursa'nın Karacabey İlçesine bağlı İnkaya Mahallesi'nde uzun yıllardır çiftçilik yapan Seyfettin Yılmaz, birçok sorunla uğraşıyor. Çiftçiliğin zor bir meslek olduğunu söyleyen Yılmaz, "Ziraat odalarına senelik aidatımız var. Senelik olarak o aidatı ödediğimiz zaman, iş yaptıkları için bizden belirli bir ücret alıyorlar. İlçe Tarım Müdürlüğü 'de karşılıksız bir iş yapmaz. Çiftçi kayıt sistemine veririz bu sefer dosya parası alırlar. Eşim ve ben emekliyiz. 4 bin liranın üzerinde ücret almamıza rağmen ben kredi almadan bu işin altından kalkamam" diyor.

Bursa'da çiftçiler zor durumda! (ÖZEL HABER)

GÜLNAME PAÇA / BURSADA BUGÜN

Seyfettin Yılmaz, uzun yıllardır Bursa'nın Karacabey İlçesine bağlı İnkaya Mahallesi'nde çiftçilik ve hayvancılık yapıyor.

Geçimini, çiftçilik ve hayvancılıktan kazandığı gelirle sağlıyor. 

Çiftçilik ile uğraşmayı çok sevdiğini söyleyen ama birçok zorluk yaşadığını belirten Seyfettin Yılmaz, yaşadığı zorlukları Bursada Bugün ekibine anlattı. 

"ÇİFTÇİLİK PARA KAZANDIRAN BİR MESLEK DEĞİL"

Seyfettin Yılmaz, "Çiftçilik yapıyorum. Para kazanamıyorum ama sağlığımı kazanıyorum. Çünkü hareket var bu işte. Tam malımızı hasat edecekken, ithal mal getiriyorlar. O bakımdan çiftçilik para kazandıran bir meslek değil. Toprakta doğmuşum o yüzden seviyorum, mecburum zaten. Hayvancılık yapıyorum. Bunların dışında kendi tarlalarıma çam, söğüt ağaçları, hayvanlara da yem bitkisi ve ayçiçeği gibi bitkiler dikiyorum. Yalnız çiftçilikte destek veriyoruz diyorlar destekten daha ziyade bize bilgi verseler, yönlendirseler ya da İlçe Tarım Müdürlüğü'nün çalışanları gelip bize öğretse daha güzel olur. Bizim köylümüz toprak almayı ve tahlil yapmayı bilmez. Tahlil laboratuvarı yok zaten "dedi.

"İLÇE TARIM MÜDÜRLÜĞÜ DE KARŞILIKSIZ BİR İŞ YAPMAZ"

"Ekmiş olduğumuz mallardan bize destek veriyorlar" diyen Yılmaz, " Bu desteği almadan önce ziraat odalarına çiftçi kaydını yaptırıyoruz. Ziraat odalarına senelik aidatımız var. Senelik olarak o aidatı ödediğimiz zaman, iş yaptıkları için bizden belirli bir ücret alıyorlar. İlçe Tarım Müdürlüğü de karşılıksız bir iş yapmaz. Çiftçi kayıt sistemine veririz bu sefer dosya parası alırlar. Eşim ve ben emekliyiz. 4 bin liranın üzerinde ücret almamıza rağmen ben kredi almadan bu işin altından kalkamam. Kredi almak zorunda kalıyorsunuz. Hayvancılık kredisi alacaksan hayvan sayısını ve çiftçi kayıt sistemini getir diyorlar.  Bunlardan belirli bir ücret alıyorlar. İki adet büyükbaş hayvan için 10 bin lira kredi alıyorum. Benden kasko ve sigorta ücreti olarak 3 bin lira alıyor. Ben 10 bin lira kredi aldım ama bu para nereye gitti? Mesela ben hayvancılık yapıyorum. Sütümü süt birliğe satıyorum, bana zorunlu yem veriyorlar. 600 kilo dökmüş olduğum süte, 5 çuval yem veriyorlar. Yemin fiyatı diğer piyasadan çok yukarıda. Ben bu yemi almayacağım dediğin zaman ben de senin sütünü almam diyor. İlla bunun karşılığında çeşitli yemler veya organik gübre alma zorunluluğu koyuyorlar. Bu birlikler birleşip bir hayvan hastanesi kurabilir. Hiç olmasa bile hayvanın tahlillerini yapabilir. Ben veterinerin verdiği ilacı kullanmak zorunda kalıyorum. Tahlil laboratuarı kurulabilir. Süt satıyorum. Litresi 4 lira. İsteyen olursa tereyağını da satıyorum. Kilosu 60 lira" ifadelerine yer verdi.

"BİZİM HAKLARIMIZI ARASINLAR"

Evinin bahçesinde büyükbaş hayvan yetiştiren Seyfettin Yılmaz, bir gününün nasıl geçtiğini ise şu sözlerle anlattı: "En geç sabah 6'da kalkar, ilk önce hayvanlarımın sularını ve yemlerini doldurur, ondan sonra sağmaya geçerim. 5 tane sağmalığım var. Bir tane daha doğuracak ve 6 olacak. Fakat ben her hayvan için sütü ortalama 20 litre tutarsam 5 hayvandan 100 litre süt yapar. Ben bunun 25 litresini günlük satabiliyorum. Geriye kalanlarını sütçüye vermek zorunda kalıyorum. Fakat bana zorunlu yem verdikleri için bende onlara süt vermez oldum. Zaten onlarda almaz oldular. Biz aidatımızı Süt Birliği'ne ödüyoruz. Onlarda süt toplayıcısına veriyor. Ne yazık ki burada bizim ekmeğimizle oynanıyor. Süt birliklerinde çalışanlar acaba hayvanın kuyruk acısının ne olduğunu biliyorlar mı? İnsanların ekmeğiyle oynamasınlar. Birçok insan bu yem davasından dolayı hayvancılığını bıraktı. Köyümüzde 3 ton süt çıkarken artık toplasanız 300 kilo süt çıkmaz. Bunun nedeni de çiftçinin para kazanamaması. Böyle bir yasa böyle bir kanun var mı? Neden bu şekilde köylünün sömürülmesine göz yumuyorlar? Avukatlara sesleniyorum, bizim haklarımızı arasınlar. Bir arkadaşım isyan etti ve bütün hayvanlarını sattı. Şu anda koyunculuk yapacakmış. Ne kadar iş yapar orası bilinmez" diye konuştu.

"SADECE YAN GELİRLERİ VAR"

İnkaya Mahallesi Dernek Başkanı İdris Yıldız "Şu anda Seyfettin amcamızın işletmesindeyiz. Burası küçük bir aile işletmesi. Zaten kendisi de eşi de emekli. Sadece yan gelirleri var. İki emekli maaşı olmasına rağmen hayvancılık yapıyor, ama hayvancılık zararlarından bir türlü kurtulamıyor. Kendi kârına geçemiyor. Süt alım fiyatları dışa satarsa 4 lira, süt birlikleri de 2.30 lira civarında alıyor ve bu maliyetleri kurtarmıyor. İşte görüyorsunuz hayvanların yaşam şartlarını. Sabahın altısında kalkıyorsunuz yemi, suyu, sağımı, bakımı, günlük işleri, çiftçilik işleri, bunların yediği otlar var. Bir de bunun hastalığı var. Hayvancılık sektöründe et fiyatları da değişken. Çiftçilerde hayatta kalmak için büyük işletmelere yönelmekten ziyade küçük işletmelerle idare ediyorlar. Nereye kadar devam eder işte görüyorsunuz. İnkaya Mahallesi'nde 3 tane büyükbaş aile işletmesi var başka yok giremiyor insanlar. Yakın bir köyde bir arkadaşımız bakamadığı için 13 tane hayvanını satmak zorunda kaldı. Maalesef ülkemizdeki ekonomik şartların ağırlığı, kurlardaki oynamayla beraber zorluklar yaşanıyor. Üretici, süt, hayvan et üretici birlikleri, tarım kredi kooperatifleri hepsi aynı masanın etrafında bu işin bileşenleriyle toplanıp bu sektörün kurtulması, süreklilik sağlaması için gerekenlerin yapılması lazım" dedi.

Kaynak: BURSADA BUGÜN

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!