Bursa Barosu'ndan adliyede 23 Nisan kutlaması

Bursa Barosu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı Bursa Adalet Sarayı bahçesindeki Atatürk Anıtı önünde kutladı.

Bursa Barosu'ndan adliyede 23 Nisan kutlaması

Genç avukatlarla Atatürk Anıtı'na çelenk sunan Bursa Barosu Başkanı Av. Gürkan Altun, ulusal egemenliğin gerçek anlamda, çocukların ve annelerinin istismardan, şiddetten korunduğu, eğitimli ve mutlu nesiller yetiştiği zaman sağlanacağınız söyledi.

Bursa Barosu Yönetim Kurulu üyeleri ve bir grup avukat, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı için Adalet Sarayı bahçesinde toplandı. Bursa Barosu Başkanı Av. Gürkan Altun'un, Atatürk Anıtı'na çelenk sunmasının ardından önce saygı duruşunda bulunuldu, ardından İstiklal Marşı okundu. Meslektaşlarına hitap eden Altun, bugünün sadece TBMM'nin kuruluşunun 98. yıldönümü değil, bir milletin küllerinden doğduğu, devlet olduğu ve bugünlere geldiğimiz sürecin başlangıcı olduğunu söyledi.

Altun şöyle konuştu:

"Elbette ilk kıvılcım Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a çıkmasıydı. Ardından gelen Amasya, Erzurum ve Sivas kongrelerine baktığımızda TBMM'nin kilometre taşlarının aslında buralarda döşendiğini görüyoruz. Erzurum'da 60'ı aşkın delegenin katıldığı bir kongre yapılmasına karşın, bir buçuk ay sonra yapılan Sivas Kongresi'nde ne yazık ki sadece 41 delege vardı. Bu bile o yıllarda mücadelenin ne kadar zor olduğunu bize gösteriyor. O dönemde bu mücadeleyi etkisizleştirmeye,  engellemeye çalışanlar, Mustafa Kemal ve silah arkadaşları hakkında verilen idam kararları ve bir korku iklimi elbette tesis edilmeye başlanmıştı. Ancak bu 41 yürekli cesur insan hepimizin bildiği Sivas Kongresi kararlarını aldılar. Hemen peşinden 23 Nisan 1920'de Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni topladılar. Yaklaşık 319-320 milletvekili vardı toplanan kurucu mecliste ve yine biz avukatlar da o dönemin Bursa Barosu Başkanı da olmak üzere orada temsil edilen meslek örgütü olduk. Ulusal Egemenlik bizim için 23 Nisan 1920'de vücut buldu. Bir zümreye, bir aileye, bir aşirete bağlanmadan bütün milletin vicdanına, aklına, bütün milletin duygularına cevap verecek bir ulusal egemenlikti Mustafa Kemal Atatürk'ün ulusal egemenlik anlayışı ve yıllar geçti bunu çocuklara emanet etme kararı aldı çünkü gelecek gençlerindi, çocuklarındı."

Taciz, tecavüz ve şiddet mağduru çocuk vakalarından örnek verirken, en son, "Çocuklar ölmesin" diyen Ayşe öğretmenin kucağında çocuğuyla cezaevine gönderildiği hatırlattı. Türkiye'den Avrupa'ya geçişte 250 bin Suriyeli mülteci çocuğun kaybolduğunu da ifade eden Gürkan Altun, "Bizler, kendi çocuklarımızı koruduğumuz kadar bütün çocukları korumak zorundayız. Anadolu doğurgan bir toprak. Binlerce yıldır yüzlerce medeniyete ev sahipliği yaptı. 23 Nisan 1920 ile de uluslaşmış, hepimizi içine almış ve Türk Milleti kimliği altında birleştirmiş bir toprak. Çocuklarımıza sahip çıkmak zorundayız. Öncelikle, cemaatlerde tarikatlarda olan bütün çocukların buralardan kurtarılması gerekiyor. Devletin koruması altında şefkat evlerinde, çocuk esirgeme kurumlarında olmaları gerekiyor. Ama sadece barınmaları değil. Özgürlükleri, mutlulukları ve bağımsızlıklarını da bizim tesis etmemiz gerekiyor. Çocukları mutlu etmek için onları istismardan korumak kadar onları eğitmek, onları hayata hazırlamak da önemlidir.  Çocukları korumak istiyorsak onları annelerinden ayırmamak, annelerini şiddet mağduru olmaktan kurtarmak gerekiyor. Eli sopalı baba modellerini şefkatli babaya dönüştürmemiz, yani aileyi yeniden tesis etmemiz gerekiyor. Sadece çocukları mutlu ettiğimizde, mutlu özgür bir topluma ulaşırız. Anneleri babaları eğittiğimizde, şiddetten ve istismardan uzak tuttuğumuzda, çocukları mutlu ettiğimizde gerçek egemenliği o zaman elde etmiş olacağız. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün neden bu ülkeyi çocuklara emanet ettiğini bir kez daha anlamış olacağız. Kendisini nefes aldığım sürece saygıyla anacağım. Huzurla yatsın" diye konuştu.

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!