Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

Bunu yapmayan ev sahipleri yandı! ÖZEL HABER

TMMOB Şehir Plancılar Odası Bursa Şube Başkanı Füsun Uyanık, depreme karşı riskli binaların iyileştirilmesi ile ilgili çalışma yapmayanların tapularına şerh düşürüleceğini, ardından elektriği, suyu, doğalgazı ve telefonunun kesileceğini söyledi. Uyanık, Bakanlığın binasını güçlendirenler için kredi vereceğini kaydetti.

Bunu yapmayan ev sahipleri yandı! ÖZEL HABER

Mesut DEMİR-E.Pınar TURAN/BURSADABUGUN.COM

TMMOB Şehir Plancılar Odası Bursa Şube Başkanı Füsun Uyanık, Bursada Bugün'e önemli açıklamalar yaptı.

BURSA'NIN OVALARININ YAPILANMASI DEĞİŞECEK

Bursa Büyükşehir Belediyesi 87 yılında kurulduğunda 3 tane ilçeden tekabül ettiğini hatırlatan Başkan Uyanık, "2005 yılında 5216 sayılı kanun çıktı, orada da yedi tane ilçeye sahip olmaya başladı. Bu alanlara planlama açısından baktığımızda 98 yılında bir onaylı planımız vardı. Bu planda şöyle bir durum söz konusuydu. Tarım alanlarıyla ilgili baktığımızda üst ölçekli planlarda 4 tane tarım alanı söz konusuydu tarımsal niteliği korunacak alan, tarımsal niteliği korunacak özel mahsul alanı, toplulaştırma alanıyla, diğer tarım alanları söz konusuydu. Bunların plan hükümlerine baktığınızda ise, hep tarım amaçlı yapıların yapılabileceği ve burada yapılanma şartlarının da az miktarda yapılaşma şartlarının olduğunu görüyorduk. Büyükşehir belediyesine geçtiğinde bu alanların 2000 metrekare kapalı alan olması daha çok sanayi yönlendirmesiyle ilgili plan notlarına karşılaşıyoruz. Bu yasa çıktığında Bursa'da bulunan 5 tane ovanın yapılanma şartları maalesef değişecek. Bu Bursa'da ki tarımı bitirme gibi bir şey söz konusu" dedi.

TEK SÖZ SAHİBİ BÜYÜKŞEHİR OLACAK

Planlama açısından bakıldığında çok iyi analiz edilmesi gerektiğinin altını çizen Uyanık, "Çünkü 17 tane ilçede bütün imar planlarında tek söz sahibi büyükşehir belediyesi olacak.  İşlerin tek merkezde yapılacak olması, ancak bunun üst ölçekli planlara uygun olması şartı var. Kanun yönetmeliklere uyduğu takdirde güzel ama o zamandan bu zamana baktığımızda yapılan işlemlerin pekte kanun nezdinde iyi işler olduğunu, kamu yararını güttüklerini düşünmüyorum. Hem özel mülkiyete dayalı plan değişikliklerinin şahıs menfaatlerini ön planda olarak olan değişikliklerinin yapılması bizi rahatsız ediyor" diye konuştu.

KIYIDA KAÇAK AFFI KATLİAMDIR

"Torba yasa gerçekten katliam gibi bir şey" diyen Başkan Uyanık, "Kente verilen doğaya verilen vahşet. Kıyı kanununu değiştiriyoruz. O kıyı kanunda 10 metreye çekiyorsunuz 100 metrelik olayı, bu gerçekten imar affı gibi bir şey. Kıyıda kaçak olarak yapılaşmış yapıları siz yasallaştırıyorsunuz. Buda sıkıntı verir doğaya bir katliamdır" şeklinde konuştu.

ADI GÜZEL İÇERİĞİ İSE FACİA

Afet ve riskli alanların dönüştürülmesi hakkındaki kanunun ismini çok beğendiklerini dile getiren Füsun Uyanık, "Kanunun ismi çok çok güzel ama içeriğine baktığımızda gerçekten facia. Yeni deprem alanları oluşturacak bir yasa gibi geliyor. Kanunun amacına baktığınızda riskli alanları tarif ediyor. Ve çevresinde riskli yapı olup olmadığını tarif ediyor. İl olarak baktığımızda birinci derece deprem kuşağında yer alıyor. 13 tane ilçemiz birinci derece deprem bölgesinde yer alıyor. Ama dağ ilçelerimiz 2. Derece deprem kuşağı deprem bölgesinde. Burada da deprem söz konusu. Şimdi olaya bu şekilde baktığınız da kentsel dönüşüm adı altında yapılması gereken ilimizde bütün köyler dâhil olmak üzere bütün binaların tek tek tespit edilmesi lazım. Deprem riski olan bir bina mı değil mi, güvenli yapı mı değil mi diye araştırma yapılması lazım. Bununla ilgili tespitlerin yapılması lazım" dedi.

DEPREM VAATLERİ LAFTA KALDI

Bursa'da deprem riskli alanların dönüştürülmesi hakkındaki kanunla ilgili hiçbir çalışmanın olmadığını dile getiren Başkan Uyanık, sözlerini şöyle sürdürdü;
"Hep baktığınız kentsel dönüşüme rantsal dönüşüme davetiye çıkarıyor. Biz Doğanbey'i yaşadık. Doğanbey çok kötü bir örnek fakat hep bu doğrultuda kentsel dönüşümler yapılmak isteniyor. Belediyelerin yaptığı kentsel dönüşüme bakıyorsunuz o türdeki kentsel dönüşümü yasada tarif etmiyor. Âmâ zemin kötü, sıvılaşma ve şişme potansiyeli olan bir alan, taşkın alanı var ve orada siz 2 katlı binaları yıkıp onları yerlerinden edip yerlerine 12- 15 katlı binalara mahkum edeceğim. Diğer taraftan siz kentsel dönüşümü yaparken sadece fiziksel dönüşümü düşünemezsiniz sosyal boyutunu da düşünmelisiniz. Çünkü siz orada eğer o insanları 4 katlı yerden 2 katlı yerden alıp yüksek binalara mahkûm ederseniz oradaki sosyal çöküntüde farklı olacak. Bu yapılaşmalarla sokak kültürü tamamen yok olacak. İnsanların birbirleriyle iletişimi kalkacak karşı komşunuzu tanımıyorsunuz. Kentsel dönüşüm bize büyükşehir yasasıyla geldi ama orada sadece metrekare hesabı bulunuyordu.2010 yılında buna bir ilave yapıldı dendi ki, bütün herkesin fikri alınacak, artık depremsellik ön planda olacak. Şimdi ise bakıyorsunuz bakanlar kurulu alınıp yapılan hiç bir şey yok. İlimizde bakıyorlar yol boyunda mı yanında alışveriş merkezi mi var aslında zeminle birlikte bakmak lazım."

YAPMAYANIN TAPUSUNA ŞERH DÜŞÜRÜLECEK

Deprem kanununda herkesin kendi bulunduğu binanın sağlam olup olmadığını tespitini yaptırmak zorunda olduğunun belirtildiğini kaydeden Uyanık, "Şehircilik bakanlığının lisanslı büroları var. Bu kurum ve kuruluşlara gidilecek ve bina riskliyse şayet kanun ondan sonra işleme giriyor. Tapulara şerh düşülecek, bina riskli diye ardından elektriği suyu doğalgazı telefonu kesilecek. Ama bakanlık şunu da diyor eğer bina riskliyse sen bunu aynı imar koşulların uygun yapılmasıyla ilgili müracaat edeceksin, yani kanun diyor ki iyileştirme yapabilirsin güçlendirme yapabilirsin gerekiyorsa ben kredi vereceğim yenileme yapabilirsin yani yıkıp aynı şartlarda tekrar yapabilirsin. Riskli alanları belediyeler belirlerler yeriniz riskli alanda kalıyorsa bununla ilgili belediye çalışma yapar ondan sonra o alan belirlendikten sonra binalar üstüne çıkar diye. Belediye ve vatandaşa düşen görevler var aslında belediyelere düşen görevlere baktığımızda hiçbir belediye bu konuda çalışma yapmamış vatandaşlar belediyeden bekledikleri için o şekilde hareket etmek bilgilenmek istiyorlar" şeklinde konuştu.

BELEDİYE BAŞKANLARININ ONAYLAYAMADIĞI PLAN

Bursa'da 5 tane ova olduğunu ve hepsinin de verimli araziler olduğunun altını çizen Uyanık, "Bursa'da şeftali yetişiyorsa, deveci armudu yetişiyorsa diğer taraftan baktığınızda zeytini ünlü Bursa'nın aslında tarım açısından baktığınızda her şeyi ünlü. Bundan ötürü plan derki buralar tarıma elverişlidir. Burada sanayi yapılmayacak, burada sadece tarım amaçlı yapılaşma olacak. Yüzde 5'ten yapılaşma olabilir ama 250 metrekareyi geçmez burada bağ evi değil de sadece tarım amaçlı yapılar yapılabilir der. Ama 98'den bu yana Bursa'nın belediye başkanları bunu onaylayamadılar. Onaylanamadığı için yürürlüğe giremedi. Ama bugün bu haritayı böyle göremezsiniz ovanın katledildiğini görüyoruz. Bursa'nın bir yol haritası belirlemesi lazım turizm kenti diyoruz, sanayi kenti diyoruz, kaplıca şehri diyoruz bir yol haritasının belirlenmesi lazım o olsun bu olsun şu olsun derseniz hiç bir şeyin olmadığını görürsünüz. Bursa'da da tarım topraklarının değerlendirilmesi gerekiyorsa ilgili idareler hem ilçe belediyeler hem ilgili kurumlar tarafından tarım arazilerine yapılan binaların taşınması gerekiyor. Âmâ bunların yerine ova her geçen gün yapılaşmaya açılıyor. Büyükşehir'in ovadaki bulunan amacı dışındaki sanayileri kaldırıyorum demesi lazım" şeklinde konuştu.

ULAŞIM SORUNU BÜTÜN OLARAK DEĞERLENDİRİLMELİ

Bursa'nın trafik sorununun bu plansızlıkla çözülemeyeceğini ifade eden Uyanık, "Hep noktasal çözümler üretilmeye çalışılıyor bir bütün olarak değerlendirilmiyor. Büyükşehir belediyesinin 17 ilçe kendisine bağlanacaksa ulaşımı bir bütün olarak değerlendirmesi lazım. Noktasal çözümler olduğu zaman hep sorun olmaya devam edecek" dedi.

Bunu yapmayan ev sahipleri yandı! ÖZEL HABER Bunu yapmayan ev sahipleri yandı! ÖZEL HABER
Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!