Başbakan Yardımcısı Çavuşoğlu: "TİKA yılda 2 bin proje gerçekleştiriyor"

Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, 2002 yılında dünyada sadece 12 ofisi bulunan Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) bugün 58 ülkede 60 ofise sahip olduğunu ve yılda 2 bin proje gerçekleştirdiğini bildirdi.

Başbakan Yardımcısı Çavuşoğlu: ''TİKA yılda 2 bin proje gerçekleştiriyor''

Çavuşoğlu canlı yayında, muhalefetin TİKA konusundaki eleştirilerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Türkiye'nin dış politika vizyonunu, gelecek projeksiyonunu okuyamayanların TİKA üzerinden saldırıya geçmesini milletin dikkatlerine sunduğunu belirten Çavuşoğlu, "TİKA'ya yöneltilen saldırıların sıradan siyasi polemik olmadığını düşünüyorum. TİKA'nın sarf ettiği bütçeyle ilgili olduğunu da düşünmüyorum." dedi.

TİKA'nın 2002 yılından itibaren 170 ülkede varlık gösteren kuruluş halini geldiğini anlatan Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

"Kalkınma iş birliği sağlanarak gidilen ülkelerde, yerel halkların teveccühünü kazanarak adeta Türkiye'nin orada gülen yüzü olmuştur. TİKA gittiği bütün coğrafyalarda Türkiye'nin adalet ve hakkaniyet, kısacası dünya beşten büyüktür yaklaşımının somut göstergesi olarak karşımıza çıkıyor. TİKA'ya Türkiye içinde politika siyaset üretme iddiasında bulunan aktörlerin saldırmasının çok naif düşüncelerinin olduğunu düşünmüyorum. Bunun arkasında başka bir şey var. TİKA, çok önemli insanı diplomasi kurumumuz oldu. 2002 yılında dünyada sadece 12 ofisi olan TİKA, Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu vizyonla 58 ülkede 60 ofise sahip ve yılda 2 bin proje gerçekleştiriyor. Şu ana kadar 20 bin proje gerçekleştirmiş."

Çavuşoğlu, TİKA'nın dünyanın neresinde mazlum varsa ona dokunduğunu belirterek, "Türkiye'nin birçok kurumu var. Birçok kurumda sarfiyat, gider ve bütçe kullanılıyor. Nedense TİKA bütçesi bu olmadığı halde milletimize yanlış, yalan aktarılarak, cehalet aktarılarak TİKA, itibarsızlaştırılmaya çalışılıyor." diye konuştu.

TİKA'nın diğer ülkeler nezdindeki itibarının sarsılmaya çalışıldığını vurgulayan Çavuşoğlu, "TİKA'nın kullandığı bütçe belli, açarsınız web sayfasına bakarısınız, Sayıştay'a tabi. 370 milyonluk bütçe kullanıyor. Bir gün çıktılar '4 milyar' dediler, bir gün '6 milyar, 8 milyar' dediler. Bunların hepsi yalan. TİKA'nın parası bereketli. Sayın Cumhurbaşkanımızın ulaştığı yere bunların hayalleri dahi ulaşamaz." diye konuştu.

Çavuşoğlu, TİKA ile beraber Türkiye'nin gittiği yerde güçlenmeye, büyümeye devam ettiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Ecdat yadigarı nadide eserlerin yeniden ayağa kalkması, orada sergilenmesi, görüntülenmesi orada bulunan soydaşlarımızın gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizin hatıralarını yaşatmasından neden rahatsızlar? Milliyetçi muhafazakar iddialarla ortaya çıkanların TİKA gibi bir kurumdan rahatsızlık duyması, sadece siyasi bir polemik değil, sadece muhaliflik değil kesinlikle bilinçli saldırı var. Kesinlikle TİKA'nın girdiği yerlerde yaptığı işlerden sağlanan güven ve itibar dolayısıyla Cumhurbaşkanımızın Türkiye'ye sağladığı algı nedeniyle rahatsızlık var." 

TİKA'ya bilinçli bir saldırı olduğunu bildiren Çavuşoğlu, "TİKA, bugün 60 ülkede 170 projesini gerçekleştirmeye devam edecek. Gidecek susuzluktan kırılan Afrika içlerindeki bir zenci kardeşimize su kuyusu açacak, Filistin'deki Mescidi Aksa'daki kubbeyi düzeltecek, gidecek Balkanlardaki Osmanlı yadigarı bir köprüyü yeniden restore edecek. Bunlar bizim ecdat yadigarımız." dedi.

- Bursa yatırımları

Çavuşoğlu, AK Parti iktidarında Bursa'ya yapılan yatırımlarla ilgili şöyle konuştu:

"Bursa üzerine düşen payı aldı. Türkiye son 16 yılda, bütün badirelere, saldırılara, siyaset mühendisliklerine, kirli tezgahlara rağmen 3,7 kat büyüdü. Bu önemli gösterge. Bursa, bundan payına düşeni aldı. Şu ana kadar bizim dönemimizde Bursa'ya yapılan toplam yatırım tutarımız, 44 katrilyon 570 milyara ulaşmış. Ulaşımdan sağlığa yatırımlarımız var. 17 ilçemizin 14'ünde hastanelerimizi son 5 yılda tamamladık. Bursa inşallah Mersin, Isparta, Yozgat, Kayseri'de olduğu gibi olduğu gibi önümüzdeki yıl yaz döneminde bin 355 yataklı 9,5 depreme dayanıklı sismik sensörlerle donatılmış şehir hastanesine kavuşacak. Burası 5 milyona hizmet sunacak."

- Otomotiv test merkezi

Çavuşoğlu, Bursa'nın tarih, tarım ve sanayi şehri olduğunu ifade ederek, "Bursa ile ilgili şöyle bir ifade var; nimet dağıtan melek, Bursa'nın üzerinden geçerken elindeki bohçayı düşürmüş. Bütün nimetler Bursa'ya saçılmış. Tarih, kültür, tarım ve turizm var, her şey var, ne ararsanız var. Sanayi de ticaret de var." dedi.

İstanbul'dan sonra en büyük ihracat potansiyelini Bursa'nın yakaladığının altını çizen Hakan Çavuşoğlu, şu değerlendirmede bulundu:

"Ülkeye çok büyük ivme katkı sağlıyoruz. Otomotiv ve tekstil sektörü güçlü. Otomotiv test merkezinin hayata geçirilmesi söz konusu olduğunda Yenişehir'de büyük arazi tahsis edildi. Son olarak TSE ile savunma sanayi, iş birliği protokolü imzaladılar. Savunma araçlarımız da burada test edilecek. İhale yapıldı. Önümüzdeki süreçte inşasına başlayacağız. Yanına da Teknopark yapacağız. Teknolojik sanayi altyapısını geliştirmek açısından Bursa'da var olan potansiyeli en optimum nasıl değerlendiririz ona bakacağız."

Çavuşoğlu, 2019'da hızlı treni Bursa ile kavuşturacaklarını belirterek, "Yetmedi onu Gemlik'teki limana uzaktık. Yeni projeyle Bandırma'ya uzatmış olduk. Uludağ ile ilgili önemli projelerimiz var. Eylem planı gerçekleştirdik. 4 mevsim Uludağ turizmini hayata geçirmek için çalışmalarımız var." ifadesini kullandı.

"F-35'leri mutlaka alacağız"

ABD Senatosu'nun F-35 kararına ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye ile ABD ilişkilerinin günübirlik olmadığını vurguladı.

İki ülke arasında uzun yıllara dayanan müttefiklik ilişkisi bulunduğuna değinen Çavuşoğlu, şöyle konuştu:

"Bu süreç içinde dalgalı gittili geldili ilişkiler olmuş Amerika ile Türkiye arasında. Özellikle son yıllarda güney sınırlarımızda ortaya çıkan yeni durumlar, ilişkilerimizin gerginliğe evrildiği süreç vardı. Ama Türkiye'nin kararlı dik duruşu özellikle de terörü kaynağında kurutma iradesi, Fırat Kalkanı Harekatı, Zeytin Dalı Operasyonu, Kandil'e düzenlenen operasyonlarla Türkiye'nin terörle mücadelede bağımsız, özgür ve güçlü konumunu tahkim etmek üzere alacağı kararlar için hiç kimseden icazet beklemeyeceğini, aktif siyasetini, tutumunu sergileyeceğini göstermiş oldu."

Çavuşoğlu, Türkiye'nin dış politikada alternatif üreten siyaset geliştirmek suretiyle hareket ettiklerini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

"ABD ile F-35 ile ilgili anlaşma temin edildi. Anlaşmalarla ilgili gerekenler yapıldı. Bu bir sözleşmedir. Karşılıkları akitlerin, edimlerin yerine getirilmesi gerekir. Bu süre içinde mutlaka getireceklerdir. Temsilciler Meclisinin kararı, senatonun kararı, bizim için bir kıymeti harbiyesi yoktur. Zaten ortaya konan iddia, Rahip Brunson davası ve S-400'ler konusunda iddialar var. Ama unutulmaması gereken şu var ki, Türkiye önemli bir coğrafyada bulunuyor. Türkiye burada ilelebet payidar kalacaktır. Türkiye, kendi savunmasını, gücünü tahkim etmek için alternatiflerini gerçekleştirecektir. Bugün bir başka ülke, NATO üyesi olmayan ülkeden S-400 aldığında mesele edilmiyor da Türkiye S-400 aldığında mesele ediliyorsa burada çifte standart vardır. Bunu bizim kabul etmemiz mümkün değil."

Türkiye'nin, dayatmalarla mücadele edeceğini aktaran Çavuşoğlu, "Dayatmalarla Türkiye'nin bağımsızlığını ve özgürlüğünü sınırlamaya çalışanlara karşı kendi aktif sürecini, politikasını yürütecektir. Biz F-35'leri de mutlaka alacağız." dedi.

Yurt dışındaki oy kullanımıyla ilgili Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) verdiği rakamlara göre, bugün itibarıyla 1 milyon 227 bin seçmenin oy kullandığını söyledi.

Bugün saat 21.00'e kadar 9 ülkede oy kullanma işleminin devam edeceğini vurgulayan Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

"Benim tahminim, bir önceki seçime nazaran katılım daha da fazla olacak diye düşünüyorum. Tabii bunun yanı sıra pazar günü saat 17.00'ye kadar yurt dışı seçmen listesine tabi seçmenler gümrük kapılarında oylarını kullanmaya devam edecek. O bakımdan bir yandan Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı diğer yandan diğer kurumlarımız, YSK, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın Türkiye'ye olan aidiyet duygularını pekiştirecek, bu vatandaşlık görevini yapmaları konusunda çalışmalarını yürüttüler. Biz de Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı olarak bu manada özellikle katılımı temin etmek bakımından çalışmalar yaptık. İnşallah yüksek katılımı bu vesileyle sağlamış olacağız."

- "Türkiye artık bölgede güç adası haline gelmiştir"

Çavuşoğlu, Türkiye'nin son yıllarda kendi aktif politikasını yürütmeye devam ettiğini dile getirerek, 100 yıllık cumhuriyetin şu anda en güçlü anında bulunduğunu vurguladı.

Türkiye'nin yerli ve milli eksende dış politika sürecini de devam ettirdiğini belirten Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu, güçlü bir liderlikle söz konusu olabiliyor. Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan güçlü bir lider olarak bu noktada tavrını ortaya koyuyor ve Türkiye bu aktif siyasetini yürütüyor. Türkiye eskiden bu yana sürekli bekleyen, saldırılara savunma mekanizması geliştiren konumdaydı. Saldırılar karşısında 'Bekle, gör.' politikası izleyen konumundaydı. Olaylar karşısında müdahil olmayan, izleyen konumundaydı. Türkiye artık bölgede güç adası haline gelmiştir. 24 Haziran'dan sonra bu ivme daha da hız kazanacaktır. Dolayısıyla güç adası olarak Türkiye bir sonraki süreçte sadece bekleyen değil, eğer kendisi ve ülkesi için sınırları, güvenliği için bir risk, tehdit eden, tehlike olunan yerlere giderek orada gerekeni yapmaya çalışıyor."

Hakan Çavuşoğlu, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatlarının bunlara örnek olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Artık müttefik devletler de dünya ülkeleri de Türkiye'nin bekleyen değil, tehlikeyi geldiğinde karşılayan değil, kaynağında bulup tüketen, orada onu yok eden bir ülke olduğunu gördüler, anladılar. Türkiye'nin bu kararlı ve dirayetli davranışı karşımızda bulunan müttefiklerimizi de diğer dünya ülkelerini de yeniden bir karar vermeye yöneltti. Münbiç, bunun sonucunda ortaya çıkan bir süreçtir. ABD ile Türkiye bir araya gelerek Münbiç konusunda bir karar aldılar; 'Teröristlerden orası temizlenecek' diye. Şimdi Türk askeri orada keşif ve denetleme faaliyetlerini yürütüyor. Bu noktada sadece Münbiç değil, bölgeyi tüm terör odaklarından kurtarmak için, Türkiye için bir terör kuşatmasına asla fırsat vermemek için gerekeni yapacağız. Türkiye için birileri şunu söylüyordu; 'PYD, YPG, Afrin'in doğusuna, batısına geçecek, siz de - çok afedersiniz - mal mal bakacaksınız.' diyorlardı. Öyle bir şey yok. Türkiye aktif politikasını yürütecek. Bunların başını ezmeye devam edecek, Allah'ın izniyle."

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!