Avusturya'da Müslüman mahkumlara din hizmeti mücadelesi

Avusturya Cezaevi Din Görevlileri Başkanı Ramazan Demir, ülkedeki cezaevlerinde artan radikalleşmeye dikkati çekerek aşırılıkla mücadele kapsamında Avusturya hükümetinin Müslüman toplumla birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi.

Avusturya'da Müslüman mahkumlara din hizmeti mücadelesi

Ülkede yerleşik Müslümanların sorunlarına çözümler bulmaya çalışan  Avusturya İslam Topluluğu (İGGÖ), 1996 yılından itibaren Avusturya  cezaevlerindeki Müslüman mahkumlara da dini hizmet sağlıyor. 8 bin 800 tutuklunun  bulunduğu Avusturya'da, mahkumların bin 800'ünü Müslüman hükümlüler oluştururken  İGGÖ, 46 din hizmetlisiyle 27 cezaevinde Müslüman mahkumlara din hizmeti sunuyor.

Kurumun mahkumlara ilişkin çalışmalarıyla ilgili soruları yanıtlayan Avusturya Cezaevi Din Görevlileri Başkanı Demir, başkent  Viyana'nın en büyük cezaevi Josefstadt'de, gönüllü olarak  6 yıldır din hizmeti  verdiğini,  haftada bir gün ve en fazla 4 saat mahkumlar ile bir araya  gelebildiklerini söyledi.

Demir, Müslüman din görevlilerinin asıl mesleklerinin yanı sıra  gönüllü olarak bu hizmeti verdiklerini, bu nedenle mahkumlara yeterince zaman  ayıramadıklarını belirterek, devletin  Katolik cemaate sağladığı imkanların,  Müslüman, Budist ve Yahudi toplumlarına da sağlaması gerektiğinin altını çizdi.

Avusturya'daki İslam Yasası kapsamında yurt dışından mali destek  alamadıklarına değinen Demir,  Avusturya hükümetinden ekonomik destek talebinde  bulunduklarını ancak şimdiye kadar olumlu bir cevap almadıklarını, görüşmelerin  devam ettiğini bildirdi.

Ülkedeki farklı etnik kökenlere sahip Müslüman gruplar ile bir araya  gelip, Müslüman mahkumlara hizmet veren din görevlilerine finansal destek  sağlanabilmesi bakımından fikir alışverişinde bulunduklarını aktaran Demir, "Şu  anda iki seçeneğimiz var. Ya devlet destek verecek, profesyonel bir şekilde  çalışacağız, hem devlete yararlı olacağız hem de insanlara fayda  sağlayacağız ya  da devletten destek alamazsa, dernek ve camilerimizin yardımı ile  inşallah  maaşlı din görevlilerinin atanması için çaba sarf edeceğiz." diye konuştu.

Avusturya genelinde 27 cezaevi olduğunu anımsatan Demir, 80 ila 100  mahkum için bir din görevlisi gerektiğini, bunun için de en az 18 maaşlı  personelin görevlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak şu an için böyle bir  imkanlarının bulunmadığının altını çizdi.

Demir, Hollanda'da hükümetin tüm dinlere mensup mahkumlara eşit oranda  din hizmetlisi tahsis ettiğine dikkati çekerek bu uygulamanın ülkedeki hükümlü  sayısını düşürdüğünü vurguladı.

Cezaevlerinde radikalleşme artıyor

Mahkumların cezaevlerinde bulundukları süreçte radikal görüşlere  eğilim gösterebileceklerine işaret eden Demir, "Mahkumlar cezaevlerinde dine  ilgi, alaka gösteriyorlar. Merak ettikleri, öğrenmek istedikleri konuları, en  yakınında olan mahkum arkadaşına soruyor, onlar da eğer terör örgütü DEAŞ üyesi  ya da benzer radikal görüşe sahip kişiler ise bu insanları kolaylıkla  etkileyebiliyorlar çünkü mahkumların bir çoğunun dini bilgisi çok zayıf." dedi.

Avusturya'nın Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Dönem  Başkanlığını yürüttüğünü hatırlatan Demir, Avusturya'nın radikalleşme ve  aşırılıkla mücadele vurgusu yaptığını ancak kendilerine gereken desteği  vermediklerini belirterek şöyle konuştu:

"Ben cezaevi din görevlisi olarak, cezaevlerinde radikalleşmenin  artışta olduğunu görüyorum. Devlete 'Bize yardım edin, bu radikalleşme ile  birlikte mücadele edelim' diyoruz. Ancak hala bir destek verilmiyor. Eğer  radikalleşmeyle mücadele edilmek isteniyorsa, o zaman devletin bilhassa Müslüman  toplumu ile birlikte hareket etmesi gerekiyor."

 "Allah beni affedecek mi?"

Mahkumların dini öğretiye ilgi gösterdiklerini vurgulayan Demir,  "Dışarıda, 'Ben niçin varım?' diye düşünmeyen bir kişi, yalnız kaldığı zaman bunu  sorgulamaya başlıyor. Bu da dine olan ilginin artmasına neden oluyor." dedi.

Birçok mahkumun yönelttiği ilk sorunun "Allah beni affedecek mi?"  olduğunu söyleyen Demir, farklı suçlardan hüküm giyen kişilerin, işledikleri  suçlardan dolayı pişmanlık duyduklarını ve bu nedenle bir arayışa girdiklerini  aktardı.

Demir, mahkumlar ile kimi zaman bire bir, kimi zaman ise küçük gruplar  halinde bir araya geldiklerini, hükümlülerin yaşadıkları sorunlara beraber  çözümler aradıklarını belirterek "Din hizmeti verdiğim Josefstadt cezaevinde  küçük bir mescidimiz var. Burada mahkumlar ile birlikte Cuma namazı kılıyoruz.  Her Cuma dönüşümlü olarak 35 kişi getiriliyor. Bu durum  manevi olarak o  insanlara çok büyük destek veriyor." ifadelerini kullandı.

Cezaevlerindeki intiharlar

Avusturya genelindeki hapishanelerde yılda ortalama 10 ila 12 kişinin  intihar ettiğine dikkati çeken Demir, "Mahkumlara, 'Yaptıklarınızdan pişman olup  tövbe ettiğiniz takdirde Allah'ın bütün günahları affedeceğini' söylediğimizde,  bu onlar için büyük bir moral kaynağı oluyor." diye konuştu.

Mahkumlara karşı önyargılı yaklaşıldığını dile getiren Demir, ailelere  seslenerek "Çocuklarımızı, gençlerimizi kaybediyoruz. Çocuklarınıza sahip çıkın.  Siz sahip çıkmazsanız, başkaları çocuğunuza sahip çıkabiliyor ve bu da çok  tehlikeli olabiliyor." değerlendirmesinde bulundu.

Bosna Hersek'in 1909 yılında Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun  sınırlarına dahil edilmesinin ardından 1912'de çıkarılan İslam Yasası ile İslam  dini, Avusturya'da resmi din olarak kabul edildi.

Bu yönü ile Avusturya, Avrupa Birliği (AB) ülkeleri arasında farklı  bir konuma sahip. 600 bin Müslümanın yaşadığı ülkede, aşırı sağın yükselişi ve  2015 yılında yürürlüğe giren yeni İslam Yasası ile Müslümanlara yönelik olumsuz  tutumda artış gözlemleniyor. Son olarak getirilmek istenen burka ve kısmı  başörtüsü yasağı da bu kapsamda değerlendiriliyor.

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!