Avdagiç: Üçlü sarmaldan üçlü yapılanmaya geçilmeli

Kurdaki hareketliliğin iş dünyasını yönetilmesi güç bir sürece soktuğunu vurgulayan Avdagiç, piyasaları rahatlatmak için şu önerileri sıraladı: Merkez Bankası Para Politikası Kurulu piyasanın ve yurtdışı yatırımcının beklentisinin karşılayacak bir karar almalı, üçlü sarmaldan üçlü yapılanmaya geçilmeli, kaynaklar üretime yönlendirilmeli, katma değer oluşturacak süreçlere yatırım yapılmalı

Avdagiç: Üçlü sarmaldan üçlü yapılanmaya geçilmeli

Türkiye'deki şirketlerin üçte birini oluşturan 400 bin İstanbullu firmayı temsil eden İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, Naime Sert'in #İşiniAnlat konuğu oldu. Kurdaki hareketliliğin tüm iş dünyasını yönetilmesi güç bir sürece soktuğunu vurgulayan Avdagiç, çözüm olarak üçlü sarmaldan üçlü yapılanmaya geçilmesini önerdi. Türkiye'nin faiz, enflasyon ve kur sarmalından üretim, ihracat ve yatırımla kurtulabileceğini belirten Avdagiç, bunun için kaynakların üretime yönlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. 

Kurdaki hareket nedeniyle para her zamankinden daha pahalı. Bu durum İTO üyelerini nasıl etkiledi?

Kurun bu kadar hızlı yükselmesi sadece İTO üyelerini değil Türkiye'de iş yapan herkesi olumsuz etkileyen bir unsur. Böyle durumlarda piyasadaki alım -satım ve fiyatlama süreçlerini akamete uğratır, piyasanın önemli kısmı 'Dur bakalım' moduna girer.

Bazı firmaların kurları bahane ederek ürünlerine zam yaptığı ortaya çıktı, Ticaret Bakanlığı harekete geçti. Üretici de tüketici de mağdur olmak istemiyor. Bu durum nasıl aşılacak?

Bu konunun çözümü için piyasada dengelerin kurulması lazım. Stabil bir piyasaya geçilirse, kısa ve orta vadede firmalar daha doğru fiyatlama yapacaktır. 

'DAHA ETKİN ADIMLAR ATILMALI'

İş dünyasının yatırım yapmaya devam etmesi için TL maliyetinin hangi seviyeye çekilmesi lazım?

En önemli beklentilerimizden birisi, kurun seviyesini bir tarafa bırakıyorum en azından stabil yatay bir seyre girilmesi. Yatay seyirde piyasa kendi içinde dengelerini oluşturup, mekanizmalarını harekete geçirir. Şu anda Türkiye'de paranın maliyeti çok arttı. Özellikle Türk Lirası'nın maliyeti oldukça yüksek. Türk Lirası fon kullanıp yatırım yapmak rantabl olmaktan çıkmış gözüküyor. 

'PİYASAYI RAHATLATICI BİR KARAR BEKLİYORUZ'

Ayın 13'ünde Merkez Bankası'nın kararı açıklanacak, ardından Orta Vadeli Program (OVP) ile Türkiye ekonomisinin yakın vadedeki yol haritasının ayrıntıları belli olacak. Sizin beklentiniz ne?

Piyasalar için Merkez Bankası'nın yapacağı toplantıdan çıkacak kararlar çok önemli. En önemli beklentimiz alınacak kararın piyasayı rahatlatıcı, dengeleri sağlayıcı, Türkiye'ye fon sağlayan grupların yerli ve yabancı kurumların da beklentilerini karşılayacak bir adım olması.

Faiz artırımını mı kastediyorsunuz?

Bu bir paket, net bir faiz artırım da onun içinde bir cüz. Şu anda Türkiye'nin içinde olduğu bir finansman yapılanması var. Türkiye bugüne kadar dış borçla büyüyen bir ülke. Size fon verenlerin beklentilerini karşılamak gibi bir teknik mecburiyetiniz var.

'ÜRETİM DESTEKLENSİN'

Bu sarmaldan kurtulmak için sizin öneriniz ne?

Biz zaten çok sıkça bundan sonraki dönemde üçlü sarmaldan üçlü yapılanmaya geçilmesini öneriyoruz. Faiz enflasyon ve kur sarmalından üretim ihracat ve yatırımla çıkılabileceğini düşünüyoruz. Önümüzdeki dönemde Türkiye'nin katma değer oluşturacak süreçlere yatırım yapması gerekiyor. İş yapma kabiliyeti olan, elinde siparişi olan şirketin finansmana erişememekten dolayı işlerinde akamete uğramaması lazım. Öncelikli tedbirler bu kesimde olmalı. Eximbank kaynaklarını güçlendirmemiz lazım.

'KONUTA DA TEŞVİK VERİLSİN AMA DENGE SAĞLANSIN'

Son dönemde teşviklerin daha çok konut sektörüne yönelik olduğu yönünde eleştiriler var. Sizin değerlendirmeniz ne? 

Eleştirilere katılıyorum. Türkiye'nin şu anda sınırlı bir kaynağı var ve bu kaynağın önemli bir kısmını katma değer sağlayan üretimle ilgili müesseselere tahsis etmek zorunda. Piyasadaki tacir/üretici aylık yüzde 4 faizle finansman kullanırken, konut stoğunu eritmek için yüzde 0.98 faizle 10 yıl vadeli fon tahsis etmek açıkçası benim açımdan çok kabul edilebilir görünmüyor. Mutlaka o tarafı da koruyacak kollayacak politikalar, paketler açıklanabilir ama bu dengenin çok iyi sağlanması lazım.

'FUARLAR İÇİN KURU SABİTLEDİK BUNU SOSYAL SORUMLULUK OLARAK GÖRÜYORUZ'

Oda yönetimi, küresel fuarlara katılan firmalar için önceki ay 'Dolar kurunu 4 lira, Euro da 4,8 lirada sabitlemişti. Bu tarifenin İTO'ya maliyeti ne kadar olacak?

Biz buna maliyet olarak bakmıyoruz, Türkiye'ye ve ihracatçıya hizmet olarak bakıyoruz. Burada hedef ihracatçılarımızın bir nebze olsun kontrol edebilecekleri maliyette yurtdışına çıkmalarını sağlamak mümkünse ek iş almalarını sağlamak. Biz bunu odamızın sorumluluğu olarak görüyoruz. Bu adım belli fuarlarda katılımı çok artırdı.

ABD ile ticaret savaşının etkileri giderek daha fazla hissediliyor. Türk ticaret erbapları bu işten nasıl sıyrılacak?

Ek gümrük vergilerine konu olan paket Türkiye için önemli değil ABD için hiç önemli değil. Her iki ülkede de vergi getirecek kalemlerde ciddi daralma yaşanacaktır. Siyasi gerilim sona erince bu konuda karşılıklı geri adım atılacağını düşünüyorum.

Dünyadaki korumacılık rüzgarıyla birlikte yurtiçi üretimle ilgili duyarlılık artmaya başladı. Bu konuda İTO'nun çalışması var mı?

Yerli ürün gündemimizdeki en önemli konulardan biri. Bugüne kadar bu konuda belli makamlar nezdinde duyarlılık vardı ama uygulamada çok önemli sıkıntılar yaşıyorduk. Diyelim ki Anadolu'da bir belediye tramvay alacak yerli tramvay üreticisi var. Benim yerli üreticiyi bekleyecek vaktim yok diyerek ithal ediyordu. Türkiye'nin böyle bir lüksü yok. Planlamanızı doğru yapacaksınız ve o tramvayı Türkiye'deki üreticiden alacaksınız. Aslında birey olarak her satın aldığımız ürünün Türkiye'de üretilip üretilmediğine dikkat etmeliyiz. Bu her dönem gündemde olması gereken bir konu.

'KAYITLARIN MUHAFIZIYIZ'

418 bin üyesiyle Türkiye'nin en büyük sivil toplum kuruluşlarından olan İstanbul Ticaret Odası gerek bütçesiyle gerekse üye sayısı bakımından Avrupa'nın birinci, dünyanın ikinci büyük sivil toplum örgütü. Oda pek çok eleştiri de alıyor. Bunlardan biri de İTO'nun aidat ödenmesi gereken bir kuruluş olarak görülmesi, hizmetlerin yeterince anlatılamaması. Sizin değerlendirmeniz ne?

İstanbul Ticaret Odası'nın görünen faaliyetlerinin yanı sıra görünmeyen faaliyetleri de var. İTO 420 bine yakın üyenin sicil kayıtlarını tutar. Bu çok önemli, Türkiye'de bu hizmeti veren en önemli kurum İTO. Eğer bir ortaklık değişimi olacaksa şirket satışı olacaksa şirketlerin her sene yapılan genel kurulları, kurulların tescili, sermaye artırımları ve diğer bütün değişiklikleri işliyoruz. Bu ticaret sicil gazetesiyle yayınlanıyor. Bunlar resmi evrak.

'YILDA 20 MİLYON EVRAK ÜRETİYORUZ'

İTO'da yılda 20 milyonun üzerinde evrak üretiliyor. Evet aidat ödüyorsunuz ama sizin şirketinizin bütün kayıtları emin şekilde muhafaza ediliyor. Aidatlar eleştiriliyor ama sicil kayıtlarıyla ilgili hemen hiç eleştiri gelmedi. Bunun dışında yurtdışında yılda 30'un üzerinde fuara katılıyoruz, yılda 200'e yakın delegasyon İTO'ya geliyor görüşmeler, ziyaretler yapıyorlar. Yurtdışına belli heyetler gönderiyoruz. Vakfımızın kurduğu üniversitemiz var. Ortağı olduğumuz İstanbul Dünya Ticaret Merkezi İstanbul'daki en önemli fuar alanlarından biri. İstanbul Start-Up merkezi bizim bünyemizde onu kuvvetlendirmek için ciddi bir çalışmamız var. Bütün bunları bir araya getirdiğinizde makul ölçülerde aidatlarla bunu yapmayı çalışıyoruz.

Üyelerinizin 31 Mart 2018'e kadar olan borçlarını yeniden yapılandırıyorsunuz. Şu ana kadar başvurular ne durumda? 

Şu ana kadar 5 binin üzerinde firma yapılandırma için müracaat etti. 
 

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!