'Arkadaşım' dediği radyosu ile dünyası aydınlandı

Kırşehir'de yaşayan 62 yaşındaki görme engelli Battal Evcin, asansörü ve engelli girişi olmayan apartmanın üçüncü katındaki evlerinde can yoldaşı eşi ve "arkadaşım" dediği radyosuyla yaşamını sürdürüyor.

'Arkadaşım' dediği radyosu ile dünyası aydınlandı

Battal Evcin, genç yaşlarda halk arasında tavukkarası olarak bilinen görme bozukluğuna yakalandı. Diyabet hastalığının da etkisiyle sekiz sene önce görme yetisini tamamen kaybeden Evcin, 33 yıllık eşi Sanem Evcin'in desteğiyle hayata tutundu.

Evcin, yaptığı açıklamada, görme yetisini kaybettiğinde çok zorlandığını, kafasını sürekli bir yerlere çarptığı için baston kullanmaya başladığını, üç sene önce damar tıkanıklığı nedeniyle platin takılan sol bacağının diyabet hastalığının etkisiyle tam iyileşmediğini ve yürümekte de zorlandığını söyledi.

"Gözlerim görmese de önceden eşim koluma girerdi, mahalleyi turlardık." diyen Evcin, "Şimdi yürüyemiyorum. Geçen sene akülü tekerlekli sandalye aldık ama evim üçüncü katta ve asansör yok. Evin girişi engelliler için uygun değil. Sandalyeyi zor indirip çıkartıyoruz. Ben de merdivenleri inip çıkmakta zorlanıyorum. Onun için daha çok evde zaman geçiriyorum. Odaları dolaşıyorum. Hava iyi olursa balkona çıkıp oturuyorum." şeklinde konuştu.  

"Radyom benim arkadaşım"

Evcin, vaktinin büyük bir kısmını "arkadaşım" diye nitelendirdiği radyosu ve eşinin hediye ettiği muhabbet kuşuyla geçirdiğini belirterek, şunları anlattı:

"Kuşumu göremediğim için nasıl olduğunu bilemiyorum ama çok seviyorum. Evde bana meşgale oluyor. En çok radyomla vakit geçirmeyi seviyorum. Radyoda maçları, haberleri, türküleri dinlemeyi severim. Radyom benim arkadaşım. Onun sayesinde dünyayı görüyorum. Devamlı yanımda durur. En çok türkü dinlemeyi severim. Türkülere eşlik ederim. En sevdiğim sanatçı Neşet Ertaş. Öldüğünde çok ağladım."

Sanem Evcin (52) de eşiyle yıllarca çocuk hasreti çektiklerini, yapılan tedavilerin sonuçsuz kalmasıyla evlat sahibi olamadıklarını anlattı. 

Birbirlerine destek olarak mücadele etmeye çalıştıklarını aktaran Evcin, şöyle devam etti:

"Sabah kalkınca iğnesini yapıyorum, yemeğini yediriyorum, haplarını veriyorum. Eşim de tansiyon, kalp, şeker ve kolesterol hastalıkları var. Günde 10 tane ilaç kullanıyor. Sonra ben ev işleriyle ilgileniyorum, eşim radyo dinliyor. Hayvanları sevdiği için ona evde oyalansın diye kuş hediye ettim. Kuşumuzla konuşuyor. Hava güzel olursa mahallede akülü tekerlekli sandalyesiyle gezdiriyorum. Sandalyesiz iki direk arası ancak yürüyebiliyor. Üç dört senedir bu halde ayağı. Platin taktılar ama bir faydasını göremedi."

Apartmanda asansör ve engelli girişi olmadığı için dışarı çıkmakta zorlandıklarını dile getiren Sanem Evcin, "Ev kendimizin Allah'a şükür. Emekli maaşımız buraya yetti, burayı alabildik. Evimiz üçüncü katta. Asansörün olmaması bizi çok zorluyor. Eşim demirlerden tutunarak çıkıyor." şeklinde konuştu.

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!