Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

ARINÇ'TAN BURSA SEÇMENİNE ÖVGÜ

Bursa'nın her alanda kendini gösterdiğini belirten Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Bursa'dan 10'un üzerinde milletvekili çıkaracaklarına inandığını belirterek, "Biz çalışacağız. Daha önce 10 vekil çıkardık. O zaman vekil sayısı 16 idi. Daha fazla çıkarmayı ümit ediyoruz. Ona göre çalışıyoruz. 10'dan daha fazlasını istiyoruz. Bu sefer daha başarılı olacağız. Bursa seçmeni bilinçlidir. İsabetli kararlar verir" dedi.

ARINÇ'TAN BURSA SEÇMENİNE ÖVGÜ

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, TGRT Haber TV'de yayınlanan 'Ankara'nın Gündemi' programına konuk oldu. Siyaset hayatının büyük bir kısmının Manisa'da geçtiğini söyleyen Arınç, Bursa için güzel şeyler düşündüklerini söyledi. Arınç, "Bursa güçlü bir şehir. Böyle bir yerde benim aday gösterilmem gerçekten bir saygının göstergesidir. Burası bir Türkiye haritası. Kendi sahasında güçlü yapısı ile Bursa genişliyor. Katma değeri yüksek olan bir şehir. Bize olan destek artıyor. Bursa beni çok
sıcak karşıladı. Herkes beni bağrına bastı. Bursalılar konukseverdir. Hep aynı yerde olduğum için başka bir şehri düşünmemiştim. Bakanlarımız arasında değişiklik oldu. Zafer Çağlayan Mersin'e gitti. Binali Yıldırım İzmir'e gitti. Bu bir sistem. Bence yeni bir sinerji oluşturulmaya çalışılıyor. Bütün bunları halkta yeni bir heyecan için iyi bir taktik olarak yorumluyorum" diye konuştu.

"GELİP GEÇİCİ DEĞİLİZ"
AK Parti'nin taban siyaseti yaptığını ifade eden Arınç, "Ben meclis başkanıyken bile günlük siyasete girmezdim. Ayda 2 defa Manisa'nın köylerine ve ilçelerine giderdim. Onların dertlerini dinlerdim. Bakan olunca zaten görevim bu oldu Burada kalmam için birçok sebep var. Gelip geçici değiliz. Bazı siyasetçiler, felaket telalığı yapıyorlar. Biz ümit veriyoruz. Türkiye nereden nereye geldi. Nereye gidiyor? 2023'ü düşünen bir AK Parti var. 2023'e kadar ne olacağını ön görebiliyoruz. Türkiye'de böyle bir
istikrar var" şeklinde konuştu.
Bursa'da turizm sektörünün gelişmesi için çalışmalar yaptıklarını dile getiren Arınç, "Bursa'da 2010 yılında 520 bin turist geldi. Bu hiçbir şey değil. Bursa'da Osmanlı ve cumhuriyet dönemi var. 2 bin yıllık geçmiş var. İstanbul'a yakınlığı var. Burada bütün Türkiye topluluğu bir arada yaşıyor. Yeşil Bursa, yeşilliğiyle meşhur. Demiryolu taşımacılığına önem veriyoruz. Tarım sektörü çok güçlü. Barajlar yapacağız. Bu ürünleri tarımsal sanayiye dönüştürmek için atılımlarımız var. Yeni santraller kuruyoruz.
Elektrik üretimini artırıyoruz. En doğru proje turizmdir. Bu Bursa için olmazsa olmazlardan birisidir" dedi.

"BURSA HAVAALANI İLE GÜÇLENECEK"
Bursa'nın sahip olduğu Yenişehir Havaalanı'nı çok iyi kullanması gerektiğini ifade eden Arınç, "Ulaşım ve konaklama çok önemli. Havaalanımız var. Bursa Yenişehir'deki uluslar arası standartlardaki havaalanımızın Anadolu'ya yaygın bir tarifeli uçak seferleri yok. Küçük uçaklar ve jetler geliyor. Yolcu kapasitesi konusunda istenen kapasitede değil. Balkan ülkelerine nokta seferler yapacak ağa ihtiyaç var. Türkiye'nin dört bir yanına seferlere ihtiyaç var. THY bunu tespit etti. Bursa'ya küçük gövdeli
uçaklar satın alınacak. 60-70 kişilik olacak bu uçaklar havaalanını hareketlendirecek. Yeni gelecek uçaklarla yeni seferler olacak. Bursa'dan Muş'a uçak seferi olsa dolu gider dolu gelir" diye konuştu.

"BALKANLARA HAVAYOLU İLE BAĞLANACAĞIZ"
Uçak seferlerinin sadece Anadolu için değil, yurt dışına da yapılacağının altını çizen Arınç, "İlk önce Bulgaristan'ı düşünüyoruz. Ardından Kosova. Sonra diğer ülkeler. Kosovalılar topraklarına çok bağlı. O insanların sevgisini ve samimiyetini gördüm. Bursa'da binlerce göçmen yaşıyor. Oraya gidip görmek istiyorlar. Hava yoluyla Balkanlar ile Bursa arasındaki bağı görebilirsiniz. AK Parti'nin reklamları var. 'Memleketime uçakla gidiyorum' diyor. Biz pozitif siyaset yapıyoruz. Onların sevincine ortak
oluyorum. Avukatlık döneminde biletler çok yüksekti. Uçağı kullananlar Bond çanta ve takım elbise giyen adam tipiydi. Şimdi bakıyorum da bir tarafımda hacı amcalar, teyzeler var. Türkiye'de çok güzel şeyler oluyor" ifadelerini kullandı.
Yüksek Hızlı trenin Bursa'ya önemli bir kazanım olduğunu vurgulayan Arınç, "Bu hat aynı zamanda Gemlik ve MKP'den de geçecek. Havaalanı ve yüksek hızlı tren ile Bursa güçlenecek. Limanları demiryoluna bağlayacağız. Sağlık ve termal açısından da Bursa'da ciddi projeler var. Büyük bir sağlık kompleksi kuruyoruz. Bütün hastaneler tam kapasiteyle çalışıyor" dedi.

"BURSA SEÇMENİ BİLİNÇLİ"
AK Parti olarak seçimlere çok iyi hazırlandıklarını belirten Arınç, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
"Biz çalışacağız. Daha önce 10 vekil çıkardık. O zaman vekil sayısı 16 idi. Daha fazla çıkarmayı ümit ediyoruz. Ona göre çalışıyoruz. 10'dan daha fazlasını istiyoruz. Bu sefer daha başarılı olacağız. Bursa seçmeni bilinçlidir. İsabetli kararlar verir. Bursa istikrardan ve gelişmeden yana. Bursa, insan hakları özgürlükleri ve demokratikleşme konusunda at başı gidiyor. Türkiye'nin 'evet' dediğine Bursa da 'evet' diyor. Çok düşünceli bir insan profili var. Verilen karara saygı göstereceğiz"

Arınç, CHP lideri kemal Kılıçdaroğlu'nun BDP ağzıyla konuştuğunu savunarak, "Kılıçdaroğlu bilmeden konuşuyor. Ortaya bir şey atıyor. Ateşle de oynadığının farkında olması lazım. 'BDP kitlesi beni alkışlayacak ve Başbakana yapılan bana yapılmasın' diye bunu yapıyor. CHP seçmeni bunu değerlendirecektir. Her gittiği yerde söylediğini bir başka ilde vazgeçen bir parti genel başkanı, hasbel kader genel başkan olabilir. Ama lider olamaz. Lider, doğru bildiğini her yerde konuşur" dedi.
Arınç, "Kılıçdaroğlu, BDP'li ağzıyla konuşuyor. Onlardan alkış almaya çalışıyor. O bölgede BDP çizgisinde siyaset yapan insanlara 'biz de varız' demeye gayret ediyor. Geçen sene 'genel af söz konusu olabilir' dedi. Bu söz çok iddialı bir söz. Genel af, suç ve cezayı tamamen ortadan kaldıran siyasi karardır. Bunun içerisinde herkes istifade edecek demektir. Genel affı AK Parti konuşacak olsa CHP, 'Abdullah Öcalan'a özgürlük istiyor' derdi. Bizi haksız yere itham ederdi. Bu genel aftan bahsedince Kılıçdaroğlu, 'ben onu demek istememiştim. Terör her anlamında bitsin. Ondan sonra genel af düşünülebilir' dedi. Genel af terörden sona erdikten sonra konuşulacak bir konu değil. Bunu isteyenler terörün bitmesi için bunu sebep olarak görüyorlar. Kılıçdaroğlu, başka bir yere gidiyor özerklikten bahsediyor. Ana dilde öğretim olmalı diyor. Ama onlar ana dille eğitim olsun diyorlar. Bu konunun kenarından bile geçmiyor. 'Ana dilinin önündeki bütün engelleri kaldıracağız' diyor. Kalktı zaten. Yapılmayan bir şey yok. Köylerin isimleri değiştirildi. Sen ne demek istiyorsun" diye konuştu.

"BDP'NİN HEDEFİNDE AK PARTİ VAR"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Hakkari mitingini değerlendiren Arınç, "Başbakan Erdoğan Hakkari'ye gitti. Sırf onu protesto etmek için baskı ve şantajla halkın meydana gelmesini engelledi. Belediyeler bütün işyerlerini kapattı. Çöp ve molozlar döküldü. Bu kimi karşılamadır. AK Parti'nin genel başkanını karşılamadır. Yakışmıyor. Hedefte AK Parti var. Genel başkanımız demokratik açılım demiş. Yani halkın istediği her makul şeyi en az yüzde 80 yapmışız. BDP'nin söyledikleri ile halkın istedikleri birbirinden farklı. Halk insanca yaşamak istiyor. Kendi kimliğini yaşatmak istiyor. BDP ve o çizgide siyaset yapanlar, ideoloji kavgası yapıyorlar. Türkiye'de ateş sönmesin. Daha çok odun atalım diyorlar. Bizim de sermayemiz devam etsin diyorlar. Uçsuz bucaksız isteklerde bulunuyorlar. Bazen demokratik bilmem ne kongresi topluyorlar. Sivil itaatsizlik yaptılar. Hepsinin elinde taş var. Bunun adı sivil itaatsizlik oluyor. Biz bunun içerisinde kaldık. Meydanda bir avuç insan. Büyük bir cesaret gösterdi.
Sokaklarda çöpler toplanmamış ve belediyeler kapalı. Kapenkleri açanlara tehditler yağıyor. Başbakanın oraya gelmesi bile büyük bir cesaret ve kararlıktır. 'Siz burayı teslim alamazsınız' demiştir. Buranın gerçek temsilcisi halkıdır. Ve onun terör örgütü ile hiçbir bağlantısı yoktur. Yüksekova'ya havaalanı yapıyoruz. Buraya üniversite getirdik. Buranın çocukları kendi üniversitesinde okuyor. Yapmaya devam edeceğiz. Örgüt ne derse desin, biz Hakkari'nin halkını kucaklayacağız. Başka birileri başbakana 'gitme' dedi. Her yere gittiği gibi oraya da gitti. 'Ben oradayım' dedi. 81 ilden 80 milletvekili çıkarttım. CHP öyle değil. 25 ilde vekil yok. MHP'nin 30 ilde vekili yok. Ben her yerde varım" dedi.

"CHP'YE KIRMIZI HALI SERDİLER"
Kılıçdaroğlu'nun mitinginde BDP'li belediyenin bütün kepenkleri açtırdığını ve belediye binasının bütün camların tertemiz yaptığını kaydeden Arınç, "Kırmızı halıyı serdiler. Güller getirdiler. Belediyenin hoparlöründe CHP mitingi çağrısı yapıldı. Kılıçdaroğlu, bunu karşılıksız bırakmadı. 'KCK soruşturması nedir?' dedi. 'Belediye başkanlarını niye cezaevine atıyorsunuz' dedi. Bunu kahraman gibi meydanda söyledi. Bir ülkenin başsavcısına caka satmanın ve birilerine işaret vermek için bu yolu kullanma bir siyasetçiye yakışmıyor. Kürsüye çıktı Özerklikten bahsetti. Bu şartı, Hakkari'de hatırladın. Bursa'da hiç söylemedin. Ben her yerde söylemedin. Niye İzmir'de söylemedin. Kalabalıklar yok mu? Orada söyleyemez. Hakkari'de söyleyecek ki onu meydanı dolduranlardan alkış alsın. Al gülüm ver gülüm. Yerel yönetimler Avrupa Özerklik Şartnamesi 1988 yılında imzalandı. Ama 8 tane çekince ile beraber imzalandı. Biz uluslar arası sözleşmeleri ya aynen imza ederiz, ya da Türkiye adına çekince koyarız. Bizim çekinceli çok sözleşmemiz vardır. Bu da onlardan bir tanesidir. Bunların dışında bütün özellikleri uygulandı. O zaman CHP'nin ağzından bir şey çıkmadı. Mesela meclisteki bütçe konuşmasında ya da kamu yönetimi ile ilgili Kılıçdaroğlu, ağzını açıp da bu özerklik sözleşmesi her alanda işletelim demedi bana. Aksini yaptı. Biz ilk önce kamu yönetimi temel kanunu çıkardık. Belediyeler ve il özel idareler kanunu çıkardık. Bunun çatısı kamu yönetimi temel kanunuydu. Kamu yönetimini yeniden tanzim eden yerelleşmeye değer
veren ve güçlendiren formül düşündük. Ankara'nın hantal yapısından kurtulalım dedik O zaman da Avrupa'nın bu özerklik şartı bu kanun içerisine konuldu. CHP anayasa mahkemesine gitti. Ne münasebet bu çekinceleri niye dikkate almıyorsunuz. Bu çekinceler varken, bu özerklik şartı nereden çıktı. Söz ülkeyi bölmek mi istiyorsunuz' dediler. Vallahi böyle. Ne yüzdür bu Allah aşkına. Cumhurbaşkanı Sezer de veto etti. O kalsın. Şimdi kamu yönetimi temel kanununda açıktan muhalefet eden CHP, şimdi memleket bölünmez.
Ben fazla bir şey söylemedim diyor" dedi.

"CHP ATEŞLE OYNUYOR"
CHP'nin ateşle oynadığını söyleyen Arınç, "Belediyeler kendi yapıları gereği zaten özerk kuruluşlar. Kılıçdaroğlu, bilmeden konuşuyor. Ortaya bir şey atıyor. Ateşle de oynadığının farkında olması lazım. 'BDP kitlesi beni alkışlayacak ve Başbakana yapılan bana yapılmasın 'diye bunu yapıyorsa, CHP seçmeni bunu değerlendirecektir. Her gittiği yerden söylediğinde bir başka ilden geldiğinde vazgeçen bir parti genel başkanı hasbel kader genel başkan olabilir. Ama lider olamaz. Lider, doğru bildiğini her yerde
konuşur. Biz yerel yönetimlerin güçlendirilmesini istedik. Kanunlar çıkardık. O da bize karşı çıktı. Sen bunu Hakkari'de konuşuyorsun. Ama Ankara'da niye konuşmuyorsun" açıklamasında bulundu.

"HALK İLE TERÖR ÖRGÜTÜ ARASINDA DOĞRU ORANTI YOK"
Halkla terör örgütü mensupları arasındaki ilişkinin doğru orantılı olmadığını dile getiren Arınç, "Halka ile terör örgütü barışık değildir. Kürt kardeşlerimiz milletine bağlıdır. Ortak değerlerine sahip bir kitledir. Orada BDP'nin tek rakibi biziz. Orada başka bir parti yok. Bizi yok etmek için de ellerinden gelen bütün imkanları kullanıyorlar. Kendilerini sevdirerek değil, korkutarak oy almaya çalışıyor" dedi.

"CHP RAPOR YAZMA ŞAMPİYONUDUR"
"CHP masa başında rapor yazmakla şampiyon bir parti" diyen Arınç, "Konuşurlar ve gülüşürler. Ünlü bilim adamları vardır. 20 tane Kürt raporu yazarlar. Hepsi rafları süsler. Biz 'Baykal döneminde şu meseleye siz de değinmiştiniz' dedik. İnkar ettiler. Gazeteler yayınladı. O zamandı dediler Bu raporlar uygulanmamak üzere yapılan şeylerdir. O bölgeden milletvekili adayı bile göstermeyen bir parti, o bölgede AK Parti'ye olan husumeti kökleştirmek için alıveriş içerisindedir. Bizim hiç aklımıza gelmeyen
şeyler Kılıçdaroğlu zamanında geliyor. Baykal'dan kimse böyle bir şey beklemez" ifadelerini kullandı.

"HİÇ KİMSE BAŞSAVCIDAN HESAP SORAMAZ"
Bir gazetecinin "KCK soruşturması çerçevesinde ana muhalefet parti liderinin cumhuriyet başsavcısına baskı yapmasını ve eleştirmesini nasıl değerlendiriyorsunuz" sorusuna Arınç, "Bir siyasetçi intihar denecek kadar büyük bir yanlıştır. Aynı zamanda ağır bir suçtur. Adli yargıyı engellemeye teşebbüstür. Hiç kimse başsavcıdan hesap soramaz. Soruşturma safhası değil, iddianamesi yapılmış ve soruşturması başlatılan konu hakkında iddianamesi 'bunlar masumdur' demek Silivri ile bağlantı kurmuş bir parti için
çok şaşılacak bir şey değil. Gelenekleri olan bir siyasi partinin Türkiye'nin bütünlüğü olan bir partinin yaptığı tamamen suçtur. Ben iddia etmiyorum. PKK'nın şehir yapılanması var. Belediye başkanları ve valileri vardır. Bu bir terör örgütü yapılandırmalısıdır. Bir büyükşehir belediye başkanının yanında, hiçbir sıfatı olmadığı halde birisi görevlendirilmiştir derken herkes ne istediğini anlayabiliyor. Sadece bu insanlar ifade vermeye götürülürken ellerine kelepçe takılmış ve sıraya girmişlerdir. Kim
olursa olsun esir kampa götürülüyormuşçasına çekilmesi ya kasıtlıdır ve ya da büyük bir yanlıştır. Bir dava devam ederken sana bunları savunmak düşer. Türkiye'de öncelikle kendi partisin bütün kurumlarının sormasında fayda var" diye konuştu.
eL
"ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ İÇİN REFERANDUMA GİDECEĞİZ"
Türkiye'de darbe anayasalarının virgülüne bile dokunmak istemeyenlerin AK Parti'yi kapatmak istediğini savunan Arınç, "Kendi oylarımızla 336'yı bulduk. Referandumda ağır sözler yedik. Başbakanımız '70 maddesi değişmiş bir anaya ile yürüyemeyiz' dedi. İnsan odaklı bir anayasa yapmalıyız. 1960yıldan beri 2 darbe anayasası ile yönetiliyoruz. Bunun alt yapısın hazırladık. Diğer partilere de bunu söyledik. Ortak nokta aramak istedik. Tekrar iktidara geleceğimiz tartışılmıyor. Birilerini korkulu rüyası geldik.
Öyle bir anayasa yapalım ki, bu anayasayı meclisten 367 değil, 467 ile de çıkarsak yine de referanduma Buna da kimse itiraz etmemeli. CHP eminim ki buna yanaşmıyor. MHP ucundan kenarından geçmiyor. 2 seneden fazla uzamaması lazım. Parantez açarsak, bize en az 330 oy lazım. Bunu bulduk mu milletin önüne götürürüz. Bulamazsak kimse bize kabahat bulursun" şeklinde konuştu.

"12 HAZİRAN SİYASETE ŞEKİL VERECEK"
MHP'deki kaset operasyonlarını çirkin şeyler olduğunu söyleyen Arınç, "Bunlar çirkin şeyler. Bu kasetler yayınlandıkça iki türlü endişe oluyor. Neden bu özel hayata müdahale ediliyor. Kim bu gizli çekimleri yapanlar? Ayıplar ve kabahatler araştırılmamalı. Yayınlanmamalı. İnsanlar kendi yaptıkları ile günah da olsa sevapta olma karşılığını kendi bulmalıdır. Kaset meselesinde AK partinin suçlaması deli saçmasıdır. Seçim sonuçları Türkiye'de bazı sorgulamalara yol açacak. Lider değişikliği demeyelim.
Uykuları kaçmasın. parti tabanları ve yönetimleri bizim milletle bağımız ne zaman koptu diyecek 12 Haziran seçim sonuçlarının siyasete çok fazla şekil verecek" dedi.
Komplo üretme yeteneğinin olmadığının altını çizen Arınç, "Kaset olaylarından AK Parti sorumlu tutulamaz. Böyle bir kepazeliğin içerisine girmeyiz. Biz başkasının özeline saygı duyan insanlarız. İktidarımız boyunca siyaseti itibarlaştırdı. Kasetlerle ilişkimiz olamaz" ifadelerini kullandı.

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!