Adnan Oktar tutuklandı

Adnan Oktar, Didem Ürer, Alev Babuna, Ayşegül Hüma Babuna ve Ahmet Oktar Babuna'nın da bulunduğu 176 şüpheli, "Örgüt kurma", "Çocukların cinsel istismarı", "Cinsel saldırı", "Reşit olmayanla cinsel ilişki", "Çocuğun kaçırılması veya alıkonulması", "Tehdit", "Şantaj", "Hürriyeti tahdit" suçlarından tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevk edilirken, 7 şüpheli ise savcılık sorgularının ardından serbest bırakıldı. Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği, sorgusunu bitirdiği 40 şüpheliden 38'inin tutuklanmasına karar verirken, 2 şüpheliyi de adli kontrol tedbiri ile serbest bıraktı. Adnan Oktar sorgusunun ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Adnan Oktar tutuklandı

İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, 11 Temmuz'da Adnan Oktar ve grubuna yönelik yapılan operasyon kapsamında gözaltına alınan 187 kişiden aralarında Adnan Oktar'ın da bulunduğu 39 kişi tutuklandı.

"KAMUOYUNUN DİKKATİNİ ÇEKMEK İÇİN FAZIL SAY'A DAVA AÇTI"

Hakimliğe gönderilen sevk yazısında Adnan Oktar'ın 80'li yıllardan itibaren dini cemaat kisvesi altında, dine ve ahlaka tamamen aykırı kural ve yöntemlerle suç amaçlı örgüt yapılanması oluşturduğu belirtildi. Oktar'ın kamuoyunun dikkatini çekmek için ise Piyanist Fazıl Say'a dava açtığı da sevk yazısında anlatıldı. Adnan Oktar'ın yanındaki kadınlara şiddet uyguladığı ayrıca kadınların cinsel organlarına peçete soktuğu, eziyet ettiği kadınların sapkın arzularını kabul eden birer köle haline getirdiği de sevk yazısında yer aldı. Örgütteki kadınların ve çocuk yaştaki kızların örgüte eleman kazandırmakla görevli erkeklerle grup ya da ayrı ayrı cinsel ilişkiye zorlandığı hatta cinsel gücü arttırıcı ilaçların katıldığı içeceklerin kullanıldığı partiler düzenlendiği belirtildi.

TÜRKİYE ALEYHİNE BELGE TEMİN ETTİLER

Adnan Oktar örgütünün FETÖ/PDY ile benzerlik gösterdiği ve ayrı sorumluluktaki imamların olduğu ve çeşitli istihbaratlar topladıkları anlatıldı. Sevk yazısında ayrıca örgütün Türkiye aleyhine faaliyet gösteren yurtdışındaki kurum ya da kişilere bilgi ve belge temin ettiği de anlatıldı.

KUYUMCU RUHSATIYLA  ÖRGÜTÜ SİLAHLANDIRDILAR
Sevk yazısında Adnan Oktar ile ilgili bölümde ise, birçok örgüt mensubunun gerçeğe aykırı şekilde kuyumculuk faaliyetleri üzerinden alınan ruhsatlarla silahlandırıldıkları da sevk yazısında anlatıldı. Örgüte yurtdışından da para geldiği anlatılan sevk yazısında örgüte mensup kişilerin kurdukları şirketler üzerinden kara para akladıkları belirtilirken, örgüte gelen kayıtlı ya da kayıt dışı paraların nasıl değerlendirileceğine ise Adnan Oktar'ın karar verdiği anlatıldı.

KADINLAR OKTAR'IN EŞİ KONUMUNDA

Örgüt içerisine bulunan, "İmam Bacılar", "Bacılar" ve "Kız Kardeşler" isminde gruplar olduğu ve bu gruplardaki tüm kadınların Adnan Oktar'ın eşi konumunda olduğu anlatıldı. Oktar'ın örgüt içerisinde her şeye karar verdiği anlatılan sevk yazısında, örgütün üst seviyelerinde bulunan üyelerinin bile Adnan Oktar karşısında itaatkar şekilde durdukları belirtildi.

ADNAN OKTAR'IN ÖRGÜT İÇERİSİNDE GERÇEKLEŞTİRİLEN BÜTÜN SUÇLARDAN TUTUKLANMASI İSTENDİ

Sevk yazısında Adnan Oktar'ın örgütün kurucusu ve lideri olduğu bu sebeple örgüt içerisinde gerçekleştirilen tüm cinsel saldırı, çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, şantaj ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarından, ayrıca küçük yaştaki mağdurlar S.M ve G.Ç'ye yönelik cinsel istismar eylemleri, müştekiler H.U ve E.A'ya yönelik cinsel saldırı ile 22 kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, cinsel saldırı ve çocuğun cinsel istismarı eylemlerine de bizzat iştirak ettiği, bu şekilde atılı suçları işlediği belirtildi.

ÜNLÜ KEDİCİK ÖRGÜTTEN AYRILANLARA KARŞI ŞANTAJDAN SORUMLU

Örgütte Adnan Oktar'dan sonra en iki numaralı yönetici olan "Dido" kod adlı Ulviye Didem Ürer de tutuklama talebi ile hakimliğe sevk edildi. Sevk örgütün tüm hesap bilgilerinin Adnan Oktar ile birlikte Ürer'de de olduğu anlatılarak, "Adnan Oktar'ın talimatıyla örgütten ayrılanlara karşı montaj yapılmış resimlerin karalama ve iftira amacıyla hazırlanıp internette yayınlanmasını sağlama noktasındaki faaliyetleri, denetimleri yürüttüğü" ifadeleri kullanıldı. Ürer'in sosyal medya üzerinden özellikle genç ve fiziki görünümleri iyi erkekler ile flört ederek örgüte kazandırmaya çalıştığı da sevk yazısında belirtildi. Ürer'in örgüte yeni eleman temini faaliyetlerinden sorumlu düzeyde örgüt yöneticisi olduğu belirtildi.

ALEV BABUNA: ÜST DÜZEY İMAM

Sevk yazısında Alev Babuna'nın ise yurt içi ve yurt dışından getirilen ekort kızların bulunmasını, getirilmesini, ücretlerinin ödenmesini organize eden, kızların Adnan Oktar'a karşı nasıl davranmaları gerektiğini kontrol eden, tüm hesap hareketlerini günlük olarak Adnan Oktar'a ilettiği anlatıldı. Babuna'nın Örgüt imamları gibi insanları yöneten ancak örgüt imamlarından farklı olarak insiyatif kullanma hakkı olan örgüt yöneticilerinden olduğu belirtildi.

40 SAVCI GÖREVLENDİRİLDİ

Adnan Oktar, Oktar Babuna'nın da aralarında bulunduğu 92 kişilik ilk grup öğle saatlerinde, 91 kişilik ikinci grup da gece saatlerinde adliyeye sevk edildi. Başsavcıvekili Hasan Yılmaz koordinasyonunda 40 savcı tarafından dosyaları incelenen şüphelilerden bazıları dosya üzerinden bazıları da sorguları yapıldıktan sonra mahkemeye sevk edildiler.

176 ŞÜPHELİNİN TUTUKLANMASI İSTENDİ

Adnan Oktar, Didem Ürer, Alev Babuna, Ayşegül Hüma Babuna ve Ahmet Oktar Babuna'nın da bulunduğu 176 şüpheli, "Örgüt kurma", "Çocukların cinsel istismarı", "Cinsel saldırı", "Reşit olmayanla cinsel ilişki", "Çocuğun kaçırılması veya alıkonulması", "Tehdit", "Şantaj", "Hürriyeti tahdit" suçlarından tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevk edilirken, 7 şüpheli ise savcılık sorgularının ardından serbest bırakıldı.

ADNAN OKTAR VE 38 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği, sorgusunu bitirdiği 40 şüpheliden 38'inin tutuklanmasına karar verirken, 2 şüpheliyi de adli kontrol tedbiri ile serbest bıraktı. Sabah saatlerinde sorgusu biten Adnan Oktar tutuklanarak cezaevine gönderildi. İstanbul Sulh Ceza Hakimliği'nde savunma yapan Adnan Oktar suçlamaları reddederek, "Atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Geniş bir arkadaş grubum vardır. Lakap kullanırım ancak kod adım yoktur. Türk polisine karşı iddia edildiği gibi düşüncem olmadığını beyan etmek isterim. Ayda 3 bin 500 TL gelirim olmakla başkaca bir gelirim yoktur. Müştekiler bana kumpas kurmuşlardır. Yurt dışı görüşmelerim Türkiye aleyhine değil, Türkiye lehine yapılan görüşmelerdir. Küçük kızları evine alarak cinsel tacizde bulunduğuma dair iddiaları da kabul etmiyorum. 

Ben kanuna, hukuka uygun yaşayan bir kişiyim, halkın içinde yaşayan bir kişiyim, milletin içinde yaşayan TV'de yaşayan bir kişi olmakla herkes halk da beni görür tanır. Gittiğim yerler bellidir. Gizli anlaşılmaz örgüt lideri bir kişi değilim. Dürüst insanlarla yaşamayı seven, dost olmayı seven, arkadaş çevresi olan bir kişiyim. İddiaları çirkin buluyorum. Kabul etmiyorum. Bize karşı atak yapan bu grup 25-30 kişilik bir gruptur. Bunları da biliyoruz. İnternette de bunları yapılacak operasyonları ifşa eden kişiler vardır. Bu kız çocuklarına tecavüz olaylarını ise kesinlikle kabul etmiyorum. Bu da iftiradır. Buna aşırı bir abartı yapılmaktadır. Kız çocuklarının ailelerine 50 bin TL para vererek onları aldığımıza dair iddialar vardır. Halbuki ben hayatımın her evresinde dikkatli olduğu gibi kız çocukları konusunda da son derece dikkatli olarak ilişki kuran bir kişiyimdir. O bahse konu küçük kızla annesi ile birlikte geldi. Ancak eve almadım, bahçede görüştük gönderdim. Bu iftiraları kabul etmiyorum. Atatürkçü milliyetçi bir kişiyim. Suçsuzum serbest bırakılmayı talep ediyorum
" dedi. 

 

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!