Adnan Oktar tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi

Aralarında Adnan Oktar'ın da bulunduğu 60 şüpheli suç işlemek amacıyla örgüt kurma, çocuğun cinsel istismarı, nitelikli cinsel saldırı, şantaj, malvarlığı değerlerini yurtdışına çıkarma, cebir, şiddet ve tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından tutuklanmaları istemiyle Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi'ne sevk edildi. Gözaltındaki diğer şüphelilerin savcılık işlemleri devam ediyor.

Adnan Oktar tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi

"Adnan Oktar" grubuna yönelik operasyonda gözaltına alınan Adnan Oktar'ın da arasında bulunduğu 60 şüpheli, tutuklanmaları talebiyle hakimliğe sevk edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu'nca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan aralarında Adnan Oktar'ın da bulunduğu 60 şüphelinin savcılık işlemleri tamamlandı. 

Savcılık, örgüt lideri olduğu öne sürülen Adnan Oktar ile Didem Ürer, Alev Babuna, Ayşegül Hüma Babuna ve Ahmet Oktar Babuna'nın da aralarında bulunduğu 60 şüpheliyi, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "çocuğun cinsel istismarı", "nitelikli cinsel saldırı", "şantaj", "malvarlığı değerlerini yurt dışına çıkarma", "cebir, şiddet ve tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" suçlarından tutuklanmaları istemiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk etti. 

Gözaltındaki diğer şüphelilerin savcılık işlemleri devam ediyor. 

FETÖ MENSUPLARI İLE BENZERLİĞİ DİKKAT ÇEKTİ 

Aralarında Adnan Oktar ve Oktar Babuna'nın da olduğu 59 şüphelerle ilgili savcılığın sevk yazısında, Oktar'ın liderliğin yaptığı örgüt ile FETÖ arasındaki benzerliklere dikkat çekildi. 

Savcılığın sevk yazısında Adnan Oktar'ın 80'li yıllardan itibaren sözde dini bir cemaat kisvesi altında, aslında İslam dinine ve ahlaka tamamen aykırı kurallar ve yöntemlerle suç amaçlı örgüt yapılanmasını oluşturduğu belirtildi. Oktar'a 'Mehdilik' olarak kutsallık kazandırmak amacıyla Kur'an-ı Kerim'den çarpıtma yorumlarla örgüte kazandırılmak istenen şahısların zihinlerinin yıkandığı, koşulsuz itaat etmelerinin empoze edildiği, kamuoyunun dikkatini çekmek amacıyla Piyanist Fazıl Say'a dava açtıkları anlatıldı. Yazıda, Oktar'a sunulacak kadınların örgüte çekilebilmesi için erkek örgüt elemanlarının gerekirse bu kadınlarla evlenmelerinin bile caiz olduğunun açıklandığı, özendirmek amacıyla ihtişamlı bir hayatı görüntüsünün verildiği anlatıldı. 

Savcılığın yazısında, örgütün zengin ve fiziki görünümleri iyi olan erkek mensuplarının örgüte kazandırılması istenen kadınlarla önce duygusal anlamda ilişki yaşadıkları, ardından da örgüt içerisinde öğretilen sözde 'psikolojik telkin, dini telkin, ileriye dönük ideal telkin ve son olarak cennet vaadi' yöntemleri ile örgüte kazandırıldığı belirtildi. Yazıda ayrıca, Oktar'ın birçok kadını dövdüğü anlatıldı. 

CİNSEL İLİŞKİYE ZORLANIP KÖLE HALİNE GETİRDİLER 
Oktar'ın mehdiliğine inandırılan kadınların, öncelikle örgütte yeni eleman kazandırılmasında görevli erkek şahıslarla grup veya ayrı yarı cinsel ilişkiye zorlandıkları çocuk yaştaki kızların dahi zorlandığı hatta cinselliği artırıcı ilaçların katıldığı içeceklerin kullanıldığı partilerin düzenlendiği ifade edildi. İlişkiye zorlanan kadınların kategorilere ayrılarak örgütte farklı görevler verildiği birçok kadına da eziyetler uygulanıp sapkın arzusunu kabul eden birer köle haline getirildikleri ilişki görüntülerinin şantaj amaçlı kullanıldığı belirtildi. 

Sevk yazısında Oktar'ın liderliğin yaptığı örgüt ile FETÖ arasındaki benzerliklere dikkat çekildi. Örgütün FETÖ gibi, imam kardeşler, imam bacılar, adliye imamı, para imamları, infak, himmet, ecir gibi isimler altında farklı alanlarda sorumlulukların bulunduğu, Oktar'ın da Gülen gibi kendisini mehdi ilan ettiği, 17-25 Aralık'ın ardından örgüt mensuplarıyla özel toplantılar yaptığı, yine FETÖ gibi önemli yayın kuruluşlarında, holdinglerde çalışan örgüt mensupları aracılığıyla istihbarat topladıkları anlatıldı. 

ADNAN OKTAR'DAN SONRA İKİ NUMARALI YÖNETİCİ "DİDO" KOD ADIYLA ULVİYE DİDEM ÜRER 
Örgütte Adnan Oktar'dan sonra iki numaralı yönetici olan "Dido" kod adlı Ulviye Didem Ürer de tutuklama talebi ile hakimliğe sevk edildi. Sevk yazısında Ürer için Adnan Oktar'ın A9 kanalında yayınlanan programında ön planda olduğu, örgütü meşru göstermeye çalıştığı belirtildi. Örgütün tüm hesap bilgilerinin Adnan Oktar ile birlikte Ürer'de de olduğu anlatılan sevk yazısında, "Adnan Oktar'ın talimatıyla örgütten ayrılanlara karşı montaj yapılmış resimlerin karalama ve iftira amacıyla hazırlanıp internette yayınlanmasını sağlama noktasındaki faaliyetleri, denetimleri yürüttüğü" ifadeleri kullanıldı. Ürer'in sosyal medya üzerinden özellikle genç ve fiziki görünümleri iyi erkekler ile flört ederek örgüte kazandırmaya çalıştığı da sevk yazısında belirtildi. Örgüte yeni eleman temini faaliyetlerinden sorumlu düzeyde örgüt yöneticisi olduğu belirtilen Ulviye Didem Ürer'in örgüt içerisinde gerçekleştirilen tüm cinsel saldırı, çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, şantaj ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarından ve 22 kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından tutuklanması talep edildi. 

TÜM HESAP HAREKETLERİNİ GÜNLÜK OLARAK ADNAN OKTAR'A ALEV BABUNA İLETTİ 
Sevk yazısında Alev Babuna'nın ise yurt içi ve yurt dışından getirilen ekort kızların bulunmasını, getirilmesini, ücretlerinin ödenmesini organize eden, kızların Adnan Oktar'a karşı nasıl davranmaları gerektiğini kontrol eden, tüm hesap hareketlerini günlük olarak Adnan Oktar'a ilettiği anlatıldı. Babuna'nın Örgüt imamları gibi insanları yöneten ancak örgüt imamlarından farklı olarak insiyatif kullanma hakkı olan örgüt yöneticilerinden olduğu belirtildi. 

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!