500 yıllık patlama Bursa'yı yerle bir edebilir

Jeoloji Mühendisleri Odası Bursa Şubesi ve Türk Mühendisler ve Mimarlar Odalar Birliği, 1999 Marmara depreminin 19'uncu yılında açıklamalarda bulundu. Yapılan açıklamalarda ortak olarak vurgulanan konu sıradaki büyük depremin adresinin Bursa olduğuydu. Kentin olası büyük bir depreme hazır olmadığına dikkat çekildi.

 500 yıllık patlama Bursa'yı yerle bir edebilir

SEFA BALABAN/BURSADABUGUN.COM

1999 Büyük Marmara depreminin 19'uncu yılında Bursa'da Jeoloji Mühendisleri Odası ve Türk Mühendisler ve Mimarlar Odalar Birliği açıklamalarda bulundu. Jeoloji Mühendisleri Bursa Şube başkanı Engin Er, yaptığı açıklamada Bursa'daki tehlikenin sadece Kuzey Anadolu fay hattı ile sınırlı olmadığından bahsederek, "Bursa, çeşitli fay hatlarının üzerinde oturması nedeniyle, tektonik aktivitelere her zaman uğramaya mahkumdur. Özellikle Bursa'nın kuzeyinden geçen Kuzeydoğu'ya doğru uzanan KAF'ın Gemlik'ten geçip İznik-Geyve istikametinde devam eden güney kolu, yaklaşık 500 yıldır enerji biriktirmektedir. Ayrıca ova ile Uludağ masifini birbirinden ayıran fay sistemi de aktifliğini korumaktadır. 1855 yılı buna bir örnektir. Bu fay sisteminin 180-200 yıllık periyotlarda aktivite gösterdiği bilinmektedir. Son 1855 depreminden sonra geçen süre göz önüne alındığında Marmara Denizi'nde beklenilen yıllar içinde güney kolda yıkıcı bir depremin olması kaçınılmaz bir gerçektir" dedi.

"Ovalar yerleşime açılmamalı"

Milyonlarca yılda oluşan ovaların yerleşime açılamaması gerektiğinden de söz eden Engin Er, "Kalitesiz ve plansız yapılaşma ile jeoteknik faktörler göz ardı edilerek yapılan yer seçimlerinin acı sonuçlarını, bugüne kadar defalarca yaşadık. Siyasi ve maddi rant amaçlı imar aflarının doğrudan ve dolaylı olarak sürekli gündemde tutulması, siyasi erk tarafından tüm yasal olanaklardan yararlandırılması kaçak ve denetimsiz yapılaşmayı özendirmektedir. Milyonlarca yılda oluşan doğal servetimiz olan ovaların yerleşime açılması sağlıklı kentleşme ve güvenli yapılaşma sürecinde temel yanlışı oluşturmaktadır" ifadelerini kullandı.

Türk Mühendisler ve Mimarlar Odalar Birliği'nden de açıklama

Yaşanan büyük depremden ülke olarak halen ders çıkarılmadığını ileri süren Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği Bursa Şubesi İKK Başkanı Feridun Tetik, "Alp-Himalaya kuşağında yer alan ülkemiz, Kuzey Anadolu Fayı, Doğu Anadolu Fayı ve Batı Anadolu Horst-Graben sistemi ve çok sayıda diri fayın etkisi altındadır. Ülkemizin yüzde 92'si, Nüfusumuzun yüzde95'i, büyük sanayi merkezlerinin yüzde 98'i, barajlarımızın yyüzde93'ü tehlikeli deprem bölgeleri içerisinde yer almaktadır. Bu veriler, ülkemizin her an yıkıcı bir deprem tehlikesiyle karşı karşıya olduğu gerçeğini ortaya koymaktadır" dedi.

İmar affı  ve deprem hazırlığı çelişkisi

Mühendislik hizmeti almayan binaların yani kaçak binaların imar affı ile ruhsatlandırılmasının deprem sırasında ve sonrasında büyük kayıplara neden olabileceğini öne süren Tetik, "12 ila 13 milyon konutun kaçak olduğu yapı kapsamında olduğu açıklandı. Bununla birlikte bu kanun ile ülke genelinde mülkiyet ve imar sorunu olan ruhsatsız yapıların yanında ruhsatlı fakat imar mevzuatına aykırı olarak eklentileri olan tüm yapılar da af kapsamına alındı. Mühendislik hizmeti almayan binaların yıkılıp yeniden yapılması gerekirken, kaçak olan yapıların deprem güvenliği, yapı sahibinin kendi beyanına bırakılarak, sağlıklı kentleşme anlayışı yok sayılıyor" şeklinde konuştu.

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!