Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

32 yıl sonra açılan soruşturmaya takipsizlik

Bursa Emniyet Müdürlüğü'nün 5. katından atılarak öldürüldüğü iddia edilen avukat Ahmet Hilmi Feyzioğlu sır dolu ölümüyle ilgili 32 yıl aradan sonra açılan soruşturmaya zaman aşımı sebebiyle takipsizlik kararı verildi.

32 yıl sonra açılan soruşturmaya takipsizlik

İntihar ettiği söylenen Hilmi Feyzioğlu'nun kız kardeşi Ayşe Feyzioğlu ise, "Benim kardeşim intihar edecek bir insan değildi. Vücudunda işkence izleri vardı. Karara itiraz edeceğiz. Sorumlular kimse bulunup cezalandırılsın" diye konuştu.
Çağdaş Hukukçular Derneği Bursa Şubesi üyeleri, 12 Eylül döneminde Bursa Emniyet Müdürlüğünün 5. katından atıldığı ileri sürülen avukat Ahmet Hilmi Feyzioğlu'nın ölümüyle alakalı suç duyurusunda bulundu. Ancak intihar ettiği söylenen avukatın ölümünden 32 yıl sonra başlatılan soruşturmaya, zaman aşımı nedeniyle takipsizlik kararı verildi.

"ARTIK ADALETE GÜVENMİYORUM"
Adliyeye gelen Ayşe Feyzioğlu, kardeşinin ölümüyle alakalı 32 yıldır mücadele ettiğini ifade ederek, "O zaman da çok mücadele verdim. İki defa otopsi yaptırdım. Ama otopsinin başında bir jandarma bir polis bekledi. Adli tıp doktoru, 'Bu gençlere yazık oluyor. Bunların hiç olmazsa bir parça gerçeğini yazalım' dedi. Ben de o kimseye müdahale etmeden, 'Gerçek yazılsın' diye bağırdım. İçeride bir gümbürtü koptu. Adli tıp doktoruna müdahale edildi. Yalvararak beni susturdu. Bundan sonra da gerçeğe uygun
olmayan bu otopsi raporu çıktı. Çünkü morgda ağabeyimi gördüm. Ellerinin üzerinde sigara söndürülmüştü. Elinde ve ayak parmaklarının ikinci boğumunda morluklar vardı. Sırtında da morluğu vardı. Otopsiye de inanmıyorum. O gün otopsiye girerken adalete inanıyordum. Artık adalete de inanmıyorum" iddialarında bulundu.

"BELKİ BU SEFER TÜRK ADALETİ GERÇEĞİ SÖYLER"
Yıllar sonra açılan soruşturmanın kendilerine yeni bir umut olduğunu anlatan Ayşe Feyzioğlu, "Kararı komik buluyorum. Başka söyleyecek hiçbir şeyim yok. Bundan sonraki aşamalarda inşallah bir şey çıkar. Türk adaleti belki hakkıyla işler. Ama şu bilinsin ki, Allah'ın adaletinden asla kaçılmıyor. İşkenceyi suç yerine sokmuyorlar. Bunu zaman aşımına uğratıyorlar. Herhalde bizim ülkede işkence insanlık suçu olmaktan çıktı. Gerekli itirazımızı yapacağız. Belki bu sefer Türk adaleti gerçeği söyler. Ama şimdiye
kadar duymadım" diye konuştu.

"KARARA İTİRAZ EDECEĞİZ"
Çağdaş Hukukçular Derneği Bursa Şubesi Başkanı Aslı Evke Yetkin ise, "12 Eylül darbesinin ardından, gözaltına alınarak Bursa Emniyet Müdürlüğünde öldürülen meslektaşımız avukat Ahmet Hilmi Feyzioğlu'nun dosyasının yeniden açılması amacıyla Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına müracaatta bulunmuştuk. Bu müracaatımız sebebiyle başlatılan soruşturmaya takipsizlik, yani kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildi. Bu karara itiraz edeceğiz. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın gerekçesinde Ahmet Hilmi
Feyzioğlu'nun Bursa Emniyet Müdürlüğü binasının 5. katından atılarak öldürüldüğüne dair somut delil olmadığı kaydedildi. Ayrıca iddialarımız doğrultusunda meslektaşımız kasten öldürüldüğü iddiası kabul edilse dahi bu fiilin insanlığa karşı işlenen suçlar kapsamında kabul edilemeyeceği yönünde karar verildi" dedi.

"BU İNSANLIĞA KARŞI İŞLENEN BİR SUÇTUR"
Bunun insanlığa karşı suç sayılması gerektiğini vurgulayan Yetkin, "Biz bu kararı hukuka uygun bulmuyoruz. Takipsizliğin kaldırılması amacıyla Yalova Ağır Ceza Mahkemesi'ne itiraz edeceğiz. 12 Eylül tarihinde, geçen yıl yapılan referandumda, darbelerle hesaplaşılacağı ve darbeler dönemindeki tüm sorumluların yargılanacağı iddiasıyla ortaya çıkılmıştı. Bugünkü karar bize göstermekte ki, hala zaman aşımı yönünde karar verilebiliyor. 12 Eylül döneminde toplumun büyük bir kesimine karşı yürütülen soruşturma
ve kovuşturmalar neticesinde meslektaşımız gözaltına alınmıştır. Feyzioğlu'nun ölümü insanlığa karşı işlenen bir suçtur. Çok açıktır. Buna zaman aşımı kararı verilmesini kamuoyunun takdirine bırakıyoruz" diye konuştu.

"ONU YÜZDE YÜZ DİRİYKEN ATTILAR"
Bu arada Feyzioğlu'nun ölümüyle alakalı soruşturma aşamasında tanık olarak dinlenen Mehmet İçin ise, Feyzioğlu ile olay günü Emniyet Müdürlüğünde karşılaştıklarını belirterek, "Ben grev yaptığımız için gözaltına alınmıştım. Feyzioğlu, kanlar içindeki halimi görünce çok üzüldü. Gözlerimiz boyalı flama bezleriyle kapalıydı. Farklı hücrelerde işkence görüyorduk ama onun sesini duyuyordum. Feyzioğlu'nun gece boyu süren feryat sesleri sabaha doğru cam kırılma sesiyle birden kesildi. O yaşamı, barışı,
insanları seven, anayasal hakları savunan biriydi. Onun kendisini attığını söyleyen insanların aklından şüphe etmek gerekir. Ben kendimi atarım ama o pırıl pırıl bir aydın, bir hukuk müşaviriydi. Bu insanı yüzde yüz diriyken attılar" ifadelerini kullandı.

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!