20 yıl sonra tespit edilen mermi için tazminat talebine ret

Şırnak'ın Silopi ilçesinde vatani görevini yaparken 1993 yılında PKK'lı teröristlerle çıkan çatışmada yaralanan ve başındaki mermi 20 yıl sonra tespit edilen Abdurahman Dağdelen, idarenin ağır hizmet kusurunun bulunduğunu belirterek, hak ihlali iddiası ve uğradığı maddi-manevi zararın karşılanması amacıyla Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) başvurdu. Başvuruyu kabul edip, ihlal kararı veren AYM, tazminat talebini ise reddetti.

20 yıl sonra tespit edilen mermi için tazminat talebine ret

Evli ve 2 çocuk babası olan Abdurrahman Dağdelen, 1993 yılında vatani görevini Şırnak'ın Silopi ilçesinde yaparken, PKK'lı teröristlerle girilen çatışmada kafasından yaralandı. Dağdelen, önce Diyarbakır'a, ardından da GATA'ya sevk edildi. Yaklaşık 6 ay GATA'da tedavi gören Abdurrahman Dağdelen, geçici hafıza kaybı yaşayıp yürümekte güçlük çekince 1994 yılında 'askerliğe elverişli değildir' raporu ile terhis edildi. Daha sonra TSK sağlık raporu ile kulağında sensörinöral işitme kaybı bulunduğu teşhisi konulan Dağdelen, 6'ncı dereceden 'vazife malulü' olarak emekliye ayrıldı.

KURŞUN, 20 YIL SONRA TESPİT EDİLDİ

Abdurahman Dağdelen rahatsızlığının devam etmesi üzerine birçok hastaneye başvurdu. Dağdelen, 2013 Nisan ayında fizik tedavi için gittiği Ankara'da durumunu askeri doktora anlattı. Bunun üzerine Abdurahman Dağdelen'in tekrar tomografisi çekildi. Kafasındaki kurşun tespit edilen Dağdelen'e, "Sol SKM kası superior posterior mediali komşuluğunda, 24x8 mm ebatlarında yabancı cisim dansitesi izlenmektedir" yazılı rapor verildi. Cismin alınması hayati tehlike oluşturduğu için Abdurahman Dağdelen'e tekrar ilaç tedavisi verildi.

MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI VE AYİM'E BAŞVURDU

Kafasındaki kurşunun 20 yıl sonra tespit edilmesi üzerine, Milli Savunma Bakanlığı'na başvuran Abdurahman Dağdelen, 1993 yılında teröristlerle girdiği çatışma sırasında yaralanması nedeniyle askeri hastanelerde yapılan muayene ve tetkiklerinde, olay sırasında başına isabet eden merminin tespit edilememesinde idarenin ağır hizmet kusurunun bulunduğunu belirterek, bu nedenle uğradığı maddi ve manevi zararın karşılanmasını istedi. Maluliyet derecesinin de düşük gösterilerek düşük maaş bağlandığını belirten Dağdelen'in talebi, Bakanlık tarafından reddedildi. Abdurahman Dağdelen bunun üzerine, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nde (AYİM) tam yargı dava açtı. AYİM de Dağdelen'in başvurusunu zaman aşamı nedeniyle reddetti. Abdurahman Dağdelen, AYİM'in kararından sonra Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) bireysel başvuru yaptı.

'EKSİK TANI VE TEDAVİ UYGULANMIŞ'

Başvuruyu değerlendiren AYM verdiği kararda, Dağdelen'in çatışmada yaralanmasına bağlı olarak vücudunda mermi kaldığının ilk kez GATA tarafından 2013 yılında çekilen tomografi sonucunda tespit edildiğini, dolayısıyla başvurucuya daha öncesinde eksik tanı konulduğuna ve tedavi uygulandığına dair tıbbi verilerin bu tarih itibarıyla ortaya çıktığının anlaşıldığını belirtti. 1994 tarihli sağlık raporunun, bireysel başvuruya konu tam yargı davasının temelini teşkil eden olgunun ve dolayısıyla bu olgudan kaynaklı zararın öğrenilmesine imkan sağlayan bir mahiyet taşıdığından söz edilemeyeceği belirtilen AYM kararında şöyle denildi:

"Öte yandan, GATA tarafından 2013 yılında çekilen tomografi sonucuna kadar vücudundaki mermiden haberdar olmadığı tartışma konusu olmayan başvurucudan her hâlükârda eylem tarihinden itibaren 5 yıl içinde tazminat davası açmasının beklenmesinin de makul olarak değerlendirilemeyeceği açıktır. Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, Mahkemenin sağlık hizmetinin kusurlu işletilmesinden doğduğu ileri sürülen zararın öğrenilmesine ve değerlendirilmesine imkan tanımayan nitelikteki 1994 tarihli sağlık raporuna istinaden, terhis tarihini esas alarak dava açma sürelerini belirlemesine ilişkin yorumunun başvurucunun dava açmasını aşırı derecede zorlaştırdığı değerlendirilmiştir. Dolayısıyla bu yorumdan hareketle davanın süre aşımından reddedilmesi suretiyle başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahalenin ölçüsüz olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa'nın 36'ncı maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir."

AYM, hüküm gerekçelerini sıraladıktan sonra Abdurahman Dağdelen'in başvurusu için 'adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye eririşim ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine' karar verdi.

AYM, ihlalin ortadan kaldırılması için yeniden yargılama kararı verirken, Dağdelen'in tazminat başvurusunu ise reddetti.
 

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!