10 Ocak kutlanmalı mı yas mı tutulmalı?

CHP İl Başkanı Metin Çelik, düşünce ve gazeteciliği sanık sandalyesinde olan Türkiye'de, basın özgürlüğünün endişe verici boyuttan, tanımlanamaz bir boyuta geldiğini belirterek, "Doğrusu böyle bir ülkede 10 Ocaklar kutlanmalı mı, yoksa yas mı tutulmalı?" diye sordu.

10 Ocak kutlanmalı mı yas mı tutulmalı?

Çelik, "10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü" nedeniyle yayınladığı basın açıklamasında, basın çalışanlarının özlük haklarının korunması ve iş güvencesinin sağlanmasının, ifade özgürlüğünün kullanılması ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınması bakımından önemine değindi.
     "Özgür basın ve ifade özgürlüğü"nün çoğulcu ve özgürlükçü demokrasinin vazgeçilmezi olarak nitelendiren Çelik, bunun, sadece basın emekçilerinin kullandığı bir hak olarak görülmemesini, aynı zamanda, halkın gerçekleri öğrenme ve bilgi edinme hakkını kullanabilmesini de kapsadığını kaydetti. 
     "TÜRKİYE ÇÖLLEŞMİŞ DURUMDA"
     Çelik, demokrasinin, basına yaşamsal bir rol biçtiğini, basının, bu rolü yerine getir(e)mediği toplumlarda demokrasinin yeşermesi ve yaşamasının mümkün olmadığına dikkati çizerek, "günümüz Türkiye'sinin bu konuda çölleşmiş durumda olduğunu" bildirdi.
     Gazeteciler, yurtseverler, sanatçılar ve toplumun tüm kesimlerinin, bugün derin bir bunalımlı dönemden geçtiğini, basın özgürlüğü ve demokrasimiz adına "sözün bittiği yerde" olduğumuzu ifade eden Çelik, "Karanlığın giderek koyulaştığı, demokrasinin yorumsuz aşamasına geçtiği süreçteyiz" dedi. Çelik, şöyle devam etti:
     "Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) raporuna göre, Türkiye, cezaevinde bulunan 49 gazeteci ile dünya birincisi, İran 45 gazeteci ile ikinci, Çin de 32 gazeteci ile üçüncü sırada. Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü de, 42 gazeteci ve 4 medya çalışanı cezaevinde olan Türkiye'yi, "dünyanın en büyük cezaevi" olarak ilan etti. Bu tablo kimin eseri?"
      Çelik, bu zifiri karanlık tablonun tek yaratıcısının, 10 yıldır yurttaşları baskı ve zulüm altında inleten AKP iktidarı olduğuna işaret ederek, 
AKP'nin yarattığı medya düzenine iman etmeyen yurtsever onurlu gazetecilerin ya kalemlerinin kırıldığını, ya içeri atıldığını, ya da işinden aşından edildiğinin altını çizdi.
      "DOKUNANIN YANMADIĞI..."
      "Bir ülke düşünün ki, 'ileri demokrasi' ve 'demokratik açılımlar' dillerden düşmesin, bir ülke düşünün ki,  muhalif gazeteler kongrelere alınmasın, Başbakan'a soru yöneltme cesaretini gösteren muhabirler işten atılsın!" diyen Çelik, sözlerini şöyle tamamladı:
      "Düşünce ve gazeteciliği sanık sandalyesinde olan Türkiye'de basın özgürlüğü endişe verici boyuttan, tanımlanamaz bir boyuta gelmiştir. Doğrusu böyle bir ülkede 10 Ocaklar kutlanmalı mı, yoksa yas mı tutulmalı?
       Dokunanın yanmadığı, konuşanın kör kuyulara atılmadığı, basının yeniden dördüncü güç olduğu bir Türkiye diliyorum.
       Saltanat kayığında yer almaktansa kalemini halkın çıkarları için kullanan, demokrasi ve çok sesliliği ilke edinen, bugünkü ceberut anlayışa rağmen bedel ödemeyi göze alarak yazabilen, soru sorabilen, özgürlükleri ve kalemleri ellerinden alınan basın emekçilerinin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nü kutluyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum."

 

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!